şükela:  tümü | bugün
  • icinde kuru meyve parcaciklari,fistik vs bulunan tatlimsi bir cesit peksimet..
  • her pastanede bulamayacağınız müthiş kahvaltı ve beş çayı aparatı...güzel demlenmiş bir çay (mümkünse kaçak çay olsun), yanında kek (havuçlu olabilir, ıslak kek olabilir) ve fis kos yapacak biri ile iyi gider...
  • aç karnımın çalan zillerini bir nebze susturmak için kendimi attığım fırında görüp beğendiğim,tezgahtara ismini sorduğumda ise orta şiddetli bir dumur yaşadığım doyurucu yiyecek..
  • migroslarda paketler halinde alabileceğiniz fakat taze olması pek muhtemel olmayan peksimet benzeri.
  • görünüşü keke benzer, bi ısırırsın, aaaahhh!!
  • büyük olasılıkla, birilerinin kazara icat edip, daha sonra "benden atlasın nerde patlarsa patlasın" mantığıyla topu selanik'e atmış olduğu tatsız-tuzsuz bir yiyecek türüdür.

    icadın akabindeki dialog şöyle gelişmiş olabilir:
    pastanede usta ve yamağı konuşmaktadırlar.
    usta: ne lan bu, garip birşey yapmışsın?
    yamak: (hassiktir. dört gündür duran bayat keki gördü. şimdi sıçtık işte) ustam, ona gevrek derler. bizim mahallede selanik göçmeni bir abla vardı; o yapardı.
    usta: sittir lan adam mı yiyon? keriz gördün galiba bizi de bayat keki "selanik gevreği" diye iteleyeceksin. ulan çakal, sana arkamızı dönmeye korkar olduk!
    (içeri bir müşteri girer ve ortadaki bayat keki görür)
    müşteri: aa bu ne? ne kadar ilginç birşeymiş!
    usta: pastanemizin spesiyalitesidir efem! selanik gevreği'dir. başka yerde bulamazsınız.
    müşteri: a ne güzel! versene oradan iki kilo.
    usta: bugünlük tüm çıkanları hilton oteli'ne verdik efendim. yalnız bu kadar kaldı. isterseniz yarın sizin için ayıralım.
  • bugün ankara armada'daki gima'dan aldım: bildiğin anasonlu peksimet!

    yanımda da, şansa bakınız, selanik uzmanı talassa hanım vardı; sordum ona "var mı bunun sizin orayla alakası?" diye. cevabını tahmin etmişsinizdir, burada keseyim.
  • çengelköy fırınında en kıtır bi şekilde satılan kuru kek, kilosu da yanlış hatırlamıyorsam 6 ytl. türk kahvesiyle de enfes oluyor ayrıca...
  • çocukluğumun bir vazgeçilmezi. bir nevî diş fırçalamak gibiydi bunu yemek, zira her gün yiyordum nerdeyse. hey gidi günler, hey mi demişti sayın cicero? yemeyeli yıllar var.