1. fuzuli'nin şikayetname'sinde geçen ünlü dize.

    içinde geçtiği dörtlük şöyledir:

    selam verdim, rüşvet değildir diye almadılar.
    hüküm gösterdim, faydasızdır diye iltifat etmediler.
    eğer ki görünürde itaat eder gibi davrandılar.
    ama bütün sorduklarıma hal diliyle karşılık verdiler.
  2. osmanli'nin ahlaki curumesini ve onun devami olan turkiye'deki cogu bozuklugun ozeti sayilabilecek misra.
  3. orjinali "selam verdim rüşvet değil deyü almadılar" olan dize.
  4. fuzûlî'nin şikâyetnâme'sinden alınmış bir nesir parçasıdır: "... huzurlarına gitdüm. bir cem gördüm, hikâyetleri perişan, ne safâdan anda eser ve ne sıdkdan nişan var. selâm verdüm, rüşvet değildür deyu almadılar. hükm gösterdüm, fâidesizdür deyu mültefit olmadılar. eğerçi zâhirde sûret-i itâat gösterdiler, amma zebân-ı hâl ile cemi suâlüme cevab verdiler..."
  5. deniz ve mehtap'ı dinlerken farkettim, orada da zera hanım kızımız [bence adı zera o kızın], şahsının, mehtabın ve martıların şamar oğlanı olduğundan dem vuruyordu. mehtap arkadan dedikodusunu yapıyormuş, martılar çığlıklarıyla dalga geçiyorlarmış falan.

    az biraz evhamlı, azdan çok alıngan mıyız ne? hayır, kim görmüş ama kim [mehtap görmüş sözümona] eleni'yi öptüğümü? ve dahi, martı hayvanı kahkahaya benzer bir ses ile idame ediyorsa hayatını bundan kime ne? bu çığlıkları, üzerine alınmanın alemi var mı hakikaten? dün gece 10 dakika kadar yeğenime "hadi yalın, kenan doğulu gibi gül dayıcıım" diyerek alaycı kahkahayı öğrettim, bunun da sizin terkedilişinize yönelik olduğunu iddia etmeyeceksinizdir umarım.

    bu paralelde bu dizelerin yazarı fuzuli'nin de alınganlık yaptığı kanaatindeyim ben. selam vermiş, rüşvet değil deyu almamışlar. ya arkadaş, duymamış olamazlar mı? kaldı ki; kime selam veriyosun? güpegündüz hiç tanımadığım biri gelip selam verse işkillenir, iki sefer düşünürüm. hea, efendi bi insan olduğumdan ekseriyetle alırım selamını; fakat sevgili fuzuli, sevgili diyorum, alınmıyosundur umarım, anla ki hiç kimse, hiç kimse ben değil, hiç kimse benim kadar canından öte can değil. ha, almadılar mı selamını, muhattabını bilir, ikinci sefer vermezsin, olur biter. olayı kamuya mal edip " rüşvet versem alırlardı ama" diyerek niyet okumak şık değil.

    öyle, ana britannica'ların futbol'u tanımlayan ciltlerinin [açar açar okurduk çocukken] sonunda kendine yer etmek için yaptıysan şayet bu açıklamaları yazık kere yazık beyim. keşke üçüncü dereceden tebaaya saracağına bir davut güloğlu misali cahil cesaretiyle hayko cepkin'e edeymişin bu lafları a bağdat'ın pablo neruda'sı.
  6. günümüz uyarlaması "selam verdim, ampulcü değilim diye almadılar"a dönüşen, fuzuli'nin, bu topraklarda, bin yıllar sonrasında dahi geçerliliğini koruyacak olan sözü.

selam verdim rüşvet değildir diye almadılar hakkında bilgi verin