şükela:  tümü | bugün
  • ayşegül aldinç'in yeni albümü, on altı yıl aradan sonra gelmiş, gelmeseymiş daha mı iyiymiş? öncelikle bu lafları umarım bir bir yerim, ama bu kez sanmıyorum.

    albümde, on altı yıl, 16 yıl aradan sonra gelen bu albümde sekiz (8) sadece sekiz şarkı var. albüm bir kenan doğulu şarkısıyla açılıyor, kendisi. içerisinde, "ister at, ister sakla kalbim, sen yokken kullanmıyorum kendisini" gibi sözler barındırıyor. ayşegül aldinç, kenan doğulu'nun vıcık vıcık romantizminin kendisine bile hayrının kalmadığını bilmiyor olmalı ki, kenan doğulu'dan şarkı alma gafletinde bulunmuş. geçiyoruz.

    ikinci parça bir gökhan türkmen parçası, durum leyla. bu yok durum şöyle, yok durum karışık, moda oldu. bir durum beter'imiz vardı, o da ne güzeldi ya neyse. "sorma, durum leyla, o sesler yok aslında..." ve gökhan türkmen'le düet. albüm zaten düete boğulmuş, ne gerek varmış anlayamadım, bütün düetler de aynı matematikle kurulmuşlar. ayşegül aldinç giriyor, düet yapılan devam ediyor. ikinci tekrarda bu kez düet yapılan giriyor, ayşegül aldinç devam ediyor. bu şarkı fena değil aslında, çok güzel değil, ama fena da değil.

    sonra eflatun parçası, seni sevmek var ya. şimdi eflatun'un burcu güneş'e verdiği parçalar, kendisini dinletiyor, sevdiriyor bir şekilde yakışıyor. ama konu ayşegül aldinç olunca bir miktar daha yukarıda beklentimiz, anlatabiliyor muyum? bu şarkı da kötü değil, ama burcu güneş'in söylediklerinin altında. yani burcu güneş, "sanki seni değil bir bulutu sevdim, bu yüzden yıllardır sırılsıklam kalbim" dese idare edilebilir, ama ayşegül aldinç'e bu çok parlak bir buluşmuş gibi söyletilince olmuyor, sakil kalıyor.

    ardından görünce heyecanlandığım bir parça, göksel'in, canım göksel'in bir parçası. unutamadım. parça çok güzel, göksel'in yorumunu sesini duyuyorum gerçi parçada nedense, ayşegül aldinç gibi değil, çok göksel bir parça olmuş bu. albümde genel sorunlardan biri de bu aslında. ayşegül aldinç'in albümüne bu insanlar konuk olmamışlar, ayşegül aldinç'i her biri alıp kendi kalıplarına sokmuşlar.

    bunun en belirgin örneği aşk gelince isimli kutlu özmakinacı parçası. sanırsın yüksek sadakat albümü dinliyoruz (niye öyle bir şey yapalım tabii, siz de haklısınız). düzenleme, yorum, bir de araya onlar da giriyorlar, gene düet gene düet, oldu mu sana bir yüksek sadakat parçası. sevemiyoruz haliyle.

    bu şarkının ardından, daha önce single olarak yayınlanmış bir tek gördüğüm alıyor sırayı. albümün en iyisi, ama maalesef önceden single olarak yayınlandığından elimize yeni bir şey geçmiyor.

    kim kaybeder bir harun tekin parçası, düzenlemeyi de o yapmış, ama niye? gerçekten kocaman bir soru var, niye böyle? bu kadar elektronik altyapıya ne gerek var? gerçekten parça başlar başlamaz kapatasım geldi. sebebi neydi ki diye sorasım, kendimi yerden yere atasım geldi. eh, bu parçada da harun tekin'in kimliğine girdik zaten, gene ayşegül'ü bulamadık. sıradaki gelsin.

    aaa albümün son parçası, gör beni ya da diğer bir adıyla derine. (adını kazı derimeeeee diye devam edesim geliyor sözlük). bunun da altyapısı sezen aksu'nun yaz bitmeden albümünün altyapılarına benziyor, farkındayım farkındayım diye girecek birazdan sanki. ama bu şarkı güzel başlıyor, nakaratta o güzelliği bir miktar yitiriyor, ama neyse, bu da iyi.

    albüm bitti. ayşegül aldinç'in kılığına girip, ona uygun parça yapmayı başarabilmiş tek insan mabel matiz olarak kalıyor elimizde. belki durup dururken ayşegül aldinç diskografisine girdiğimizde açıp bir tek gördüğüm'ü, bir ihtimal unutamadım'ı, belki bir de durum leyla'yı açar dinlerim, o da belki.

    elimizde son fasıl'dan tutun, haberi yok'a, durumumu anla'dan aylardan mayıs'a, gözlerin su yeşili gibi bir başyapıt'tan, günahkar yaz'a.... neler neler var. sek'iz'i açıp dinleyeceğimi hiç sanmıyorum.

    neden yaptınız?
  • ilk başta seks'iz şeklinde okuduğum başlıktır. (bkz: işte bunlar hep seks)
  • ezel karakteri
  • ayşegül aldinç'in yepyeni şarkılarıyla dolu albümünün adı. öncelikle yeni şarkılar olması çok önemli. bunca yıldır müzik dünyasındaki değişime "korkmuyorum lan senden!" diyip bunun karşısında risk almaktan çekinmeyen bir kadın olduğunu ispatlıyor. çünkü onun jenerasyonundaki sanatçıların çoğu risk almadan eski şarkıları tekrar aranje edip nostalji kafasında takılıyor piyasada.

    albümü çok başarılı buldum. her yaş grubundan insanı avcuna alabilir. elektronik dinleyeni de, rakı sofrasında efkar yapanı da, başbaşa şarap yudumlayan aşıkları da içine alabilecek şarkılar var.

    bu bir proje albüm. 8 bu konseptin teması. 8 ayrı sanatçının bestesini, bazılarınıysa yine onlarla söylemiş ayşegül aldinç.
    durum leyla kadife gibi şarkı. insanın yüreğine sıcak bir şeyler akıyor adeta. şarkının sonunda kendinizi yemekli, şaraplı kalabalık bir italyan sofrasında gibi hissediyorsunuz.

    bir tek gördüğüm zaten bu güzel albümün habercisiydi. şarkıları defalarca dinledim. asla aceleye getirilmemiş, üzerine çok çalışılmış, çok duygu, çok emek akıtılmış bir albüm olmuş. ve şarkılar insan ırkı gibi birbirinden çok farklı olmasına rağmen sonunda bu farklılıktan garip bir uyum, bir dünya yakalanmış.

    kenan doğulu, gökhan türkmen, göksel, harun tekin, eflatun, yüksek sadakat ve nada gibi birbirinden başarılı ve önemli isim, hem besteleri hem de sesleri ile albüme katkıda bulunmuş. albümde bu isimlerin imzasını taşıyan 7 yepyeni şarkı ve mabel matiz bestesi “bir tek gördüğüm” ile birlikte toplam 8 şarkı yer alıyor.

    harun'la söylediği kim kaybeder şarkısındaki elektronik altyapılar çok iyi. mekanlarda duymaya başlarız zaten yakında. ayşegül sen resmen yaşı, zamanı olmayan tanrıça gibi kadınsın. evlenelim mi?

    gör beni libido tetikleyicisi bir şarkı olmuş. öpüşmeyle başlayıp süregelen önsevişmede ardı ardına dinlemek isterim kendisini.

    albümün adı sek'iz.
    8 aldinç'in uğurlu rakamı. hayatının ilginç olayları sekizle kesişiyormuş. ayrıca kendisi yıllardır, asaletinden hiçbir şey kaybetmediği ve hiç sulandırılmadığı için kendine sek demesi kadar doğal bir şey yok.
    yani müziği tek, ayşegül'ü sek...

    albümü döndere döndere, her kafa ile dinliyorum.
    bu şarkıların hepinizde sek bir iz bırakmasını diliyorum.
  • hoşuma gitti benim;
    durum leyla, seni sevmek var ya, bir tek gördüğümü birden fazla dinletiyor kendini.

    'seni sevmek sanki bir şişe gökyüzü içmek gibiydi',
    'sanki seni değil bir bulutu sevdim, bu yüzden senelerdir sırılsıklam kalbim' diyor.*.
  • beklentilerimi fazlasıyla karşılamış albümdür. özellikle yüksek sadakat ile düet yaptığı şarkısı aşk gelince beni ilk dinleyişte kendine aşık etti. bayıldım. eflatun ile düet yaptığı seni sevmek var ya da gayet çarpıcı bir şarkı. albümde beğenmediğim şarkı pek yok gibi. zaman içinde daha da öne çıkacak şarkılar olacaktır. albüm uzun bir süre çalma listemde kalacak gibi görünüyor.

    bu arada söylemeden edemeyeceğim albüm ismindeki kelime oyunu da çok hoşuma gitti. sek'iz diyosun yani. kıps
  • durum leyla, aşk gelince ve seni sevmek var ya gibi güzel şarkılar barındıran naif albüm.

    keşke albümde kenan doğulu hiç yer almasaymış, aşk bir insana bu kadar mı yapay etki bırakır aklım almıyor. kendisinin esas yapmak istediğini bizzat eflatun yapıyor mesela; hafif, kelime oyunlu aşk şarkıları. belki ideal değiller ama her türlü kenan doğulu'nun son yıllarından öndedir.

    ayşegül aldinç o kadar özletmiş ki sadece mırıldansa da dinlermişim ama albüm genel hatlarıyla ortalamanın üzerinde. en azından özlediğimiz bir sesi bizimle buluşturmuş.
  • sanki ayşegül aldinç 8 ayrı sanatçıya konuk olmuş gibi de o kayıtları birleştirip albüm haline getirmiş ve biz de onu dinleyip de kendimizi bırakmış da ... ya neyse işte böyle bir albüm olmuş. :)