şükela:  tümü | bugün
  • psikolojiye göre kişi neyin olmasını bekliyorsa beklenti içine girdiği olayın olması ihtimali artar. örneğin bir insan çevresindekilerin kendisini asla sevmeyeceğini, kendisine saygi duymayacaklarını düşünüyorsa davranışları bu düşünceye göre şekillenir ve çevresindekilere bu düşünce sisteminde olumsuz tepkiler verir. olumsuz tepkilerle karşılaşan çevre ise başta herhangi olumsuz bir tutum yok ise bile karşılaştığı tepkiye göre davranacak olumsuz tepkilerde bulunacaktır.
    kimse beni sevmeyecek, asla mutlu olamayacağım, iş hayatım düzene girmeyecek, hiç bir zaman istediğim hayatı yaşayamayacağım gibi düşüncelere sahipseniz ve hayatınız bu yönde şekillenmeye başladıysa, düşüncelerinizi değiştirmek adına kendinize bir el atmanızı öneririm. yoksa nur topu gibi bir kendini gerçekleştiren kehanetiniz olabilir.
  • türkçe adıyla kendini gerçekleştiren kehanet.

    "kötü düşünürsen kötü olur"un psikolojideki hali. olumsuz düşüncelere esir olursanız, hayatınız da yavaş yavaş o olumsuz düşüncelere göre şekillenir. hatta bununla ilgili şöyle bir hikaye olduğu da rivayet edilir;

    "nick bir demiryolu isçisidir, bir işçi manevra sahasında çalışmaktadır. arkadaşlarıyla ilişkisi iyi ve işini iyi yapan, güvenilir bir insandır. ne var ki aynı zamanda kötümser, her şeyin kötüsünü bekleyen ve başına kötü şeyler geleceğinden korkan bir yapıya sahiptir.

    bir yaz günü, tren isçileri, ustabaşının doğum günü nedeniyle bir saat önceden serbest bırakılırlar. tamir için gelmiş olan ve manevra alanında bulunan bir soğutucu vagonun içine giren nick yanlışlıkla içerden kapıyı kapatır, kendini soğutucu vagona kilitler. diğer işçiler nick'in kendilerinden önce çıktığını düşünürler.
    nick kapıyı tekmeler, bağırır ama kimse duymaz, duyanlar da bu tür seslerin sürekli geldiği bir ortamda olduğu için pek kulak vermezler. nick burada donarak öleceğinden korkmaya başlar. eğer buradan çıkmazsam, burada kaskatı donacağım diye düşünmeye başlar. içerde yarısı yırtılmış bir karton kutunun içine girer. titremeye başlar. eline geçirdiği bir kağıda karısına ve ailesine son düşündüklerini yazar:
    çok soğuk, bedenim hissizleşmeye başladı.bir uyuyabilsem!bunlar benim son sözlerim olabilir.

    ertesi günü soğutucu vagonun kapısını açan işçiler, nick'in donmuş bedenini bulurlar. üzerinde yapılan otopsi, onun donarak öldüğünü göstermektedir. fakat bu olayı olağanüstü yapan, soğutucu vagonun soğutma motorunun bozuk ve çalışmıyor olmasıdır. vagonun içindeki ısı 18 c dir, ve vagonda bol miktarda hava vardır.
    nick'in korkusu, kendini gerçekleştiren bir kehanet oluşturmuştur"
  • sosyal psikolojide; birisine yönelik olarak olmusuz davranış vs. beklentisi içindeysen, o kişi ile etkileşimini-iletişimini bunu gerçek hale getirecek şekilde kurarsın ve bir nevi sebep olursun, üstüne de "bak ben demiştim çıktı direk" dersin diye anlatılır.

    ancak bundan daha genel bir fenomen. bu kehaneti yapan kişinin olacağı tahmin edilen gelecek olayın meydana gelmesinde etkisi varsa veya kehanetin yapılması buna yol açacak etki sahibiyse bu da kendini gerçekleştiren kehanet örneğidir. mesela ülkenin en çok okunan iktisat yazarısın ve tahminim şu banka seneye batar diye yorum yaptın, okuyucular bankaya hücum etti, mevduatını kaybeden banka krize girdi ve battı, burda sen o tahmini yapmasaydın belki de banka batmayacaktı.

    buna bir diğer örnek kategori de dinsel temelli vaatler, müjdeler ve kehanetler (ingilizcedeki prophecy'nin hem peygamberlik hem de kehanet, kahinlik demek olması çoğumuzun kafasını karıştımıştır ama bu örneklerle anlam buluyor biraz): mesela yahudiler ve hristiyanlar veya yahudiler-hristiyanlar ve müslümanlar arasında ahir zamanda büyük bir savaşı öngören klasik armageddon hikayesi. bu hikayenin kıyamet alameti büyük savaş, dökülecek kanlar anlatısı tüm (bkz: semitik dinler)de var. burada yeterince ebadlı müslüman bir ülkenin yönetimine, hristiyan ülkenin yönetimine ve yahudilerin hakim güçlerinde buna inanan buna hazırlanan kişilerin gelmesi olayın meydana gelme olasılığını epey artırıyor. bi ara iran'da ahmedinecad, abd'de bush ve israil'de şaron gibi aşırı-dindar tipler olayın tarafları olarak iktidarda ve birbirine karşı konumlanmışlardı. "allahtan" gittiler ve daha az yobaz yönetimler geldi (mi acaba). bunlardan herhangi birisi bu savaş çıkacak diye bi harekete davransaydı, diğerlerinin işi büyütmesi çok daha olasıydı bugüne göre.

    dinsel kökenli kendini gerçekleştiren kehanet örneklerinden birisi de bence (bkz: istanbul'un türkler tarafından fethi)'dir. rivayetin sıhhatini bilemiyorum ama hz. muhammed'e "istanbul birgün elbet fethedilecektir, o ordu ne kutlu ordudur" mealinde bir hadis atfedilir. burada da bir dinin kurucusu tarafından hem müjde, hem vaat hem de ödül konusu olan bir eylem tabi ki dinin inananları tarafından hedef kabul edilecektir. yani bu nedenle bunu bir mucize veya muhammed'in allah'tan aldığı haberi paylaştığının delili olarak göstermeyi doğru bulmuyorum. çünkü bu bir haberden ziyade veya en az onun kadar bir emir bir teşviktir.
    yine de alternatif bir bakışla; müslümanlar islamın erken döneminde doğu anadoluya kadar gelmiş olmalarına rağmen batı anadolu ve bizansın başkenti ile ilgilenmemiş, osmanlıya kadar 850 yıl boyunca, çok erken dönem bir akın rivayeti* haricinde istanbul'u almaya çabalamamışlardır denebilir. şehrin siyasi ve iktisadi önemi fethin askeri imkanları (osmanlı ve bizans arasındaki güç farkı) ortaya çıkınca olay gerçekleşmiştir. yani kehanetin varlığı tek başına olayı meydana getirmeye yeterlidir demek de doğru değildir.

    not: başlık neden kendini gerçekleştiren kehanet değil de ingilizce terim olarak inceleniyor anlamadım. türkçe vikipedide harika bir türkçeleştirme ile (bkz: beklenti etkisi) denmiş...
  • beklentinin direk veya dolaylı yollardan olayın olmasına sebep olduğunu açıklayan sosyal psikoloji teorisidir. inanış sebebiyle davranışın pozitif olarak geri dönüt alması sonucu oluşur. yapılan bir sosyal psikoloji deneyinde zeka testi yapılarak oluşturulan bir sınıfta, her öğrencinin istatistiksel olarak fark etmeyecek şekilde ortalama zekaya sahip olmaları amaçlanmıştır. fakat (bkz: deception) yapılarak sınıf öğretmenine 3 çocuğun ismi verilmiş ve bu çocukların üstün yetenekli olduğu söylenmiştir. yıl sonunda tüm sınıfa yeniden yapılan zeka testi sonucu bu üç çocuğun zeka puanlarının belirgin bir şekilde arttığı gözlemlenmiştir. öğretmenin bu çocuklara yaklaşımının değişmesi, belki sözel geri bildirimlerinin farklı olması, onlara ek çalışmalar vermesi gibi davranış farklılıkları farklı zekada olduğu beklentisini gerçekleştirmiştir. bence kahve falları da benzer bir sebepten doğru çıkıyor. size gelecekten verilen kehanet, sizin davranışlarınızı, beklentilerinizi, olacakları şekillendirerek gerçekleşiyor. o üç vakte gelecek, isminde "a" olan sevgili sizin belirlediğiniz bir gelecek.*
  • oedipus'un acıklı hikâyesi buna örnektir efenim.