şükela:  tümü | bugün
  • burcak onder ve banu güven kadar ilgi çekemeyen cnbc e new york muhabiri.
    bu abiyi hep mesai günleri, saat 07.30 civarında izliyorum. tuhaf bir espri anlayışına sahip ekonomik yorumlarıyla nyse'den, dow jones'tan haberler veriyor; bir de beni irrite ediyor.
  • cnbce dışında nereden gelir elde ediyor merak ediyorum. günde 30 dakika tv'ye çıkmakla nyc'de yaşanmaz zira.

    edit1: star gazetede yazıyormuş, buyrun haberdar edelim ilgilisini: http://www.stargazete.com/…e/yazar/selim-atalay.htm
  • ipad* için bilgisayarın yapabildiği herşeyi yapabiliyor deme gafletinde bulunmuştur, bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olanlardan.
  • turkcell'den az once haber geldi ny'tan bildiriyormus tcell'lilere ozel. bana su animi hatirlatmistir.
    yillar once hazirlik maci icin belde lisesinin salonuna gitmistik, oraya da zamaninda turabi genc gelmis basketbol topu imzalamis, kilitli camli dolaba koymuslar sakliyorlar. hani ben de besiktasliyim gucune gitmesin ama gorunce bizdeki muhabbet su olmustu "turabi kim lan gelsin ben ona imza vereyim"

    sozun ozu: selim atalay gelsin ben ona bildireyim.
  • twitter'dan çok faydalı ve güncel bilgiler paylaşan haberci.
    http://twitter.com/#!/selimatalayny
  • twitterdan takip etmekten en çok hazettiğim insandır. on numara adam ya. parti kursa kesin oy veririm.
  • selim atalay www.selimatalay.com
    arkadaş sizin başka işiniz gücünüz yok mu?
    12 temmuz 2011 salı
    biz ab projesini -insanlığın en büyük barış projesi- sayalım, ab’dekiler akla ziyan işler yapmaktalar. ab üyesi macaristan’ın parlamentosu 4 temmuz’da oylamayla kabul etti: bundan sonra 22 temmuz ulusal anma günü olacakmış.

    ne olmuş 22 temmuz’da? osmanlı sultanı-fatih sultan mehmet belgrad’ı 4 temmuz 1456’da kuşatmış. belgrad’dan o sıra macarlar sorumluymuş. belgrad’ı da aslen romanyalı, ama idareten macar reis hünyadi yanoş savunuyormuş... hünyadi, 22 temmuz’da bir yarma harekatıyla belgrad surlarından çıkıp osmanlı ordusunu şaşırtmış, çatışmada fatih yaralanmış. ve osmanlı ordusu kuşatmayı kaldırıp, çekilmiş...

    şimdi bunun hatırasına 22 temmuz, macaristan’da ulusal anma günü... karar, iktidardaki fides partisinin oylarıyla geçiyor. aleyhte oy yok. sosyalist parti çekimser kalıyor. koskoca mecliste -aklınızı mı kaçırdınız? 555 yıl sonra bir ab meclisi’nde konuşulacak konu bu mu?- diyecek bir vicdan sahibi de çıkmamış.

    işin kötüsü, bunu -hıristiyan ordularının osmanlı türkleri’ni yendiği gün- diye paketlemişler ki, olay tarihte de kalmıyor, din vurgusuyla günümüze de uzanıyor... eyvah ki eyvah... biz -medeniyetler ittifakı- derken, nerelerden neler çıkıyor, ortalığa benzin dökülüyor. bu vesileyle bir ayrıntı da hatırlandı: denir ki -belgrad kuşatması sırasında papa, avrupa’daki kiliselerde her öğlen çan çalınmasını ve bu vesileyle belgrad için dua edilmesini istemiştir. o zamandan beri kiliselerde öğlen çan çalar... halbuki -öğlen vaktini bildirmek için, sosyal bir hizmet olarak çalar- diye uygarca açıklaması da vardı. macar meclisi sayesinde esas nedenini de hatırladık. 555 yılın unutturduğunu, 5 dakikada hatırlattılar.

    macaristan hükümeti’ne galiba -doğu’da bir düşman- lazım geldi, onlar da bu hikayeyi buldular. ekonomisi ve siyaseti tıkanan rejimlerin merakıdır, bir düşman bulmak. halbuki türkiye’de macarlar hakkında olumsuz konuşan birini bulamazsınız. daha bilenler türkçe ile macarca’nın benzerliklerini konuşur ya da bela bartok anlatır... o yüzden akıl sır alacak iş değil.

    en güzeli, belgrad’ın hikayesi 22 temmuz 1456’da bitmiyor ki... fatih 22 temmuz’da belgrad’dan çekilir. ama kısa sürede belgrad hariç bütün sırbistan osmanlı egemenliğine geçer. sonra 1521’de kanuni belgrad’ı alır... ardından 1526’da mohaç’ta malum meydan muharebesi olur... tarihse, o da tarih...üstelik tarihin ve kaderin tecellisi: hem 1521 belgrad, hem 1526 mohaç aynı gündür: 29 ağustos... 22 temmuz’u macaristan kutlasın... biz de 29 ağustos’ta bir kutu lokum sardırıp eyalet-i budin’e iade-i ziyaretlerine gideriz. arada topu topu bir ay var.

    ekonomileri bozuk ondan

    macaristan neden böyle yapıyor? başta: ekonomisi bozuk. geçen yıl itiraf ettiler: onlar da ab’ye sahte ekonomik rakamlar vermişler. ancak yunanistan gibi euro’da olmadıkları için, yunanistan’a gösterilen pampişleme macaristan’a gösterilmedi. bir imf planı ile eve yollandılar. isterlerse paralarını artezyen kuyusunda su bulana kadar devalüe edebilirler. euro’da olmayan, şantaj yapamıyor.

    sonra, 10 milyon nüfuslu macaristan’ın 1.1 milyon aile reisinin döviz cinsinden konut borcu var. isviçre frangı ucuzken borçlanıp furya ile ev-emlak satın alındı, frank fırlayınca, evler bacadan tutuşmaya başladı. hanelerin toplam borcu, milli gelirin yüzde 20’si... borçlar ödenmiyor. bankalar ve kredi sistemi tıkalı... hükümet döviz borçlarını sabit kura çevirip 2 yıllığına sorunu erteledi. 2 yıl dayanırsa, sorun katlanmış olarak yine gelecek.

    bu arada macaristan’da kronik konut sorunu var. ev yok. birinin toplu konut işini macaristan’a öğretmesi düşünülebilir. tarihle pusulayı şaşıracaklarına geleceğe baksalar, belki macaristan’da konut yapabiliriz. mohaç ovası dahil nereyi isterlerse imara açsınlar, kat karşılığı inşaat yapalım.

    siyaseten de bir hoş

    ab desek de, macaristan ab’ye uzak. hükümet, ab ile itişiyor. merkez-sağ diye geçiyor, ama milliyetçi-dinci havalardan uzak durmuyor. nitelikli, sağlam meclis çoğunluğu var. kendilerinden önceki sosyalist parti iktidarına ve miras aldıkları ekonomik krize ve de ab dahil herkese-herşeye tepki siyaseti izliyorlar.

    iktidar partisi tek başına yeni anayasa yaptı, yürürlüğe koydu. ab ve bm dahil herkes ayağa kalktı. ab venedik komisyonu anayasanın ab standardında olmadığını söyledi. basın kanunu’nu bizzat bayan merkel eleştirdi. ekonomi politikaları ab ile ters düşüyor. iktidara -popülist- denebilir. ya da belki eski doğu bloku hastalıkları nüksetti. ekonomik krizler olmadık siyasi kazalar yaratır. belki ab nin macaristan’a muamelesine bakıp, bazı sonuçlar çıkartabiliriz. yani yuttur-kaydır ab’ye girip, sonra ab’ye karşı dönenlere siyaseten ne yaptırım var? ekonomide bunu yapanlara bir yaptırım olmadığını gördük. o zaman ab’nin macaristan dosyasına biz de bakalım: aman sakın çifte standart olmasın.

    kaynak: http://www.stargazete.com/
  • r.e.m. in dağılmasıyla ilgili ''r.e.m grubu kendini feshetti. 30 yıldır müzik yapıyorlardı. losing my religion şarkısı zirvedir. diğerleri ağlak, ya da sıradandır.'' tespitini yapan muhabir.inan r.e.m'in diğer parçalarını beğenmediğin için r.e.m. yas tutuyordur şimdi.takip falan da etmiyorum tt olan losing my religion hakkında yazılanlardan gördüm ve muhabir olduğunun farkına vardım.
  • türk televizyonlarında gördüğüm en rahat habercilerden biri, karakterinize bağlı olarak bu rahatlığını takdir de edebilirsiniz irite de olabilirsiniz, ama obama'nın hawaii'ye tatile gitmesini "obama çoluğu çocuğu topladı memlekete tatile gitti" diye sunmasının haber kuşaklarına farklı bir renk kattığı aşikar.

    ntv'nin abd temsilcisi olarak faaliyet gösterse de, twitter'dan özel olarak ekonomi konusunda çalıştığı gözlemlenebilir.
  • adam evinin bi odasını stüdyo yapmış muhtemelen.
    asmış arkasına bi niyork posteri, lazım oldukça önüne geçip gelişmeleri bildiriyo.
    on numara iş valla.