şükela:  tümü | bugün
  • üyesi olmadığı hâlde bir partinin, bir topluluğun görüşlerini benimseyen veya bir görüş, bir öğretiyi, bir akımı tutan kimse, duygudaş.*
  • şu şekilde de kullanıldığını görebileceğimiz sözcük:

    kıbrıs türk görmezler derneği’nin onaylı sempatizan üye listesi
    http://www.ktgormezlerdernegi.org/…tizan_uyeler.htm

    amiga sempatizan rehberi
    http://www.amigart.com/tr/adp/asr.html

    kıbrıs türk görmezler derneği ve amiga sempatizanlarının terörist olmadığı konusunda hemfikirsek bir sonraki aşamaya geçebiliriz.

    sempatizan sözcüğü fransızcadaki "sympathiser" fiilinden gelmektedir. hatta olay aynen şu şekilde olur:

    sympathiser - mastar eki = sypmpathis + ant = sympathisant (yani sempati duyan)

    benzer bir çekim de militer fiilinden gelen militant için sözkonusudur.

    verilen ilginç örnekler de küçükken izlediğim bir filmi hatırlattı bana. çocuk evde köpek beslemek ister, köpek alınır ama isim bulamaz köpeğe. annesi de incil'i aç oradan bir isim seç, kutsal bir isim olsun falan der. çocuk da incilden bir isim bulur: something*
  • sikim gibi kelimedir. destekçi desen destekçi değildir, x'li desen o da değil. o, sempatizandır. bunlar genelde de yasa dışı şeylere sempati duyar. ben hiç hayvan hakları sempatizanı, tema sempatizanı ya da cydd sempatizanı görmedim hayatım boyunca. kelime oyunu arkasına gizlenip de tepki çekmekten korkmanın değişik bir kılıfı olsa gerek. pkk destekçisi demek göt isterken, pkk sempatizanı demek sanki fonda bütün dünya buna inansa ah inansa çalarken dağlarda bayırlarda koşmak gibidir. sempatiktir. destekçiyim de kardeşim açık açık, ne bok yemeye sempati duyuyorsun. hayvanları uzaktan severim gibi bir şey olsa gerek.
  • aklın ve hareketin bir bedende toplanmadığı durum
  • gökhanzan
  • kullanımı yanlış olup anlamı çokça saptırılan kelime.

    şöyle ki, "bir parti veya ideolojik gruba fikirsel açıdan sempati besleyen kişi veya kişilerdir." olarak tarif edilmesi gereken kelime siyasette çoğu zaman "yanlış veya yasadışı görüş ve gruplarla gizli ya da açıktan fikir birliği taşıyan kişi" olarak bilinir.

    kaldı ki fikir birliği diyorum, yani tam anlamıyla bir ülkü birliği de söz konusu değil. yani bu da ülkedeki fikir özgürlüğü atmosferinin ne denli hasar görmüş olduğunu gösterir. ***

    "öyleyse ne halt yemeye böyle kullanılıyor?" diye soracak olursanız, "bu tür kenarda köşede kalmış(en azından böyle algılanmış) ideolojik grupların açıktan temsilcisi, destekçisi veya sözcüsü olmaz. olsa olsa sempati besleyeni olur, o yüzden sempatizan diyelim biz bunlara. " demiş olabilirler yani. başka açıklaması olamaz.

    (tabi ki de radikal grup ve görüşlere karşıyım, zaten konu da bununla ilgili değil; ancak bir dildeki kelimelerin anlamları üzerindeki oynamaların da, o dili kullanan toplumun aynası olduğunun bilinmesi gerekir.*)

    bir başka örnek olarak: bu tür durumlarla ilgili çokça kullanılan bir başka kalıp da (bkz: aktivist)'tir.

    hala anlamayanlar için not: burada dikkat çekmek istediğim konu kelimenin işaret ettiği görüş veya topluluklara haksızlık edildiği (ya da edilmediği) değil, kelimenin kullanımındaki bilinçli (ya da bilinçsiz) yanlışlığın toplumumuzdaki kutuplaşmayı açıkça gösterdiğidir. (kaldı ki verdiğim örnekler, apayrı görüşlerin temsilcilerine yapılan haksızlıkları içeriyordu dikkat ederseniz.)
  • (bkz: duygudaş)