şükela:  tümü | bugün
  • dilenmeyi gururuna yediremeyip birşeyler satmaya çalışanları tenzih ederim ancak ilkokul çağında çocukları kullanıp sokakta, otobüste mendil sattıranlardan tiksiniyorum. o çocukları böyle sömüreceğinize su sattırın da çocuk gerçekten birşey sattığını, çalıştığını düşünsün bari. o işe yaramaz mendilleri satmaya çalışırken bir de acındıracak şekilde bakmaları apayrı bir trajedidir. aslında devlet devlet olsa bu çocukları o ailelerden alıp adam gibi eğitim aldırırdı ama geçtim artık o hususları.
    bu konuyu bir kenara bırakıp bir başka konuya geleyim:

    bilirsiniz; şirketlerin farklı satış kanalları vardır. bayiler, marketler, telesatış, internet sayfası falan filan. her ay bu kanalların performansları raporlanır ve hedefler koyulur. bu kanalların performansından sorumlu yöneticiler vardır.
    acaba selpak mendilin "dilenciler" diye ayrıca bir satış kanalı var mıdır? bu kanalın performansı raporlanıyor mudur? dilencilere hedefler veren bir yönetici var mıdır?
    adamların en büyük satışları oradan olunca, firma bu konuya nasıl yaklaşıyordur acaba?
  • almazsan senin için iyi olmaz diye tehdit edilmişliğim vardır, yaz kızım.
  • uzun zamandır "dilenciliğin dönüşüme uğramış hali" diye yorumladığım durum.
    görünüşte selpak satan kişiler güya emeğiyle para kazanıyoruz izlenimi veriyor.
    yalnız parayı verip peçeteyi almayınca neden almıyorsun diye sormuyor.