1. arapçada önceki anlamına gelir
    (bkz: halef)
  2. mukaddem, sabık, evvelki, önceki, öteki, beriki.
    günün mana ve ehemmiyeti hudutlarında dafi.
  3. bir yerde,bir işte,bir vazifede başka birinden önce bulunmuş olan kimse.(`halef`in zıddı)
  4. geçen, önceden geçip giden demektir. aynı zamanda önceden geçip gitmiş cemaat yahut yaşayışları itibariyle ya da yürüyüşlerinde önden giden topluluk anlamında da kullanılır. islam dininde ise yaşça ve faziletçe sizden önde olan babalarınız ve dedeleriniz sizin selefinizdir. işte bu nedenle ilk müs­lümanlar selefi salih olarak isimlendirilirler.
  5. halef tarafından yaratıldığı söylenir kimi ince dimağlı yaldızlı kafalarca. öyle midir bilemiyoruz. hayat şakacı elbet. yaratması gereken yaratılan olabilir bir yerde. kuşkuculuğu her daim cepte bir sustalı gibi taşımanın gereği yok illa ki ama ne bileyim, hani bazen sanki her şey farklı olabilirmiş de gene de olması gerektiği gibi oluyormuşçasına olur ve buna da eh hayat işte der geçeriz ya, işte bunda da bir muamma saklı olabilir kimileyin. olsa ne olur, olmasa ne olur; öyle olsa ne olur, böyle olsa ne olur benim gibi meccanilerin işi değil elbet. gönlünü serbest etmiş güvercin edalı kardeşlerimizin ilgisini çekebilir ama böyle cafcaflı mevzular. hayatın zaruriyetinin dışında cereyan ettiklerini düşünen arkadaşların heveslerinin bir adresi olursa da olur, çok zorlamamak gerek.
  6. ne olduğunu hatırlamazsanız selefileri, bu ekolü hatırlayın (selefiler, öncekiler her şeyi dedi, tekrar edelim derler. içtihat kapısı kapandı derler. bilmiyorsanız bu da bilgi olarak dursun kenarda). ne olduğunu hatırlarsınız.

selef hakkında bilgi verin