şükela:  tümü | bugün
  • peyami safa'nın server bedi mustearı ile yazdıgı polisiye.
    nedense ilk bolumlerini okurken sanki beyoglu rapsodisi ' ni okuyorum sandım. kel alaka belki ama öyle.
    ya da alakalı. yorum sizin.
    degme elestirmenlere tas cikartacak sozluk elestirmenleri gibi elestiremeyecegim elbet ama kitap hakkında diyebilecegim; hep bir sonraki sayfayı hatta paragrafı merak ettiren, kendini sıkılmadan okutan akıcı bir uslubu olan kitap.
  • peyami safa'nın para kazanabilmek için yazdığı onlarca kitaptan biridir bu kitap. polisiye olarak değerlendirmek gerekirse olay örgüsünün ve kurgunun oldukça zayıf olduğu düşünülebilir. okur büyük bir beklenti içinde değildir, kitabın sonunda neler olacağını bile en baştan tahmin etmek kolaydır. peyami safa bu kitapta bir gerilim öyküsü anlatmaktan ziyade ilişkiler bağlamında intikam, cinayet ve aşkın analizini yapmış. karakterlerin işlenişi ve birbirinden farklı 3 insanın derin analizi gerçekten çarpıcı ve ustalıklı. diğer kitaplarındaki melankoli ve insana dair ümitsizliği bu kitabında da esin kaynağı olmuş gibi üstada.
  • sinemaya uyarlanmış bir roman, mehmet güreli tarafından yönetilecek. çekimleri yaklaşık 10 gün içinde başlayacak filmin bir kısmı adada eski bir konakta, bir kısmı ise venedikte geçecek.
    merak ediyoruz.
  • trabzonlu, etkileyici güzellikte ve histerik bir kadının romanı. bir de aptal aşık erkeklerin..

    --- spoiler ---

    katil, kadın.

    --- spoiler ---

    "anlaşılmayan ruhlara deli demek adettir, malum ya..." nevzat, syf.22

    "bu kadın büyük bir mustariptir, yani büyük bir ruhu vardır." nevzat, syf.25
  • gerilimi ve kurgusunun yanında edebiyat sanatını icra edişiyle de beni mest etmiş peyami safa eseri.bir ara sinemaya uyarlanmak istenmiştir,bu karardan cayılması son yılların en başarılı hamlesi olmuştur.
  • (bkz: gölge)
  • değindiği en önemli konu aşkın bir mücadele olmasıdır.

    --- spoiler ---
    nevzat'a göre sevişen ruhlar dost olamazlar, ancak rakip olabilirler.
    --- spoiler ---
  • okurken çok yüksek beklentim olmamasına rağmen, beni şaşırtan, küçük ama yoğun kitap. kitabın en başarılı olduğu alan yarattığı atmosfer, öyle ki, okurken insanı kolayca içine çekiyor ve gerçekten geriyor. hüseyin rahmi'nin kitaplarının merkezine koyduğu "değişik" kadınlardan burada da bir tane var, ama selma'yı toplumsal çürümüşlükle veya sosyal değişimle açıklamak mümkün değil. selma'nın ve bakışlarının tasviri öyle bir kadın koyuyor ki ortaya, selma zamanın dışında. yaşadığı köşk, adımını attığı her mekan selma'nın kişiliğini tamamlıyor; gizemli, gerideymiş ya da kaçarmış gibi ama aslında mütevazi ve yakın, görkemli ama sade, huzur verici ama tehlikeli. peyami safa çok etkileyici anlatıyor selma'nın kişiliğini, diğer karakterler ve onların yaşadığı zorluklar ve psikolojik acılar da çok iyi anlatılmış. bir polisiye olarak kurgusu hiç de kötü değil, ama bazı aksamalar oluyor ya da diyalogların pek oturmadığı kısımlar da var. daha da garibi, kitapta anlatılan bazı yan öykülerin ana olayla hiç bir ilgisi olmaması. ama dönemine göre değerlendirirsek, ve yazarın anlatım ve tasvir gücüne ağırlık verirsek, gayet iyi bir kitap.

    --- spoiler ---
    bildiğim kadarıyla ülkemizde bu kitaptan önce seri katil hikayesi yok, bu ilk olsa gerek. üstelik peyami safa bu ilk olma payesini de bir kadına vermiş. kadınlar hakkındaki genel düşüncelerinin nahoşluğundan veya bu kadar tehlikeli olabilmeyi bir kadına layık görmesindendir belki.

    --- spoiler ---
  • ya çocuk kitabı mıydı bu acaba, tam hatırlayamıyorum, 6 sene önce okudum, tek hatırladığım çok etkilendiğim ve kitap yazmaya karar vermem, tabi yalan oldu ama acaba tekrar okusam aynı zevki alır mıyım? bir günde okumuştum, hayran kalmıştım. peyami safa kitabı gibi değil ki o yüzden müstear ad kullanmış yazar. yani nerede matmazel noraliya'nın koltuğu, nerede selma ve gölgesi. heyecanlı, hızlı, meraklı ve sürprizliydi.
  • askerliğimin en hızlı geçen günleri bu kitabı okuduğum döneme denk gelir.