şükela:  tümü | bugün
  • jöleli saçları ve keskin diliyle akılda kalan yazar.gerçek hayat dergisinde yazıyor.
  • haber7 de kırk ambar'ı hazırlayıp sunuyor. iyi de yapıyor. ekran yüzü güzel, gündeme getirilen içerik ve davet edilen konuklar yerli yerinde.

    yeni şafak gazetesi'nde haftada bir gün (pazar günleri) kaleme aldığı yazıları okuru terse yatıran cinsten.

    kendisiyle ilgili iki duyum aldık..

    birincisi büyük bir kamyoncular belgeseli hazırlığındaymış. bu haber türkiyedeki tüm kamyoncu camiasını ayağa kaldırmış diyorlar. her kamyoncu kamyonunun bi köşesine selahattinimiz yusufumuz deyu yazılar yazdırırlarmış bugünlerde.

    ikincisi tarık tufan ve ismail kılıçarslan ile birlikte enteresan bir muhabbet programı hazırlığındaymış. doğrusu bu üçlünün yapacağı işin tadından yenmeyeceğini düşünüyorum.

    kuşlar işte.. söylüyorlar ve gidiyorlar!
  • ilk haber bulteninde kendisinden beklemedgimiz bir acemilik sergilsede zamanla cuk oturacagini dusundugumuz entellektuel abimiz
  • tatar ramazan filminde yaşlı amcanın ramazana söylediği gibi "çok değerli bir genç" ayrıca "allah star etsin"

    son meksika sınırı programında da sözlüğe ayarı verip geçmiştir.
  • kuzen. öyle geliyor bana. anlattıklarını öyle bir duyguyla dinleyebiliyorum ancak. yorumcu, analizci gibi gelmiyor. derinliksiz diyemem ama çoğunlukla meselenin kıyısından köşesinden geçilen, parlak ama aceleye gelmiş beyanatlar veriyor gibi. bir de meksika sınırı'ndaki diğer arkadaşlarına da seslenmek istiyorum buradan: kadın yazarlara "abla" demekten vazgeçin artık. isimlerini söyleyince saygısızlık olmaz, rahat olun.
  • "en iyi devlet hic olmayandir, amenna, amma su kritigi de yapmak zorundayiz: eger bu inanc new york'tan, pentagon'dan (hadi bu da benden olsun: washington d.c. ) baslamiyorsa o zokayi yutmam ben." diyerek dusuncelerime tercuman olmus guzel bir kardesimizdir.

    yalniz o yakali montlar altina yakali esvaplar olmuyor be hocam. zamaninda cem ozer de kaptirmisti kendini bu islere tutmadi, tutmaz da nitekim.
  • uzun zamandır kendisini takip ettiğim yazardır. ben yalana ve haksızlığa aracılık etmediği sürece herkese kendi yolunu mübah görenlerdenim. bu ülke çok yakın bir zamanda tanıştığı solculuk ve inanç bağıntısını benimsemediği sürece solculuğu ithal marka bir ayakkabı gibi ayağında taşımaya mahkumdur. ben inançlı kesimden sosyalist ve veya demokrat olanların bir devşirme gibi kabul edilmelerine hatta bir misafir gibi geldiler gidecekler gözüyle bakılmalarına karşıyım.
  • meksika siniri'nda zaman zaman sacma tepitler yapar, dayanabildigim olcude dinlerim. ayni dunya gorusunu paylasmam, bulustugumuz ortak payda sayisi da cok azdir. cakma cuneyt arkin lakabi takmistim kendisine, hafiften cuneyt arkin'in gencligini hatirlatiyor cunku. ama gun olup ta bu geceki kadar sempati duyacagim aklima gelmezdi: siyaset meydani'nda, ahmet han isimli tahammul zorlayan asistanimsi-ogrencimsi beyaz turk'un kendisiyle girmeye calistigi polemikleri son derece guzel bertaraf etti, muthis asagilandi ama seviyeyi dusurmedi, durmadan kendisine ve soylediklerine gulen ahmet han karsisinda seviyeyi muhafaza etti, takdir ettim bu haliyle. ha, kendisiyle ayni saflara gecer miyim? asla, ama boyle terbiyeli "dusman" dostlar basina.
  • "her dakika yaralar, sonuncusu oldurur."

    insanin icine isleyen yazilar yazan insandir selahattin yusuf.