şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: gezi parkı)
  • antik çağ hikayesi şöyledir:
    iki dost, birbirlerine çok değer verirler ama bir gün ayrılmak zorunda kalırlar, ayrılık günü bir veda sofrası kurmaya karar verirler, elveda demeden bi kere kadeh tokuşturmak isteyen iki dostun kadehleri cınlatmasıyla kadehler paramparca olur, her ikisi de kadehlerden küçük birer parça saklamak için alırlar, bu parçaya da 'simbolin' derler, aslında hiç ayrılmadıklarını hissetmek üzere bu parçaları kalpleri üzerinde taşımaya karar verirler.
    zamanla bu kelime değişip yerini sembole bırakmıştır -bazı kesimlerde de senbol'e-
    çok şey ifade eden minik parcacıklara sembol denir olmuştur.
  • sembol ve mana, kılıç ve kını gibidir.

    kını olmayan keskin kılıç herkesi keser, ''kılıcın kesmekten utanması olmaz '' der hz. pir mevlana (k.s).

    ondan dolayı bu kılıcın kınında olması gerekir ki herkesi aynı keskinlikte kesmesin, çünkü herkesin kesilmeye olan kabiliyeti farklıdır ondan dolayı hakikatler böyle, böyle sırlanır. herkes bu sembollerden kendi istidadına göre bir keskinlik kazanır. bu keskinlik kabiliyeti kazanarak da olabilir ya da ilahi bir vergidir. ama her iki durumda da gayret etmek, akmaya çalışmak gerekir.

    öyle diyor güzeller.*
  • bir araya gelmiş insanların ortak temsil dilidir.

    (bkz: assemble)
  • sembol genel olarak bir nesne veya imgenin kendiyle ilişkili ama kendinden başka bir anlam taşımasıdır. bu açıdan eski insanların düşünce biçimidir denebilir. hala da sembolik düşünme günümüzde en yaygın şekildir.

    (bkz: sembolizm)
    (bkz: simge)
  • saint benoit'nın ilkokul kısmı.
  • rüya kanatan şeyler.
  • göstergenin bir türüdür. gönderme yaptığı kavramla arasında fiziksel bir benzerlik, bağlantı yoktur. aradaki ilişki tamamen conventionnelledir. örneğin beyaz güvercin barışın sembolüdür.

    diğer gösterge türleri için (bkz: ikon) (bkz: indice)
  • varlığa dair bildiğimiz ne varsa, hepsi. hepsi birer harf, hepsi birer kelime. tüm evren bir mektup. hem okunan hem kendini okuyan bir kitap.

    semboller, harfler kendisini anlatmaz. bir manayı ifade eder, başka bir şeyi anlatır. yazıdaki harflerin kendilerini değil kendilerinin ötesinde bir manayı ifade etmeleri gibi.
  • kendisini "sol görüşteyim" diye tanımlayan insanların bir kısmının maddi olarak benimseyip koruduğu

    kendisini "sol görüşteyim" diye tanımlayan insanların bir kısmının ise sadece bu maddi sembolleri yıkmaya çalıştığı

    bir savaşa yol açmaktadır bu kavram. birileri birilerinin sembollerini yıkar, çünkü sembollere karşıdırlar ve diğerleri de buna karşılık kendilerine yeni yeni maddi semboller üretmeye devam ederler. işin kötüsü insanlar birilerinin maddi sembollerini yıkarak onların düşüncelerini de değiştireceklerini zannederler.

    işte böyle bir paradoksa yol açar bu meret.