şükela:  tümü | bugün
  • ben kötü bir şey olduğuna inanmıyorum şahsen. şimdi selülit dostu denilen maddelere bakalım: kahve, çikolata, beyaz ekmek, pilav, tatlılar, kızartma.. dostu bunlar olan bir şeyden kimseye zarar gelmez arkadas.. ne diyor büyüklerimiz "bana dostunu söyle sana kim olduğunu söyleyeyim"..
    kankası kahve olan, çikolata olan bir şey kötü olamaz dostum.. yoo, yoo..
  • bence abartılmaması gerekiyor. basit bir sağlık meselesi. insanlarla "sağlık sorununuz var" diye dalga geçilmemesi gerekir. fazla kiloları olan insanlarla dalga geçmek veya onları küçük düşüren sözcükler kullanmak da, selülitleri olan kadınların selülitli bölgelerinin fotoğrafını çekip gazetelerde çarşaf çarşaf yayınlamak da ayrımcı nefret söylemidir.

    kadın vücudu, erkek vücuduna göre daha fazla yağ depolama eğilimine sahip, bu bilinen bir gerçek. kadın vücudundaki yağ dokuları, erkek vücudundakilere göre daha inatçı olabiliyor. ben diyetisyen değilim; ama birçok kadının çok uğraşmasına rağmen fazla kilolardan kolaylıkla kurtulamadığını bilirim.

    selülit, aslında dış görünüşüne çok önem veren kadınlar için bir sorun. dış görünüş dayatması bence kadınlara atfedilen toplumsal cinsiyet rollerinden kaynaklanıyor. ben bu rollerin ortadan kaldırılması taraftarıyım. erkek vücudunda, özellikle de karın bölgesindeki yağlar birçok erkek için hiç sorun değil; ama kadının vücudu, sanki toplumun ortak malıymış gibi ağızlara sakız ediliyor.

    erkeklerin dış görünüşü sorgulanmıyor, belki doğrusu da bu. kadın ise, dış görünüş dayatmalarına hapsediliyor. güzellik yarışmaları aracılığıyla "kadın bedeni standartları" oluşturulmaya çalışılıyor. kadının bedeni tektipleştirilemez. her kadının metabolizması farklıdır, selülit ve yağ depolamada genetik özelliklerin de rolü vardır. "güzel" kadın imajı, aslında bir yanılsama. "sıfır beden" denilerek şişirilen, "ideal vücut ölçüleri" denilerek fetişleştirilen şeyler, aslında son derece sağlıksız durumlar.

    kadın, kendini erkeğe fiziksel olarak beğendirmek zorunda mıdır? hayır, böyle bir zorunluluk kesinlikle dayatılamaz. kadın, sağlıklı olmak zorunda mıdır? erkekler için değil, ama "kendisi için" sağlıklı olması daha iyidir. yani, sırf "erkeklerin göz zevki bozuluyor" diye, kadının sağlığını bozan diyetler uygulamak kadın haklarının ihlalidir.

    kadınlar, kendilerine dayatılan bu sahte güzellik standartlarını sorgulamalı. "güzellik endüstrisi" denen kavram, kadını edilgen bir role hapsediyor. "erkekler için güzelleşin!" hayır, yok böyle bir şey. lezbiyen ve biseksüel kadınları görmezden gelen bu heteroseksist anlayış, onlara 'da' aynı standartları dayatıyor ve onları 'da' aynılaştırmak istiyor. bir kadın, kendi bedeni üzerinde karar-tasarruf hakkına sahiptir, ve "erkekler için", "erkeklere yaranmak amacıyla" kendinden, sağlığından feragat etmemelidir.

    ben kadın değilim, selülitim de basenlerim de yok, karın bölgesi yağlarım da pek yok. olsaydı, çeşitli zorluklar yaşayabilirdim. fazla kilolu insanlar, ortopedik problemler yaşıyor, şeker hastalığı veya daha farklı hastalıklarla mücadele etmek zorunda kalabiliyorlar. obezite meme kanserini de tetikleyebiliyor. fazla kilolar, duruma göre kalp damar rahatsızlıklarına davetiye çıkarabiliyor.

    selülitte de, diğer kadın sağlığı meselelerinde de, öncelikle göz önünde bulundurulması gereken faktör kesinlikle "erkekler" değil. önce sağlık.
  • a.q ben onun.. elektrikli süpürgeyle kendimi vakumlayıp komple streçlere sarcam, sonra da ıslak ayakla elektrik kaçağına götümü sokcam o olcak, niye geçmiyo bu ya?
  • bir erkek için çok da önemli olmayan bir sorundur. sevgilinin selüliti olmuş olmamış çok bakmassın nedir yani olsa ne olacak.
  • ya yeter ya!!! iki dirhemlik zevki agzindan burnundan getirmeyin insanlarin. birakin herkes mutlu mutlu yasasin, selulit de sorun, sikayet, mutsuzluk kaynagi olmasin artik. bi sektor sirf boyle seylerden para kazaniyor. kadinlar aptal aptal orasiyla burasiyla ugrasip depresyona giriyor. erkeklere surekli neyi begenip neyi begenmemeleri gerektigi soyleniyor bi yerlerden, zir zir konusuluyor akabinde. koca bi nesil boyle sacmasapan yetisiyor. paketler, imajlar, apayni istekler, mukemmel hedeler esliginde bi turlu bitmeyen dirdirlar (bitmeyecekler biliyorum off) dert mi kalmadi kardesim. selulit bu gider gelir, vucuttur dogaldir olur, olmaz. kirmizi alarm butonuyla seferber olmak niye ki savas cikti sanki? ona kas bunu kisitla nereye kadar of beahhhhhhhhhh! sakinlik, dogallik, huzur talep ediyorum herkesten. bi de -konuyla alakali ya da alakasiz olarak- farkli bir gezegene ya da en azindan baska bir caga isinlanmak istiyorum acilen ve uzun bir sureligine. olup gidiyoruz iste selulit ne ya?! kaldi ki biraz normal beslenme, su, hareket bir haftada cozer (eger cok takilinip kalinmadiysa) abartmaya hiiccc luzum yok!
  • kesinlikle bünyeseldir. bunu kabullenmek gerekir.
    kilosal sıkıntılarla alakasız olarak, tamamen alışkanlık eseri olmak üzere:

    - çay-kahvedeki az sayılacak şekerler hariç şekerle olayı olmayan, çikolata ve pastayı bile pek aramayan
    - fast food ve cips alışkanlığı olmayan
    - kola ve benzeri içecekleri zaten pek sevmeyen, çay ve kahveyle muhabbeti ise "seviyeli bir arkadaşlıktan" öte olmayan
    - yağlı yemekleri gördüğü yerde kaçan, hamur işini sevse de zaten pek bulamadığı için yemeyen
    - bulsa ve yese bile normal bir öğünü bitiremeden çoktan doymuş olan
    - alışkanlığı üzere, akşamları az yemek yiyen
    - sucuklu yumurtanın olduğu bir kahvaltıda bile az ekmek yiyen çünkü ekmek yiyince hemen doyan ve yemek yiyemeyen
    - günde rahat beş altı kere, azar azar yemek yiyip hayatını "sık olsun az olsun" ilkesiye çoktaaaan bütünleştirmiş
    - gayetten de sık su içen
    - en önemlisi ve sinir bozucusu, hafiften hiperaktif, çok gerekmedikçe asansör filan da kullanmayan, oradan oraya zıplayan, gün içinde istanbul'u birkaç kez dolanması gereken
    - unutmadan; sigara alkol ve türevlerinden hiçbirini kullanmayan
    biri olarak yine de muzdarip olunabilen hayat gerçeği.

    tekrarlıyorum ki, kesinlikle bünyeseldir.
    başka açıklaması olamaz.

    *
    deney günlüğü editi:
    - bir aydır, bir ya da iki kere haricinde akşamları yemek yemedim. yağsız salata ve çorbayla takıldım. üç kere yağsız, yani sadece haşlanmış makarna yedim.
    - kahvede krema zaten kullanmazdım, artık şekeri de teke düşürdüm
    - kahve miktarını da azalttım. artık tatlı kaşığını tam doldurmuyorum.
    - normal çayı azalttım, bitki çayları içiyorum.
    - normal çayda da açık, şekersiz ve limonluya döndüm.

    hala var mına koyim. ya da ben hepten sapıttım, anoreksikler gibi oldum, sürekli selülit görüyorum.
  • bu yüzyılın dişi kabuslarından biri. her gazetenin en az elli adet dönemin en güzel ünlü kadınını "veee o da selülit kurbanı" çemkirmesiyle fotolaması artık çok doğal. biz de açıp kate moss, victoria beckham'ın portakal kabuğu görüntüsüyle avunuyor, yazın alınacak rengarenk pareolara güvenmeye devam ediyoruz. yapmayalım dişi kardeşlerim. bu selülit denen doğal üretimimizi saklamayalım ve adını gazete sayfalarından, magazin ciyaklamalarından sildirelim. varlığını kendi içimizde kabul edip sorulduğunda erkeklerin kaçamak inkarı gibi sonuna kadar inkar edelim. koca koca adamlar orda burda çıkıp erkeğin nasıl da çok eşli yaratıldığına bile bizi inandırdı, biz kadının doğası gereği selülit sahibi olduğunu anlatamadık. yuh bize.
  • yağ hücrelerinin fazla yağı depolaması ve östrojen hormonunun da etkisiyle bu hücreler genişler. kan dolaşımı giderek yetersizleşmeye başlar. yağ hücrelerinin genişlemesi ise yağ dokusunun aşırı yayılması demektir. bu yayılma deri altı bağ dokusunu da etkileyerek vücudun normalden daha fazla su tutmasına ve dolayısıyla da kan dolaşımının zayıflamasına neden olur. vücut kan dolaşımındaki zayıflamayla birlikte, dokulara eskisinden daha az oksijen ulaşmayla başlar. bunun sonucu dokular elastikiyetini kaybeder ve cilt yüzeyi pürüzlü bir görünüm almaya başlar. ve bu lanet olası görünüm de "selülit " adını alır.

    ne yazık ki östrojenden dolayı kadınların en büyük belası olmuştur. ayrıca kilodan bağımsız olmakla birlikte selülitin oluşmaması için tek yol vücutta yağ oranının düşük olmasıdır.

    şimdi gerçek hayattan örneklersem; kilom genelde normalden 5-6 kilo fazla olmasına rağmen hayatım boyunca düzenli spor yaptığımdan hiçbir zaman bu problemle karşılaşmamıştım ta ki geçen sene sakatlanıp sporu tamamen bırakana kadar. dolayısıyla 1 yıl içinde ciddi şekilde selülit oluştu.

    2 aydır düzenli olarak cardio yapmaya çalışıyorum. ve yanında yaptıklarım ile doktorun dediğine göre ciddi şekilde iyileşme var. peki neler mi yapıyoruz bu süreçte;

    - mümkünse her gün, yoksa haftada 3-4 gün spor ,
    - spor sonrasında yapılan banyoda, sorunlu bölgeye aşağıdan yukarıya doğru yapılan kese ,
    - gün içerisinde bolca sıvı tüketmek özellikle bitki çayları yağ takımı ve toksin atımı için de çok faydalı,
    - yağlı yiyecekler, özellikle fast food tüketmemek,

    ve sonuç olarak günden güne pürüzsüz, sağlıklı bir vücut. sadece biraz sabır ve azim ile yapamayacak şey yok, selülit halt etmiş.
  • reiki'ye gore sebebi biriktirilmis ofke ve kendini cezalandirma.

    tedavi icin soylenecek telkin cumleleri: baskalarini bagisliyorum. kendimi bagisliyorum. hayati sevmek ve onun tadini cikarmak icin ozgurum.
  • muhabbet kuşlarının çıkardığı seslerden birisi.