şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: başlık kısıtı)
    (bkz: ilk başta şekilcilik gibi görünen ama sonradan şekilcilik olmadığı anlaşılan durumlar)
    iş yerinde diş fırçalamak. klasik beyaz yakalı tribi olarak görürdüm. amk çocuğu evinde fırçalayıp gelsene şekilci ibne derdim.
    şimdi her öğle arasında seviştiğim için öğlenleri dişlerimi fırçalamam gerekiyor.
  • (bkz: kindle) ile kitap okumak
  • pub\bar gibi yerlerde kitap okumak. şekilcilikle alakası olmamakla birlikte keyf alıyorum bu aktiviteden.
  • (bkz: airpods)
  • (bkz: çayı şekersiz içmek)

    biz bunu kendimiz için yapıyoruz. hem şekeri gün boyu diğer yiyecek ve içeceklerden alıyoruz bir de çay içerken almayalım hem de tadını böyle seviyoruz işte. siz ise bizi şekilcilikle itham ediyorsunuz.
  • vejetaryenlik, veganlık, gluten alerjisi, weiss bira, avokado, kokain, şampanya.
  • (bkz: pipo içmek)
  • eğer çanta taşınmıyorsa ve ceket kullanılmıyorsa cüzdan, telefon, anahtar gibi şeyleri elde taşımak.

    pantalonda iz yapar, cepte rahatsız eder,göt cebine koyulan cüzdanla insanlar nasıl oturur onu zaten anlamış değilim.bazıları telefonuda göt cebine sıkıştırıp gezmekte.

    elinizde taşıyın abi valla bak şekilcilik değil.
  • yanındaki kadının kaliteli bir insan olması, çekici gözükmesi, giyim kuşamdan anlaması,bakımlı bir hatun olması, fiziğine ve sağlığına dikkat etmesi. seçim kıstasları böyle olan bir erkek çoğu zaman şekilci damgası yer, yüzeysel olduğunu söylenir ama alakası yoktur. böyle bir birey kendisine saygı duyduğu için kriterlerini de o yönde belirlemiştir. twitter'dan gelsin : "bir erkeğin zekasını gözlerinden anlayabiliyorum ama yanındaki kızdan daha kolay anlaşılıyor." .
  • günlük yaşamda (yolda, toplu taşımada vs.) kulak üstü kulaklık kullanmak. neden bunu taktığımda herkes tuhaf tuhaf bakıyor? halbuki şekilcilikle hiç alakası yok. baslar, tizler önemli. siz de bir tadına bakın, ne demek istediğimi anlayacaksınız.