şükela:  tümü | bugün
  • hanginiz lan o ilk evrimleşmeye başlayan?

    ne gerek vardı arkadaşım. ne güzel oturuyomuşuz ağaçlarda izliyorum da televizyonda... yemek ye, sex yap ne biliyim kalk kez arada. uyu falan, şimdi nedir? daha hiçbir bokun farkına varamadan okula başlıyoruz. 7 yaşında ulan insaf. nasıl da ağlamıştınız ama anneniz sizi bırakıp gidince "neresi burası ya" diye :) neyse. öyle ya da böyle ortalama 25 yaşına kadar da okuyoruz-okutuluyoruz. hayatın kanımca en güzel dönemi olan üniversite yılları en çabuk biteni oluyor. o dönemin bile büyük bi çoğunluğu gene plan-proje-okuma vs ile geçiyor. sonra erkeksen bi de askere gidiyosun. hadi 5.5 ay git. 26 yaşına geldin. sonra çalışmaya başlıyosun. para kazanman gerek çünkü, para nerden çıktı? gene insanlardan... televizyon geçmişimin büyük çoğunluğu hayvan belgeselleri izlemek oluşturduğundan birçok hayvan hakkında gerekli gereksiz birçok bilgiye sahibim. insandan başka "ne yapsam da hayatı kendime zehir etsem" diye uğraşan başka bi hayvana daha rastlamadım henüz sevgili arkadaşlar. para icadı, sistemler, meridyenler, matematikler varsayımlar vs... varsayıyoruz bunları, aslında yoklar ne güzel. şempanzelerin umrunda değil mesela meridyen-geometri falan. sonra da öğrenmek zorunda bırakılıyoruz bu varsayımları. neyse sonra sabah 9 - akşam 6 çalışma başlıyo. günde 8ya da 9 saat. hadi 7 saat de uyusan en az 17 saat sana kalıyo 6 saat. bu arada mecburi ihtiyaçların var 2 saatin de bunlara gidiyo. sıç yemek ye vs. sana kaldı günde 4 saat.. doya doya "yaşa"...30 yaşına kadar da bu şekilde günde 4 saat yaşaya yaşaya gelirsin ne güzel.sonra evlenme olayı girer devreye. evlendin çoluk çocuk bakım derdi bilmemne derken,ölürsün o 4 saatini de yaşayamadan. hayvanlar ne güzel. aslana bak bi antilop indiriyo doyuruyo çocuklarını. geri kalan zaman gene onun. biz günde 9 saat çalış da para kazan da ohooo. zaten yapıyosun çalışıcam derken onu da göremiyosun bütün gün. akşam oluyo hadi bebekken sevdin sonra ergenliği var, metalciliği var anlatsan anlamaz dönemleri... zaman dedim bu arada o da insan icadı. "ay ay ay geç kalıyorum" demek için üretilmiş. lan bi dur...

    hanginiz o ilk evrimleşmeye başlayan doğruyu söyleyin bişey yapmıcam? hayatımı yaşıyamıyorum lan yapmak zorunda olduklarımı yapıcam derken. ah ben olucaktım o ilk evrimleşmeye başlayan şempanze ki teeey.. daha şimdilerde ateş icad ediliyo olurdu heralde. o derece geri bırakırdım insanoğlunu. inmezdim ki ağaçtan. protein ihtiyacımı her tembel şempanze gibi karıncalardan karşılardım, uğraşmazdım av falan. zaten meyve desen gani, orman yer yer temiz,yeşil; bol c vitamini ooh. evrimleşmeye çalışan öteki şempanzeleri de engellerdim. baktım evrimleşmeye başlıyolar "siktiret be olm oturuyorz bak ne güzel" empatisi kurardım. masturbasyon yapalım derdim o yan ağaçtakilere bakarak. kandırırdım bi şekilde. çocuğumu da yapardım yanımdan da ayırmazdım ne güzel. düşünen hayvanmış... canım ya... neyi düşünebiliyosun lan işten güçten? düşünmeye vaktin mi var? en düşünemeyen hayvan da sensin bence. siksen evrimleşmezdim ben valla diyorum.
  • cikar iliskisi gozetmeden, sirf iyilik olsun diye iyilik yaptigi gozlemlenen (bkz: altruistic) ve kaydedilen, insan disindaki -bildigim kadariyla- tek hayvan.

    sozkonusu deneyde, bir bakici ortama geliyor ve bir esyasini bilerek, uzanamayacagi bir noktaya dusuruyor. eger sadece o esyaya bakiyorsa sempanzeler pek iplemiyorlar ama elini uzatip almaya calisiyor ve basaramiyorsa, sempanzeler esyayi alip bakiciya atiyorlarmis. sartlandirilma ve cikar iliskisi isin icine girmesin diye de herhangi bir odul/ceza sistemi yok; hatta bakici kiliginda olmayanlar bile kullanilmis deney esnasinda.

    100000 milyar dolarim olsa yapacagim is sudur arkadas: once klonlama isin bir tam olarka cozerim, keciydi koyundu filan degil adam gibi sempanze klonlarim. sonra yaklasik 100 milyon sempanze klonumla dr muro'nun (ugrasamadim simdi nasil yazildigini bulmakla) adasini devremulk usulu kiralayip, bu hayvanlari alttan ustten kictan agizdan ufak derecelerde radyasyona tabii tutarim, aci ceken olmasin diye de sinir sistemlerini kurcalarim onceden. eninde sonunda biri konusacak ama ben orada da durmayacagim. devremulkun ustune yatip, hayvanlar biraraya gelip daktiloyla shakespearein bir eserini tesadufen yazana kadar beklerim. ondan sonra da o kagitlari alip, boyle abuk sabuk analojiler yapan fundamentalistlere veya insanmerkezci her kim varsa onlara yediririm. 2 sene sonra radyasyonun yolactigi cilt kanserinden olurum. parami, karmamin ebediyen 1000'de kalmasi karsiliginda sozluge bagislarim. sonra birileri bu arastirmalarin sonuclarinin altina gelir, okumaya inanmadigi icin plajda boy sirasina girmis midyelerden tutun da dalgalarin tesadufen kumdan kale yapmasina kadar bircok degisik evrim illustrasyonuyla izleyenleri saskina cevirir ve gider. bizim cabalarimiz da tarihin tozlu sayfalarina gomulur. tozlu son.
  • köylerinden olmayan bireyi yalnız gördüklerinde tecavüz etme, diğer şempanze gruplarından kız kaçırma, adam toplayıp kavgaya gitme gibi davranışlar sergiledikleri görülmüş.

    aralarından bir şempanze tayyip çıksa "insanların iyi yanlarını değil, ahlaksızlığını almışız" dese, kurur, kalırız.
  • şempanzelerde aile içi şiddet, yamyamlık gibi özelliklerin tamamen çevresel koşullara bağlı ortaya çıktığını iddia eden tezler mevcuttur.
    örneğin mecra değiştiren bir nehrin ayırdığı aynı klana ait iki ayrı koldan, bitkisel besinlerin herkese yetecek kadar bol olduğu kısımda kalanların otobur ve barışçı kalmalarına ve daha çok ağaçların üzerini yaşam alanı olarak kabullenmelerine karşın, kurak kısımda kalan şempanze topluluğunun çok daha siddet eğilimli oldukları , daha fazla yerde kaldıkları ve etobur beslenme alışkanlıkları (hatta yamyamlık) geliştirdiklerinin gözlemlendiği rapor edilmiştir.
    bu durum bir başka primat kolu olan atalarımız "homo erectus"un ayağa kalkıp yürüme ve toplayıcılıktan avcılığa geçme evrimsel gelişmesiyle benzerlik gösterir gibidir.
    kaynak:
    davranışlarımızın kökeni yazarı:serol teber)
  • "şempanzelerin arasına girmeye hiçbirimiz cesaret etmiyoruz. bekçileri ve ben bazılarıyla oldukça dostane ilişkiler içindeyiz -- ama sadece barınaklarındayken ve aramızda parmaklıklar olduğunda. hayvanat bahçeleri yetişkin bir şempanzeye asla tam olarak güvenmemeyi bir kural haline getiriyorlar. insanlardan daha ağır değiller, ancak *çok* daha kuvvetliler. hayvanat bahçelerindeki şempanzelerle ilgili sorun, üstün kuvvetlerinin fazlasıyla farkında olmaları. bu, çabuk öfkelenen mizaçlarıyla birleşince onları ölümcül yapıyor."

    - frans de waal, chimpanzee politics: power and sex among apes, 1982
  • kel olduğunda kas yapısını gözler önüne seren;
    http://upload.wikimedia.org/…6/bodybuilderchimp.jpg
  • ann premack 1976 yılında kendileri hakkında şöyle yazmış;

    "şempanze yetiştiren insanların, tıpkı çocuklarından olduğu gibi şempanzelerinden büyük beklentileri vardır. ve şempanzeleri bu düzeye ulaşamazsa çok üzülürler.. insan yavrusundan başka hiç bir yaratık bir yavru şempanze kadar şefkat duygusu yaratmaz. kocaman yuvarlak gözleri, nazik bir kafası vardır * ve aynı yaştaki bir insan yavrusundan çok daha uyanıktır. * bir şempanze yavrusunu kucağınızı aldığınızda uzun, titreyen kolları ve bacaklarıyla vücudunuzu sarar. bunun etkisi ise müthiştir - onu eve götürmek istersiniz." * *
  • primatlar arasinda insandan sonra evrimin en ust basamagina cikmis olan turdur. alet kullanmayi becerebilen nadir turlerdendir.
  • kendi kendini tedavi edebildiği bilinen birkaç türden biri. hangi hastalıkta hangi bitkinin yeneceği bilgisi gençlerin yaşlıları örnek almasıyla nesilden nesile aktarılıyor.