şükela:  tümü | bugün
  • çook eskidir bu adam. artık sağ değildir. son 10 yıl içinde öldü sanırım. beşiktaş'ta şemsi yastıman saz evi var.
  • kırşehirli mahalli sanatcıdır. daha çok şiir türü eserleri ile beğeni kazanmıştır. yakın tarihte (yanılmıyorsam 1998 ya da 1999) vefat etmiştir. en beğenilen eseri mahalli dil ile yazılmış, çocukluğa ve yöresel kültüre özlemi dile getiren "memleket hasreti" isimli şiiridir. yanında devamlı bir not defteri taşıması, "anana sövseler not al" lafı ve konserinde kadınların çeşme başındaki dedikodularından esinlenerek her türküsünden sonra "iyi demiş miyim" demesi aklımda kalan hoş özellikleridir.

    memleket hasreti

    ölmez, sağ olursam bu yaz inşallah
    sılayı bir daha görmek istiyom
    çuğun'a varınca ya ağşam, sabah
    topraklara. yüzüm sürmek istiyom

    kaman'ı, mucur'u, çiçekdağı'nı
    kındam, dinekbağı, hem özbağ'ını
    köylü, kentli, hastasını, sağını
    görüp bir muhabbet kurmak istiyom.

    hacı bektaş, ahi evran sultanı
    aşık paşa, kaya şeyhi cananı
    imarette neslim şeyh süleyman'ı
    aşk ile bağrıma sarmak istiyom.

    ahievran, çarşı içi, hökümet
    kümbetaltı, kayabaşı, imaret.
    akrabayı, eşi dostu ziyaret
    uğrayıp, hal-hatır sormak istiyom.

    ne büyüktür zevki yurdu görmenin
    kaç senenin hasretine ermenin
    dört bir yanda methedilen termenin
    şifalı suyuna girmek istiyom.

    halam sağ olsa da, sesim duysaydı
    cebime devramel, iğde koysaydı
    (şunda yi) diyerek alma soysaydı
    cevizi de dişle kırmak istiyom.

    bir de gitsem tezem beni görseydi
    içi çokelikli dürüm dürseydi
    hele azıcık da sızgıt verseydi
    o an pirzolayı yermek istiyom.

    dayım gilden acık köğtür aldırsam
    emmim gilden armıt kak'ı buldursam
    ceblerime şak leblebi doldursam
    töhmeleyip, uşgur kırmak istiyom.

    söğürmelik bir et çıksa satırdan
    höşmerim, çullama gitmez hatırdan
    kuşlukleyin hedik gelse tandırdan
    çölmeğin içine girmek istiyom.

    bir hağbe kemeyi yüklesem sırta
    çıksam bir alamaç yapacak sırta
    beş gö suvan, üç kaynamış yımırta
    bazlama içine sarmak istiyom.

    bunları her daim arzular özüm
    memleket mahsülü vücuda lüzum
    tokaloğlu kaysı, dıranı üzüm
    tek, yimeyim, şöyle dermek istiyom.

    bir dügün olsa da bir kayın gitsek
    dokuz butlu tavuk lafını etsek
    dam pilavu, gelse yisek tüketsek
    davullu zurnalı dernek istiyom.

    harmana denk gelse, düvene binsem
    şöyle dabaz olup, kaşınsa ensem
    acık bağ bellesem, acık dinlensem
    çayıra bir pala sermek istiyom.

    bağ bozumu üzüm haftına batsak
    bekmez kazanına hayvalar atsak
    boranıynan damla şiresi datsak
    arı soksa, çamır sürmek istiyom.

    üç arkadaş şöyle bir bahça bulsak
    çalpıdan hatlayıp, bir üzüm yolsak
    sağbısı dutsa da, bir rezil olsak
    o tatlı günlere ermek istiyom.

    seğirdip, dolaşsak hep tarla dapan
    keklik dutmak için kursaydık kapan
    daş döğüşü olsa, vızlasa sapan
    kafamı, gözümü yarmak istiyom.

    bilmem ki olur mu gine becerim ?
    çayırda oynasak zıkka, acerim
    terleyip, karakıp, bir su içerim
    dalağım kabarıp, böğrmek istiyom.

    enteremi giysem, sümüğüm aksa
    koluma silerim, yağlığım yoksa
    (başangı) dır diye mahalle bıksa
    kesekle camları kırmak istiyom.

    cesurluğum dutsa, şöyle kasılsam
    yaylıların arkasına asılsam
    kımçıyı yiyince yere yassılsam
    yollarda ağlayıp durmak istiyom.

    ceviz kaval etsem, sakam da toksa
    çızgılı oynarım, eneğim çoksa
    koluma söylerken bir döğüş çıksa
    sumsuk yimek, hem de cırnak istiyom

    tok, çik, opban, mirre bir aşşık atsam
    sakanın dımığna kurşun akıtsam
    üç yüz enek ütüp, cebe bakıtsam
    (ne şişiyon la) dedirmek istiyom.

    görür m’ola bu fakirin gözleri ?
    delice çay'ını, berrak özleri
    kıssıkkaya serinledir bizleri..
    neyleyim denizi, ırmak istiyom.

    kim sorarsa yazdın bunları niye
    gelecek nesile kalsın hediye
    kırşehir'de doğdum, türkmen'im diye
    her yerde göğsümü germek istiyom.

    ey şemsi yastıman, ümitli kulsun
    kısmet ise gayen yerini bulsun
    hemşeriler buna vasıta olsun
    kırşehir'e selam vermek istiyom.
  • yakın bir süre önce yitirdiğimiz şemsi yastıman, türk halk müziği'ne ''kaynak kişi'', ''derleyici'' ve ''aşık'' kimliği ile emeği geçmiş bir usta halk sanatkarıdır. asıl adı ''mehmet galip şemsettin'' olan şemsi yastıman, şekerci ahmed ağa ve ilhamiye hatun'un oğlu olarak 10 temmuz 1923'de kırşehir'de doğdu. saza ve söze ilgisi ortaokul yıllarında başladı. önce kırşehir ve çevresinde ki ustalardan etkilendi. ankara'da bulunduğu yıllarda yağcıoğlu fehmi efe ve genç osman'ın müzik meclislerine girerek kendini ve sazını geliştirdi. bu yıllarda sahneye çıkmaya haşladı. bir süre izmir'de bulunan ve burada evlenen şemsi yastıman, daha sonra istanbul'a yerleşti ve san'at hayatını burada sürdürmeye başladı. kısa sürede şöhreti arttı, gazinolarda çalışmaya başladı. dönemi içinde basın-yayın organlarının en çok bahsettiği sanatçılardan biri oldu. onlarca plak doldurdu ve pek çok kez türkiye radyoları'nın emisyonlarına davet edildi.
    şemsi yastıman, özellikle halk müziği geleneğinin çalıp-söyleme tarzını benimsemiş bir halk sanatkarı olarak adından söz ettirdi. aşıklık geleneğinin çeşitli türlerinde seslendirdiği eserlerle ve bilhassa dönemi içinde unutulmaya yüz tutmuş olan ''destan'' ve ''taşlamaları'' ile sevildi.
    ayrıca, memleketi kırşehir'in müzik potansiyelinin geniş kitlelere tanıtılmasına, ''mahalli sanatçı'' kimliği ile ön-ayak oldu. sanatçı kişiliği yanında, kendi adını taşıyan dükkanında saz dersleri vererek pek çok sanatçı yetiştirdi. türk halk müziği konusunda çeşitli kitaplar ve notalar yayınlayarak kültür-san'at hayatına hizmetlerde bulundu. şemsi yastıman, doğduğu gün ve ay'a tesadüf eden 10 temmuz 1994 tarihinde lapseki'de vefat etti.
  • ilk elektro bağlamayı isteği üzerine erkin koray'a yapan kişidir.
  • gittigidiyorda 45likleri çok uçuk fiyatlara satılan türkücü. 2 de filmde oynamış zamanında.
    http://www.imdb.com/name/nm1168539/
  • http://40.gen.tr/ adresinde bazı mp3lerine ulaşabilirsiniz.
  • doğaçlama espri yeteneği zirve yapmış ozan. değme standupçılara taş çıkartır cinsten;

    http://www.youtube.com/watch?v=dpip0dljfwy *
  • kendisinin soyledigine gore en cok tutan turkusu "ezmeylen ezmeylen, dert biter mi gezmeylen, mezarımı kızlar kazsın, naylon saplı kazmaylan" imis.

    http://www.youtube.com/…ri5r4ljpo3s&feature=related
  • "
    zenaat destanı

    allah her kula bir zenaat vermiş,
    meğer ki, bol nasip, kısmet yazıla.
    kimine hoş geçim, kanaat vermiş... mehr lesen
    kimine hırs vermiş, doymaz az ile.

    terk-i sıla ettim on beş yaşımda
    dolaştım bir hayli kendi başımda
    her ne iş tuttuysam felek karşımda
    nâçar kaldım paylaşılmaz koz ile.

    garip kaldım, kimse yardım etmedi
    küçük memur oldum, maaş yetmedi
    ev geçimi hiç de düzgün gitmedi
    ceryanı kestiler kaldık gaz ile.

    tuhafiyeciliği seçtim, olmadı
    terzi oldum, kesdim biçtim olmadı
    kumaş mağazası açtım olmadı
    hep mallan güve yedi haz ile.

    marangozluk el kaptırdı hızara
    tellâl oldum, kıtlık geldi pazara
    fırıncı oldum, yangın çıktı kazara
    malım mülküm harap oldu köz ile.

    kasap oldum, bereketin adı yok
    kimi et yağsız der, kimi budu yok
    aşçı oldum, yemeklerin tadı yok
    el âlemi suya yaktım tuz ile.

    manav oldum, hep çürüdü yemişler
    kunduracı oldum, bilmez demişler
    reçber oldum, bütün ters gitti işler
    aylar, yıllar geçti kurak yaz ile.

    dabbak oldum, hep çürüdü deriler
    celep oldum, ölüp gitti sürüler.
    bakkal oldum, kaçtı hep müşteriler
    başka bir iş yapsam hangi yüz ile?

    demirci oldum, herkes beni haşladı
    gürültüden şikâyete başladı
    çöpçü oldum, mahalleli taşladı
    süpürürken evler doldu toz ile.

    nalbur oldum, kimse kapım çalmadı
    saatçi oldum, sağlam saat kalmadı
    takımları sattım, kimse almadı
    mezatçıya verdim yüz bin naz ile.

    eczacılık yaptım, arttı ölümler
    mühendis oldum, ağır geldi ilimler
    fotoğrafçı oldum, yandı filimler
    müşteriye karşı döndük rezile.

    çiçekçi oldum, hep goncalar buruştu.
    nakliyeci oldum, kamyonlarım vuruştu
    telefoncu oldum hatlar karıştı
    tamirat bitmedi hemen tez ile.

    kara borsa bilet sattıramadım
    sahte makbuz kestim, yutturamadım
    spor toto oynadım, tutturamadım
    haftalıklar bir bir gitti vız ile.

    hâkim oldum, cezayı çok gördüler,
    trafikçi oldum, fazla yordular
    polis oldum, çok vazife verdiler
    kaçırdım mahkûmu yorgun göz ile.

    maliyecilik de değil pek kolay
    gümrükçülük yaptım, duydum çok kolay
    bankacı oldum, bir ay sonra bir olay.
    açık verdim, vızıla da vızıla.

    halıcı oldum, bonolarım çatıştı
    çünki işim taksit ile satıştı
    yorgancı oldum, hep pamuklar tutuştu,
    kaldım bir tek iğne, bir top bez ile.

    işportacı oldum, malım basıldı
    şoför kâhyası oldum, sesim kısıldı
    sütçü oldum, bütün sular kesildi
    çoğaltma çaresin bulduk buz ile.

    elektrikçi oldum, çektim telleri
    karıştırdım odaları, holleri
    hep cereyan çarptı tutan elleri
    tesisatı söktürdüler tez ile.

    asker oldum, anam yollara baktı
    izin istemekten âmirler bıktı
    subay oldum, sık sık tâyinim çıktı
    turist gibi şarkı, garbi gez ile.

    boksör olsam, kuvvetli kol istiyor
    sarraf olsam, parayı bol istiyor
    öğretmenlik ince bir yol istiyor
    atatürk'ün gösterdiği iz ile.

    şekerci oldum, şekerlere zam geldi
    kabzımal oldum, hep meyvalar ham geldi
    camcı oldum, bütün kırık cam geldi
    işin yoksa, hem ağla, hem sızıla.

    matbaacı oldum, karıştı harflar
    tersinden okundu kâğıtlar, zarflar
    müşteriden duyduk çok ağır lâflar
    bedduayla dedi, işin bozula

    emlâkçi oldum, çok söyledim yalanı
    göremedim benden bir ev alanı
    mimar oldum, çözemedim plânı
    geçti ömrüm yanlış formül çiz ile.

    tapucu oldum, hep karıştı sınırlar
    sahipleri garez etti sanırlar
    kadastrocu olsam, gaddar tanırlar
    inkisarla uğrattılar nüzule.

    berber oldum, belediye kapattı
    kahvecilik yaptım sermayem battı
    meyhaneci oldum, dükkan top attı
    içen kaçtı hepsi ayn poz ile.

    şoför oldum, arabayı devirdim
    pilot oldum, tayyareyi savurdum
    vatman, kaptan oldum, dümen çevirdim
    hiç bir gün gitmedi rotam düz ile.

    doktor oldum, tedaviye geldiler,
    ilâç verdim, zehirlenip öldüler.
    dişçi oldum, suçu benden bildiler
    zayıf gelen çıktı şişman yüz ile.

    müteahhit oldum, tez iflâs ettim,
    avukat oldum, hep boş dâva güttüm.
    gazeteci oldum, çok fazla öttüm
    tıktılar hapise birkaç söz ile.

    üfürükçü oldum, kendim çıldırdım
    müezzin oldum, cemaati yıldırdım,
    imam oldum, yanlış namaz kıldırdım
    müftü el çektirdi işten vaz ile.

    baktım hayırsızım, ortada kaldım
    vaz geçtim sanattan başka iş buldum
    inşaata girdim, amele oldum
    ta üst kattan yere düştüm hız ile.

    velhasılı hiç bir işte gülmedim
    meğer kader böyle imiş bilmedim
    bir de hovardalık yapayım dedim
    yedik malı mülkü karı-kız ile.

    şemsi der: münasip iş bulamadım
    gidip bir baltaya sap olamadım
    bağlamadan başka saz çalamadım
    akibet ırızkım çıktı saz ile.

    şemsi yastıman
    1955-beşiktaş "

    yazilisindan ellidört sene önce bugün (biraz önce) dinledim.
    güldüm.
    agladim.

    gecen ellidört senede degisen pek birsey olmamis.