şükela:  tümü | bugün
  • hollandanın (yada ozamanki adıyla felemenk) bağımsızlık savaşı.
    ispanyol hakimiyetine karşı ayaklanan yerel devletlerin siyasi isteklerinin yanında dinsel istekleride vardır. hollandalılar çoğunlukla protestandır. ancak koyu katolik ispanyollar bu duruma şiddetle karşıdır.
    bunun üzerine savaş başlar.
  • 1568'de katolik ispanyolların ağır tahakkümüne baş kaldıran yedi protestan kuzey felemenk eyaletinin başlattığı, aralıklarla seksen sene kadar süren, 1648'deki münster barışı (westphalia barışı'nın bir parçası) ile sona eren savaş. savaş sonunda yedi eyaletin bağımsızlığı tescillenmiştir. bu eyaletler günümüz holllandasının temelini atmıştır, savaş sonrasında ispanyolların elinde kalan güney felemenk toprakları ise 1830'da belçika olarak teşekkül edecektir.
  • hollandalıların 1568-1648 yılları arasında vuku bulmuş olan bağımsızlık savaşı.

    stroopwafelinizi, rooibos çayınızı alıp geldiyseniz kısa bir arka plan (ve dileyenler için arka plan müziği) vererek başlayalım.

    günümüzde hollanda, belçika ve lüksemburg'u oluşturan topraklardaki on yedi felemenk vilayeti, 15. yüzyıl sonlarına doğru veraset yoluyla ispanyol krallığı'nun parçası haline gelmişti. annesi ispanyol kraliçesi, babası habsburg hanedanına mensup avusturya arşidüğü olan v. charles (şarlken) 1520 yılıında kutsal roma imparatorluğu'nun tahtına oturunca felemenk toprakları da onun hükmüne geçti. (kendisi günümüz belçika'sı içinde olan gent şehrinde doğmuş ve felemenk topraklarında büyümüştü).

    1566 yılında şarlken tahttan feragat edip manastıra çekilince, devasa imparatorluğu ikiye bölündü: ispanyol krallığını oğlu ii. philip'e, kutsal roma imparatoru ünvanını da kardeşi ferdinand'a devretti (felemenk toprakları ispanyol krallığı'na bağlı olduğundan ferdinand'a pek odaklanmayacağız). dönemin ispanyol krallığı, amerika'daki sömürgelerinden gelen bol miktarda altın ve değerli mallar ile ekonomik, güçlü ordusu ve donanmasıyla askeri anlamda büyük bir güçtü ve ii. philip ispanyol tahtına geçtiğinde avrupa'daki toprakları ekteki gibiydi.

    felemenklerin philip'e karşı isyan etmesinin temel sebeplerini birkaç başlık altında toplamak gerekirse:

    ekonomik yönden:
    şarlken döneminde, amsterdam ve antwerp gibi önemli ticaret şehirlerini içinde barındıran felemenk vilayetleri, coğrafi konumlarının da verdiği avantajla habsburg imparatorluğunun en önemli ticaret ve iş merkezi haline gelmişti. bu bölgede yapılan yoğun ve karlı ticaret, hollanda'da geleneksel aristokratlardan ziyade tüccar sınıfının nüfuz kazanıp zenginleşmesine sebep oldu. yeni bir soylu sınıfı doğmaya başlamıştı. ancak şarlken'in habsburg imparatorluğu, akdeniz'de osmanlılara, italya'da fransızlara ve almanya'da hızla yayılan protestanlığa karşı sürekli savaş halindeydi ve felemenk tüccar sınıfı, kendi önemli ticaret ortaklarına karşı habsburgların yürüttüğü bu lüzumsuz savaşların mali yükünü sırtlanmaktan ve koyulan ağır vergilerden bunalmaya başlamışlardı.

    dini yönden:
    15. yüzyılda almanya'da başlayan reform hareketi, 16. yüzyılda felemenk vilayetlerinde de gittikçe yaygınlaşmaya başlamıştı. ticaretin getirdiği pragmatik kültür, özgür düşünce ve hoşgörü ortamı, avrupa'nın çoğu köşesinden kalvenizm, lüterizm ve anabaptizm gibi farklı mezheplere mensup protestanları felemenk vilayetlerine çekti. mütevazı yaşamayı, tutumluluğu ve çalışkanlığı öğütleyen protestan ahlakının vilayetlerde 1560'lardan sonra felemenkler arasında iyice yayılıp nüfuz kazanmasıyla, hakim katolik ispanyol sınıfının ve kilisenin gösterişli, savurgan yaşam tarzına ve lüks düşkünlüğüne karşı tepkiler ve huzursuzluk artmaya başladı. oldukça koyu bir katolik ve sıkı bir protestan düşmanı olan philip'in hollanda'da dini özgürlüğü yasaklama ve ispanyol engizisyonuyla protestanlara baskı kurma çabalarıyla bu huzursuzluk daha da arttı.

    idari yönden:
    ticaretin ve farklı bir mezhebin yaygınlaşması sonucunda zengin felemenk tüccar sınıfı ve zengin ticaret şehirleri oldukça büyük bir otonomi sahibi olmuştu. eyaletlerin genel valiliğini philip'in 1559'da vekili olarak atadığı üvey ablası parma'lı margaret yürütüyordu ve yönetimde onun yanında eyaletlerin kendi yöneticileri olan oranje prensi 'suskun' willem, hoorn kontu philip de montmorency ve egmont kontu lamoral gibi bir grup felemenk soylu da önemli söz sahibiydi (bu isimler önemli). bunun yanı sıra imparatorluğun başkenti madrid'in bölgeye olan uzaklığından doğan idari sorunlar ve philip'in imparatorluğunu merkezileştirmeye yönelik sert tedbirleri de felemenklerin ispanyol iktidarına kazan kaldırma sebeplerindendi.

    kültürel yönden:
    gent'te doğup büyümüş, felemenkçe bilen ve felemenk kültürüne saygı duyan şarlken'in aksine oğlu philip ispanya'da doğup büyümüştü ve felemenk vilayetlerine herhangi bir sempati duymuyordu. dolayısıyla felemenkler onu yabancı, gaddar bir kral olarak görüyor ve sevmiyorlardı.

    felemenk isyanının fitilini ateşleyen ilk olay, 1566 yılı ağustos'unda antwerp'te başlayıp tüm vilayetlere yayıldı. felemenk soylular, margaret'a dini özgürlüğe saygı duyulması ve engizisyonun durdurulması için resmi bir şikayette bulundular. margaret'in soylularla uzlaşmaya varmas sonucu kamuya açık şekilde ibadet etmeye başlayan protestanlarla katolikler arasında gerilim yaşandı. başını kalvenist protestanların çektiği öfkeli kalabalıklar, 'beeldenstorm' adı verilen olaylarda katolik kiliselerini basıp içlerindeki değerli sanat eserlerini ve katolik azizlerinin heykellerini yok etti.

    katolik inancına yapılan bu saldırıya öfkelenen ve vilayetlerin kontrolünden çıkacağından korkan philip, 10 bin kişilik bir ordu topladı ve başına alba dükü fernando alvarez de toledo'yu getirdi. dük ordusunu yola çıkardı ve 1567 yılında belçika'ya geldi. dük brüksel'e vardığıında margaret çoktan isyanları bastırmış ve philip'e haber yollamıştı, ancak alba totaliter bir şekilde yönetimi devraldı ve margaret, dükün protestanlara karşı aldığı acımasız tedbirleri protesto etmek için valilikten istifa etti. tavizsizliği ve acımasızlığıyla 'demir dük' lakabını kazanan alba ,'sıkıntılar koneyi' adında bir yönetici konsey kurdu ve vilayetlerde terör estirmeye başladı. hollandalılar arasında 'het bloedraad', yani 'kanlı konsey' olarak bilinen konsey, binlerce protestan hollandalıyı tutuklattı, mülklerine el koydu ve idam ettirdi. (ekteki gibi bazı çizimlerde alba ölümün vücut bulmuş hali olarak betimlenmiş hatta.)

    1568 yılının haziran ayında alba, yönetimde söz sahibi olan felemenk egmont ve horne kontlarını ziyafet gerekçesiyle brüksel'e çağırttı ve tutuklattı. ikisinin de ispanyol kralına sadık katolikler olmasına rağmen alba, onları protestan inancına fazla tolerans gösterdikleri gerekçesiyle idam ettirdi. kalan soylulardan willem van oranje ise almanya'ya kaçmıştı. kardeşleriyle beraber alba'nın terör rejiimine karşı bir direniş hareketi organize etmeye başladı ve alman landsknecht paralı askerlerinden oluşan üç ordu topladı. bunun yanı sıra 1567 yılından itibaren vilayetlerin dört bir yanında, alba'ya karşı örgütlenen kalvenist hollandalılar 'de geuzen' (dilenciler) adıyla karada savaşan, 'watergeuzen' (deniz dilencileri) adıyla da denizde korsanlık yapan gayri nizami direniş örgütleri kurmaya başlamıştı. willem'in paralı askerleri, de geuzen milisleri ve watergeuzen korsanları, felemenk direnişinin bu yıllardaki üç temel ayağını oluşturuyordu. felemenkler, kendileri gibi protestan olan ingiliz kraliçesi i. elizabeth'ten de destek görüyorlardı; elizabeth watergeuzen korsanlarına ingiliz limanlarını üs olarak kullanmak için izin vermişti.

    (ufak bir parantez: willem kendi direniş hareketini doğrudan ispanyol kralına karşı bir ihanet ya da başkaldırı olarak görmüyordu. hollanda'nın willem'in ağzıyla yazılmış milli marşı 'wilhelmus'un ilk kıtasındaki 'ispanyol kralına daima saygı duydum' dizelerinden de bu durum anlaşılmakta.)
    (1572 yılında yazılmış olup dünyanın en eski milli marşı olan 'wilhelmus', yine bu dizelerden ötürü içinde yabancı bir ülkenin adının geçtiği dünyadaki tek milli marştır. dinlemek isteyenler için link

    1568 nisanında willem güneyden, kardeşi louis van nassau ise kuzeyden ordularıyla hollanda topraklarına girdiler. louis groningen'de, willem ise roermond yakınlarında ispanyol kuvvetlerine karşı zafer kazandı. seksen yıl savaşı başlamıştı.

    ispanyollar hızlıca karşı saldırıya geçti ve alba'nın kuvvetleri, jemmingen muharebesi'nde louis'in ordusunu ağır bir yenilgiye uğrattı. ilerleyen zamanda protestan isyancılar vilayetler genelinde birçok şehri ele geçirdi ve watergeuzen korsanları ems yakınlarında bir ispanyol filosunu yendi. ancak bunlar geçici başarılardı, zira aynı esnada akdeniz'de osmanlı'yla savaşan ispanyollar, hollanda'da birçok ayrı cephede savaşan kuvvetlerine yeterince takviye ve para göndermekte zorlanıyordu. osmanlı'nın 1571 yılında inebahtı'daki mağlubiyeti, ispanyolların akdeniz'deki kuvvetlerinin bir kısmını buraya kaydırmasına izin verdi.
    1572 yılına gelindiğinde felemenk isyanı büyük ölçüde bastırılmıştı, ordusuyla brabant vilayetine doğru yürüyen willem, parası tükenip askerlerine ödeme yapamadığı için almanya'ya geri dönmek zorunda kalmıştı ve elizabeth ile bir sebepten araları açılan watergeuzen korsanları ingiliz limanlarından atılmıştı. buna rağmen willlem van oranje, artık halkın gözünde felemenk isyanının lideri olmuştu.

    osmanlı'yla yapılan savaşlar ve ingiliz korsanların amerika'dan değerli maden getiren ispanyol gemilerine saldırıları yüzünden hazinesi sıkıntıya giren philip, 1569 mart'ında alba'ya hollanda'daki orduların masrafını karşılamak için felemenklere yeni vergiler getirmesini emretti. bu ağır vergiler hem protestan hem de katolik felemenkleri çileden çıkardı, çoğu vergi ödemeyi reddetti ve güneydeki büyük ölçüde ispanyollara sadık olan katolik vilayetlerdekiler de dahil birçok şehirde isyancılara verilen desteği artırdı. 1 nisan 1572'de watergeuzen korsanları, alba'nın potansiyel bir fransız işgaline karşı kuvvetlerini belçika yönünde toplaması sonucu boş bıraktığı brielle şehrini, ardından mayıs'ta vlissingen, veere ve enkhuizen limanlarını ele geçirerek en zengin felemenk vilayetleri olan hollanda ve brabant'ın denize erişimini kesti. isyancıların ilk kez gerçek anlamda toprak kazanması, ülke genelinde isyan ateşini yeniden alevlendirdi.

    ispanyolların brielle'i tekrar ele geçirmeyi başaramaması, de geuzen milislerinin faaliyetleri ve willem van oranje'nin kuzeyden, kardeşi louis'in güneyden yeni kuvvetlerle hollanda'ya girip birçok şehri ele geçirmesi sonucunda, 1572 temmuzunda amsterdam ve schoonhoven haricindeki felemenk şehirlerinin çoğu isyancıların kontrolüne geçti (içindeki yoğun katolik nüfusuyla amsterdam, 1578 yılına kadar ispanyol krallığı'na sadık kalacaktı), delft şehri ise tarafsızlığını ilan etti. savaş artık ikinci ve daha belirleyici evresine giriyordu.

    ispanyolların karşı hamlesi hızlı ve acımasız oldu. oğlu fadrique'yi bir orduyla kuzeydeki gelderland ve hollanda vilayetlerine gönderen alba dükü, kendi ordusuyla güneye yönelerek mons şehrini kuşatan louis'i bir kez daha yenilgiye uğrattı ve güneydeki birçok şehri yağmaladı. fadrique ise, hollanda ve gelderland vilayetlerindeki şehirleri yağmaladı ve nüfusu kılıçtan geçirtti. ispanyolların bu gaddarlığı, protestan isyancıları öfkelendirerek daha sıkı direnmeye itti. haarlem şehrinde isyancılar, ispanyol kuşatmasına 8 ay direnseler de açlıktan ötürü teslim oldular. alkmaar şehrinde ise, isyancıların şehirdeki su bentlerini yıkıp şehirlerini sular altında bırakmaları sonucu ispanyollar kuşatmayı kaldırmak zorunda kaldı.

    1573 kasım'ında fadrique leiden şehrini kuşattı ve ispanyollar, willem ile louis'in kuşatmayı yarmak için gönderdiği paralı asker ordusunu mookerheyde muharebesi'nde çok ağır bir yenilgiye uğratarak willem'in kardeşleri louis ve henry'i öldürdüler. ümitsiz leiden halkı, alkmaar'da olduğu gibi şehrin çevresindeki su bentlerini yıkarak şehri sular altında bıraktı ve 3 ekim 1574'te yardıma gelen bir watergeuzen filosunun yardımıyla ispanyolları geri püskürttü. denizlerde karadaki yoldaşlarından daha iyi sonuçlar alan watergeuzen kuvvetleri, ispanyol donanmasına karşı zuiderzee, borsele ve reierswaal gibi muharebelerde de zafer kazandı ve ispanyollara sadık kalan amsterdam şehrini denizden ablukaya aldı.

    (ufak bir not: yanlarında ekmek ve tuzlanmış herring balığı da getirerek şehri açlıktan kurtaran watergeuzen filosunun leiden'e gelişinin yıldönümü olan 3 ekim, günümüzde leiden'de her yıl bu ikisinin yenmesiyle kutlanmaktaymış.)

    bu esnada, 1573'te kral philip, isyanları bastırmayı başaramadığı ve için alba'yı görevden aldı ve osmanlılarla savaşın devam etmesi yüzünden çok zor duruma giren ispanyol hazinesinin de etkisiyle, daha uzlaşmacı bir politika denemek üzere yerine luis de requesens'i flanders valisi olarak atadı. requesens, yetenekli ispanyol komutan cristobal de mondragon önderliğinde yeni bir askeri harekat başlatsa da, alba'nın kanlı konsey'ini feshetti ve breda şehrindeki ılımlı isyancılarla barış görüşmeleri düzenledi. ancak philip'in protestanlara gelecekte daha hoşgörülü olmaya ya da vilayetlere daha fazla özerklik vermeye yanaşmamasıyla requesens'in barış çabaları büyük ölçüde sonuçsuz kaldı. 1575'te ispanyol hazinesinin iflas etmesi ve maaş alamayan ispanyol askerlerin isyan etmeye başlamasıyla requesens, willem van oranje ile pazarlık masasına oturdu ve hollanda'da tek geçerli inancın katolik dini olması karşılığında ispanyol askerlerinin hollanda'dan çekilmesini teklif etti. ancak kalvenist protestanlık artık ülkeye geri dönüşü olmayan bir şekilde yayıldığı için willem bu teklifi reddetti. görüşmeler 1 yıllık ateşkesle sonuçlandı. 1576 yılında requesens brüksel'de aniden ölünce, yerine philip'in üvey kardeşi avusturyalı john getirildi.
    1574-74 arası durum

    1576 yılında önemli bir gelişme daha oldu: ispanyol flanders ordusu'nun iki yıldır maaş alamayan askerleri isyan etti ve 4 kasım günü antwerp 'i yağmalayarak çoğu sivil 8 bin kişiyi öldürdü. 'ispanyol gazabı' olarak da bilinen bu olay, hollanda'da büyük öfke uyandırdı ve on yedi felemenk vilayetinin tamamı, ispanyolların ülkeden tamamen atılması gerektiği konusunda fikir birliğine vardı ve dini farklılıklarına saygı duyacaklarını beyan ederek 8 kasım'da ghent uzlaşması'nı imzaladılar (ing. pacification of ghent). bu sırada ingiltere, din kardeşi olarak gördüğü felemenklere el altından yeniden destek olmaya başlamıştı.
    1576 yılında durum

    lakin 1578'in sonlarına doğru, avusturyalı john'un kendi barış görüşmelerinin de sonuçsuz kalınca almanya'ya kaçıp orada tifodan ölmesi ve philip'in mali durumunun biraz daha iyiye gitmesi, ispanya'yı yeniden savaş rotasına soktu. philip, kuzey italya'daki bir ispanyol ordusunu parma'lı margaret'in oğlu, parma dükü alessandro farnese'nin emrine verdi ve parma'yı flanders valisi olarak atayarak brüksel'e gönderdi.

    parma'nın gelişi ve kuzeydeki kalvenist eyaletlerle yaşadıkları dini anlaşmazıkların etkisiyle, güneydeki katolik artois, hainaut, cambrai ve valon flanders vilayetleri, gent uzlaşması'ndan ayrıldı ve 6 ocak 1579'da arras (atrecht) birliği'ni kurarak ispanyol kralına bağlılıklarını ilan ettiler. buna karşılık willem van oranje, 23 ocak'ta kuzeydeki protestan hollanda, zeeland, friesland, utrecht, guelders, flanders, brabant vilayetlerini ve groningen şehrini utrecht birliği adı altında birleştirdi. bir ay sonra güneydeki bruges, gent, brüksel ve antwerp şehirleri de utrecht birliği'ne katıldı. felemenk vilayetleri kuzeydeki isyancı protestanlar ve güneydeki ispanyol himayesindeki katolikler olarak ikiye bölünmüştü.

    artık fiilen ispanyol krallığı'na bağlı olmayan kuzeydeki vilayetlerin idaresini bir genel vilayetler meclisi (ing. states general) yürütüyordu, ancak genel kanı ülkeyi (16. yüzyılda neredeyse tüm avrupa ülkelerinde olduğu gibi) asilzade bir kralın yönetmesi gerektiğiydi.

    1581 yılında willem van oranje ve genel meclis, parma'nın önderliğinde başarılı bir askeri harekata başlayıp flanders ve brabant'ta toprak ve güneyde maastricht şehrini ele geçiren ispanyollara karşı fransızlarla işbirliği yapma düşüncesiyle, fransız kralı iii. henry'nin küçük kardeşi, katolik anjou kontu françois'e kuzey vilayetlerinin kralı olmasını teklif etti. anjou, vilayetlerin resmi olarak ispanya'dan bağımsızlığını ilan etmesi şartıyla teklifi kabul etti. bunun üzerine 26 temmuz 1581 günü kuzeydeki protestan vilayetlerin ispanyol krallığı'ndan de-facto bağımsızlığını ilan edip birleşik hollanda vilayetleri'nin (ing. united provinces of the netherlands) kurulduğunu ilan eden feragat yasası (ing. act of abjuration) genel meclisten geçti. yanında küçük bir fransız ordusu getiren anjou, 1582 şubat'ında antwerp'e geldi. lakin hollanda halkı tarafından yabancı bir katolik olarak görüldüğü için beklediği desteği bulamadı ve genel meclis ona oldukça sınırlı yetkiler tanıdı.
    1581'de durum

    (burada ufak bir parantez açayım: bugün hollanda'nın resmi adı the netherlands, yani 'alçak ülkeler'dir. ancak türkçe'de netherlands'ı tanımlayan kelime hollanda aynı şey olduğu için burada ve yazının devamında hollanda ifadesini kullandım. normalde hollanda, alçak ülkeler'in içinde amsterdam'ı da barındıran bir vilayetidir.)

    anjou'nun getirdiği küçük fransız ordusu, hollandalı müttefikleriyle parma'nın takviyelerle mevcudu 60 bini aşmış olan kaliteli ordusunu yenmeyi başaramadı ve felemenklerin en önemli liman şehirlerinden dunkirk ve nieuwpoort direniş göstermeden parma'nın eline geçince willem van oranje karargahını delft şehrine taşımak zorunda kaldı. genel meclis ile de arası bozulan anjou, 17 ocak 1583'te darbe yapıp iktidara tek başına geçmek için kendi ordusuyla tekrar antwerp'e girdi. lakin girişimi tam bir fiyaskoyla sonuçlandı: askerlerinin tamamına yakını antwerp sokaklarında öfkeli halk tarafından öldürüldü ve anjou canını zor kurtararak fransa'ya kaçtı.

    ilerleyen aylarda parma'nın ordusu flanders ve brabant vilayetlerinin neredeyse tamamını ve ülkenin kuzeydoğusundaki zwolle, steenwijk, groningen ve zutphen gibi şehirleri ele geçirmişti. ele geçirilen şehirlerde katolik inancı yeniden hakim kılındı ve bu şehirlerdeki protestan nüfusun çoğunluğu hollanda'ya kaçtı. (bu göç akımıyla gelen birikimli insanlar, ilerleyen yıllarda hollanda altın çağı'nın başlamasına önayak olacaktı.) bu yıllarda amsterdam, felemenk vilayetlerinin en önemli liman şehri olan antwerp'in yerini almaya başlamıştı ve hollandalılar ticaret hacmini artırmak için çokça yatırım yapıyordu.

    1584 yılında hollandalılar için işler daha da kötüleşti. parma nisan'da ypres, mayıs'ta bruges şehirlerini işgal etti. 10 temmuz'da ise, 4 yıl önce philip tarafından kanun kaçağı ilan edilip başına ödül konan willlem van oranje, delft'teki evinde, kendisiyle ittifak yapmak isteyen fransız bir soylu kılığında gelen balthasar gerards isimli burgonyalı bir katolik tarafından vurularak öldürüldü.

    (bu arada bu ev günümüzde delft'te hala duruyor, hatta willem'i öldüren mermilerin evin duvarında bıraktığı iz bile sergilenmekte.

    hollanda'nın direniş hareketinin liderinin ölmesini fırsat bilen parma, temmuz ayında antwerp'i kuşattı. müttefiğe ve vekil bir krala ihtiyaç duyan hollandalılar 1585 şubatında bir kez daha fransız kralı iii. henry'den yardım istedi, ancak fransa'da 1562'den beri huguenot protestanları ile katolikler arasında mezhep savaşı sürüyordu. olası bir katolik-protestan çatışmasında philip'i karşısına almak istemeyen henry, bu talebi reddetti.

    bunun üzerine hollandalılar, aynı teklifi ingiliz kraliçesi elizabeth'e götürdüler. elizabeth kraliçe olma teklifini kabul etmedi, ancak fransa'da philip'in desteklediği katolik güçlerinin protestanlara karşı zafer kazanıp fransa'yı habsburg kontrolüne sokma ihtimalinden korkan elizabeth, hollandalılara yardım etmeye karar verdi. hollanda'ya en güvendiği yardımcılarından leicester earl'i robert dudley'nin komutasında 8 bin askerlik bir yardım kuvveti gönderdi ve 20 ağustos 1585'te imzalanan nonsuch anlaşması'yla hollanda devleti'ni resmen tanıyan ilk yabancı devlet oldu. yardım epey ihtiyaç duyulan bir zamanda gelmişti: ağustos'ta antwerp parma'nın eline düşmüştü.

    lakin leicester'in beceriksiz bir komutan olması, genel meclis'te ispanyol himayesinde olmasına rağmen temsil edilen flanders ve brabant eyaletleri ile ilgili tutumu ve (willem van oranje'nin bu zamana dek yürüttüğü farklı dinlere hoşgörü politikasına uymayan) genel meclis'te dini konularda açık şekilde kalvenistlerle saf tutması, özellikle ılımlı ve katolik eyaletler nezdinde popülariesinin düşmesine yol açtı. ingiliz kuvvetleri hollanda'nın kuzeydoğusundaki zwolle, arnhem ve zutphen gibi kimi düşman şehirlerini ele geçirse de, kuşatmada verdikleri kayıplarla düşen moralleri ve ispanyolların rüşvet dağıtması sonucu birkaç ay sonra bu şehirler tekrar el değiştirdi. kalan az miktarda popülaritesinin de eriyip gitmesiyle leicester, 1587 yılının sonlarında ingiltere'ye geri döndü.

    vekil bir kral bulmak için elinde başka seçenek kalmayan hollanda vilayetler genel meclisi ise, 1588 yılında ülkeyi yönetmek için gerek ve yeter organın kendisi olduğuna hükmetti ve hollanda'nın konfedere bir cumhuriyet olduğu ilan edildi. bundan sonraki iki yüzyıl boyunca meclis iki zıt görüşlü kliğe ev sahipliği yapacaktı: devleti willem'in mensubu olduğu oranje hanedanından gelen hollandalı bir kralın yönetmesini isteyen kralcılar (de prinsgezinde) ve devletin genel meclis'te çoğunluğun kararıyla yönetilmesini isteyen cumhuriyetçiler (de staatsgezinde).

    aynı yıl, yıllardır soğuk savaş sürdürdüğü protestan ingiltere'yi yok etme hevesiyle yanıp tutuşan philip, ingilizlerin hollanda'ya desteğinin resmiyet kazanması ve ingiliz korsanlarının manş denizindeki faaliyetlerini bahane ederek ingiltere'ye savaş açtı. flanders'ten ingiliz anakarasına 30 bin kişilik bir ordu kaydırmayı planlayan philip, bu orduyu ingiliz anakarasına taşıması ve manş denizi'nde hakimiyet kurması için tarihte o zamana dek görülmüş en büyük ve güçlü donanmalardan biri olan ispanyol armadası'nı gönderdi. lakin sayıca üstün ve güçlü olduğu kadar hantal da olan armada, daha hafif ve çevik ingiliz gemilerinin üstün taktiksel ve kullanımı ve watergeuzen korsanlarının sığ zeeland sularını maharetle kullanması sonucunda manş denizinde bir dizi çarpışmada ağır bir yenilgi aldı. ispanya'ya britanya'nın kuzeyinden dolaşıp dönmek zorunda kalan armada'nın kalanı da şiddetli fırtınalar yüzünden telef oldu. istila girişimi tam bir felaketti: bir servete mal olan armada hiçbir işe yaramamıştı ve 20 binden fazla ispanyol asker ve denizcisi ölmüştü.

    yine 1588 yılında hollanda yönetiminde iki önemli isim öne çıktı: leicester'in gidişinden sonra politik yeteneğiyle felemenk vilayetlerinin içeride yükselen ayrılıkçı çağrılar sonucu bireysel devletçiklere bölünmesini engelleyen nüfuzlu devlet adamı johann van oldenbarenvelt ve willem van oranje'nin çok yetenekli bir asker ve yenilikçi bir stratejist olan oğlu maurits van oranje. henüz 20 yaşındaki maurits, genel meclis tarafından ülkedeki en yüksek yönetim makamı olan 'stadthouder' (yaklaşık olarak başbakanlığa denk bir ünvan) ilan edildi ve hollanda ordularının başkomutanlığına getirildi. oldenbarenvelt ise 'landsadvocaat' (kağıt üzerinde hollanda ve batı frizya vilayetlerinin temsilci meclis başkanı, fiilen ise başbakanlığa yakın olan bu ünvan, 1619 yılında raadspensionaris adını aldı.) ilan edildi ve maurits ile uzlaştı: siyasi idareyi oldenbarenvelt, askeri idareyi ise maurits üstlenecekti.

    bu iki yetenekli adamın işbirliği, savaşın gidişatını önemli ölçüde değiştiren olaylardan biriydi. bu işbirliğinin niteliği kadar zamanlaması da hollandalıların lehineydi: 1589 yılında yeni kral iv. henry'nin tahta çıktığı fransa'daki katolik-protestan iç savaşının daha da şiddetlenmesi ve ibrenin protestanlar yönüne kaymaya başlamasıyla philip, fransız katoliklere yardım etmek için parma dükü'ne felemenk topraklarındaki tüm kuvvetlerini fransa sınırına yığmasını emretti. fransa gibi ağır bir top dururken hollanda cumhuriyeti, ispanya için artık ikinci plana itilmişti.
    1588 yılındaki durum

    maurits ve oldenbarnevelt, bu geçici rahatlama dönemini hollanda'nın kara ordusunu reformdan geçirmek için kullandı. o döneme kadar çoğunluğu yeterli ödeme yapılmayan, düzensiz ve disiplinsiz paralı asker ve milis birliklerinden oluşan hollanda ordusu, tercio nizamında savaşan, tecrübeli ve disiplinli ispanyol ordularına karşı oldukça yetersizdi ve ağır hezimetler yaşıyordu. (tercio nedir ne değildir öğrenmek için linkteki entry'i tavsiye ederim.

    maurits, yaptığı reformlarla kısa zamanda orduyu sayıca artmış, iyi maaş alan profesyonel askerlerden oluşan disiplinli bir savaş gücü haline getirdi. ordunun ateşli silah taşıyan asker ile top miktarını ve istikham kapastiesini büyük ölçüde artıran maurits, incelediği eski roma lejyon talimnamelerinden de ilham alarak ispanyolların güclü ama hantal tercio nizamına karşı kendi ordusunu savaş meydanında dama tahtası şeklinde dizilecek daha ufak ve manevra kabiliyeti yüksek birlikler şeklinde düzenledi. ayrıca geliştirdiği yeni taktiklerin ve bunlar için gerekli olan karmaşık manevraların iyice pekişmesi için orduyu düzenli olarak talimden geçirtti - bu reformlar 17. yüzyılda çoğu avrupa ordusunun modernizasyonuna ilham kaynağı olacaktı. bu esnada ise oldenbarnevelt, ticaret gelirlerinin artması ve donanmanın güçlenmesini sağlayan girişimlerde bulunuyordu.
    maurits'in reformları ile ilgili daha fazla bilgi isteyenler için link

    ispanyolların karada fransızlar, denizde ingilizler, kendi içinde ise yine dara düşen hazinesinin parasını veremediği askerlerinin isyanlarıyla mücadele etmekle meşgul olmasını fırsat bilen maurits, yeni düzenli ordusuyla oldukça başarılı bir harekat başlattı. ordusundaki yeni topçu birliklerinin büyük yardımıyla ilk olarak 1588 yılında brabant vilayetindeki bergen op zoom tahkimatını kuşatan parma'nın ordusunu geri püskürten maurits, 1590'dan 1602 yılına kadar breda, zutphen, nijmegen, steenwijk, groningen, enschede ve rheinzaal gibi birçok önemli hollanda şehrini geri aldı. parma dükü'nün 1592 yılında fransa'da hastalanıp ölmesiyle durdurulması iyice zorlaşan maurits'in harekatı sonucunda hollanda'nın sınırları, aşağı yukarı günümüzdeki mevcut halini aldı. sınır bölgelerinde bunlar olurken, hollanda vilayetinin merkezi, savaşlardan pek de etkilenmiyordu ve hollanda altın çağı'nın başlangıcı tüm hızıyla sürmekteydi.

    maurits'in kara harekatı sürerken savaşın deniz cephesinde oldukça çarpıcı bir gelişme oldu: temmuz 1596'da ingiliz amiraller walter raleigh ve essex earl'ının komuta ettiği 150 gemilik bir ingiliz - hollanda filosu, iber yarımadasına inerek cebelitarık'ın batısındaki cadiz liman şehrine baskın yaparak şehri ve içindeki tüm ganimeti ele geçirdi. savaş ilk kez ispanyol anakarasına bu derece yaklaşmıştı. cadiz baskınının psikolojik ve ekonomik etkisi ispanyollar için büyük oldu: 1595 yılında fransız kralı iv. henry'nin de ispanya'ya savaş açmasıyla iyice sıkıntıya girmiş olan ispanyol hazinesi, baskından sonra bir kez daha iflas etti. ancak atlas okyanusu'ndan gelen değerli mal tedariği tekrar güvenceye alınınca yine bir miktar düzelme gördü.

    1598 yılında ispanya kralı ii. philip, finansal ve askeri baskılardan bunaldığı için himayesindeki güney felemenk vilayetlerinin yönetimini kızı isabella ve damadı avusturya arşidükü albert'e devretti, kısa süre sonra da öldü ve tahta oglu iii. philip gecti. ii. philip'ten daha ılımlı yöneticiler olan albert ve isabella, hollandalılarla bazı barış müzakereleri yapmayı denediler ancak sonuç alamadılar. aynı yıl fransa'da katolik-protestan savaşının protestan galibiyeti ile sona ermesi ve ispanya'yla vervins barış anlaşması'nı imazalanmasıyla ispanyollar, güneye kaydırdıkları flanders ordusu'nu yeniden hollanda'ya yöneltme fırsatı buldular. ama finansal sıkıntılardan dolayı orduda sürekli çıkan isyanlar genel çaplı bir harekata engel oldu.

    bunu fırsat bilen oldenbarnevelt, ispanyol kontrolündeki vilayetlerin kıyı kesimine cüretkar bir harekat yapma teklifinde bulundu: dunkirk ve nieuwpoort limanlarında üslenip manş denizi'nde hollandalı ticaret gemilerine saldıran ispanyol korsanları etkisiz hale getirmek için bu limanları ele geçirmek. maurits ise başarısız olacağını öngördüğü bu harekatın kararının yeterince iyi düşünülmeyip aceleyle alınmış olduğunu iddia edince ikilinin arası açıldı. galip gelen oldenbarnevelt, 2 temmuz 1600'de maurits'i ordusuyla dunkirk'e doğru gönderdi. 1600 yılında nieuwpoort muharebesi'nde hollanda ordusu ispanyol tercioları tarafından tuzağa düşürüldü. maurits muharebeyi kazandı, ancak kendi ordusu da ağır kayıplar verdiği için dunkirk'e ilerlemeden geri döndü: zafer kazansa da harekat başarısız olmuştu. maurits onu güneye gönderen oldenbarnevelt'i ve yandaşlarını affetmedi - ikilinin arası bir daha asla düzelmeyecekti.

    bunun üzerine genel meclis, dunkirk'teki tehdide karşı donanmayı güçlendirmeye karar verdi. 1602 yılında dünyanın ilk çok uluslu şirketi olan hollanda doğu hindistan şirketi'nin (vereinigde oostindische compagnie - voc) de kurulmasıyla donanmaya yapılan yatırımlar daha da arttı. ispanya denizlerdeki hakimiyetini yavaş yavaş kaybediyordu.

    1603 yılında kraliçe isabella'nın ölümü sonrası ispanya, ingiltere ile barış yaptı ve hollanda'ya giden ingiliz yardımları son buldu. aynı yıl, karadan yeni bir saldırıya hazırlanan isabella'nın erkek kardeşi ispanyol kralı iii. philip, yetenekli bir general olan ambrogio spinola'yı felemenk vilayetlerindeki ispanyol orduların komutanı olarak atadı. 1601'den beri önemli bir felemenk şehri olan ostend'i kuşatan ispanyollar, spinola'nın gelişinden bir yıl sonra şehri aldı. ostend'in düşüşü hollandalıların morali için büyük bir darbe oldu ve kuzeydeki vilayetlere yeni bir protestan göç akımı başlattı.

    ostend'i almasının akabinde terfi edilen spinola, kuzeye doğru yeni bir harekat planladı. 1605-1606 yılları arasında hollanda savunmasını yarıp birkaç şehri ele geçirdi, ancak ordusunun parasal sıkıntılarından ötürü kalıcı bir sonuç elde edip hollanda topraklarına derinlemesine girmeyi başaramadı. cephedeki durum açmaza girmişti. 1607 yılında hollandalılar beklenmedik bir teklifle çatışmaları durdurmayı teklif etti, ancak müzakerelerin kesin bir sonuca varması iki yılı aldı. nihayet 9 nisan 1609'da iki taraf, ingiltere ve fransa'nın aracılığıyla den haag'da 12 yıl sürecek bir ateşkes anlaşması imzaladı.

    ispanyollar büyük bir aşağılama olarak gördükleri bu 12 yıllık ateşkesi monarşilerindeki iç sürtüşmeleri çözmeye çalışarak kullanırken, hollanda halkı dini ve politik yönleriyle iki yeni kliğe bölünüyordu: arminyenler ve gomaristler. protestanlığı klasik kalvenizm'e göre daha yumuşak yorumlayan ve destekçilerinin çoğu zengin tüccar ve soylu sınıfına mensup arminyenler devlet adamı johann van oldenbarnevelt ve diplomat hugo grotius etrafında örgütlenirken, çoğunlukla radikal kalvenistler ve sivil halktan oluşan gomaristler ise 1610 yılında prens maurits van oranje'ye bağlılık yemini ederek saflarını belli etti. 1617 yılında hollanda şehirlerine gomaristlere karşı kendilerini korumaya yönelik kışkırtıcı bit iznin verildiği 'keskin devrim' ile gerilim doruk noktasına ulaştı. mücadelenin sonucunda arminyenler, hollanda halk kilisesi'nden aforoz edildi. maurits van oranje ise 1618 nisan'ında oldenbarenvelt'i vatana ihanet suçuyla tutuklatıp bir sene sonra diğer arminyen elebaşları ile birlikte idam ettirdi, hugo grotius ise müebbet hapse mahkum edildiği hapishanesinden firar edip ülkeden kaçtı. gomaristlerin zaferi, genel meclisteki kralcı fraksiyonun hollanda siyasetindeki pozisyonunu sağlamlaştırmasını sağladı.

    ateşkesin bir başka önemli sonucu ise, savaşın artık felemenk vilayetlerinden denizaşırı kolonilere ve deniz ticareti rotalarına da sıçramış olmasıydı. ateşkes süresince iyice güçlenen ve gemi yapım teknikleri dünyanın bir numarası haline gelen hollanda donanması ile doğu ve batı hindistan şirketleri, güneydoğu asya'da macau, doğu hint adaları, seylan, uzak asya'da tayvan ve filipinler, orta /güney amerika'da brezilya ve karayipler gibi bölgelerde yüksek değerli ispanyol ve portekiz kolonilerini ele geçirmek için deniz savaşları yaptı, pieter pieterszoon gibi hollandalı korsanlara amerika'dan gelen ispanyol gemilerini yağmalama yetkisi verildi ve kilit bazı noktaların ele geçirilmesi hollanda sömürge imparatorluğu'nun yavaş yavaş ortaya çıkıp sömürgeleştirmedeki ispanyol ve portekiz tekelini kırmasına önayak oldu.

    1622 yılında ateşkesin bitmesi ile ispanyollar, holandalıların bergen op zoom tahkimatına bir saldırı düzenlediler ama saldırı geri püskürtüldü. bir süre sonra ise önemli bir gelişme oldu: 1625 yılında spinola'nın breda şehrini kuşatması esnasında maurits van oranje öldü. hollanda ordularının başkomutanlığını ise yine yetenekli bir komutan olan, maurits'in üvey kardeşi frederick henry van nassau devraldı. ancak kendisi kuşatmanın gidişatını değişiremedi ve breda, aynı yıl ispanyolların eline geçti.
    diego velasquez'in breda kuşatması'nın sonucunu belirlediği 'las lanzas' isimli tablosu
    1621-28 arası durum

    bu ispanyollar için tatlı bir zafer olsa da etkisi fazla sürmedi: frederick'in önderliğinde karşı saldırıya geçen hollanda ordusu, 1629'da ispanyolların savunmasının aşılmaz olduğuna inandıkları brabant'ın kuzeyindeki 's hertogenbosch şehrini ele geçirerek ispanyol ordusunun moraline büyük bir darbe indirdi. 1630 yılında spinola'nın da ölümüyle momentum kazanan frederick, 1632 yılında meuse nehri boyunca ilerleyerek venlo, roermond ve maastricht şehirlerini, 1637 yılında ise 4 aylık bir kuşatma sorasında breda'yı hollanda topraklarına kattı. bu süre zarfında brüksel ve antwerp'i de kuşattı ancak sonuç alamadı. bu bölgede savaşın başlangıcından beri geçen yıllar içinde yeni bir katolik flaman (flanders ve brabant eyaletinde yaşayan felemenkler) nesli yetişmişti ve bunlar kalvenist hollandalılardan, katolik ispanyol işgalcilerinden daha çok nefret ediyorlardı. felemenk vilayetleri artık hem mezhepsel hem de etnik olarak kesin bir şekilde bölünmüştü. takip eden muharebelerin çoğu ise artık denizde ya da denizaşırı sömürge bölgelerinde gerçekleşiyordu ve son evrelerine yaklaşırken savaş artık büyük ölçüde bir ticaret ve koloni savaşı haline gelmişti.

    buna rağmen, son bir çaba ile ispanya, hollandalı isyancılara karşı 'ya hep ya hiç' mantığıyla son bir büyük harekat gerçekleştirmeye karar verdi. 1639 yılında flanders'a 20 bin askerden oluşan bir ordu çıkarmak için manş denizine ikinci bir armada gönderdiler. lakin armada, aynı yıl amiral maarten tromp komutasındaki hollanda donanması tarafından 21 ekim'de gerçekleşen downs muharebesi'nde kesin bir yenilgiye uğratıldı ve işgal girişimi başarısız oldu. downs muharebesi kesin olduğu kadar belirleyici bir zaferdi: ispanya artık dönemin hakim deniz gücü olmaktan çıkmıştı.

    ilerleyen zamanlarda hollanda'nın fransa ile ittifak kurmasıyla güney vilayetlerini de fethetme imkanı doğdu. ancak hollandalılar bunu yapmadılar: iki ülkenin ortaklaşa bir harekatla bu vilayetleri bölüşmesi, fransa'nın hollanda'nın güneyinde günü birinde kendisini de yutabilecek oldukça güçlü ve potansiyel olarak tehlikeli bir sınır komşusu olmasına yol açacaktı. bununla birlikte antwerp'in fransızların eline geçmesiyle o döneme dek devam eden liman ablukasının kalkmasının antwerp'i bir ticaret şehri olarak amsterdam'a oldukça ciddi bir rakip haline getireceğini hesap eden hollandalılar savaşı bitirmeye karar verdiler. 1643'te yeni ispanya kralı iv. philip ise, meşhur ispanyol flanders ordusu'nun fransızlar tarafından rocroi muharebesi'nde yok edilmesinin de etkisiyle kendi elçilerine barış görüşmelerine başlanmasını emretti.

    savaşı resmi olarak bitiren münster barış antlaşması 30 ocak 1648'de, avrupa'yı 1618'den beri kasıp kavurmakta olan otuz yıl savaşları'nı sonlandıran vestfalya barışı'nın bir parçası olarak imzalandı ve 15 mayıs'ta onandı. utrecht birliği'nde bir araya gelen yedi vilayetten oluşan hollanda cumhuriyeti, resmen kutsal roma imparatorluğu'ndan bağımsız bir ülke olarak tanındı ve savaşta aldığı bölgelerin elinde kalmasına karar verildi.

    bu savaşın bitiminden yalnızca 4 yıl sonra ise, hollandalılar eski müttefikleri ingilizler ile dünya deniz ticaretinin kontrolünü ele geçirmek için amansız bir dizi savaşa tutuşacaklardı. ancak bu başka bir entry'nin konusudur.

    kaynakça (yanlış aktardığım bir bilgi ya da kullandığım bir kaynak varsa affola):

    - https://www.newworldencyclopedia.org/…ty_years'_war
    - https://www.spanishwars.net/…0-years-war-parti.html
    - https://www.spanishwars.net/…-years-war-partii.html
    - https://www.spanishwars.net/…years-war-partiii.html
    - https://www.wikiwand.com/…tages_(1621%e2%80%931648)
    - https://www.wikiwand.com/en/eighty_years'_war
    - https://www.britannica.com/event/eighty-years-war
    - https://www.rijksmuseum.nl/en/80-years-war
    - https://www.dutchnews.nl/…w-about-the-80-years-war/

    video kaynaklar:
    - https://www.youtube.com/watch?v=92rulczpzcy
    - https://www.youtube.com/watch?v=wq3ph3s1fk8

    haritaları aldığım linkler:
    https://www.wikiwand.com/…loop_tachtigjarige_oorlog
    https://www.themaparchive.com/…herlands-c-1648.html
hesabın var mı? giriş yap