şükela:  tümü | bugün soru sor
  • harika bir eser, dinlerken içinde kaybolan bir şarkı. sitem, hasret, özlem, tutku...

    şiir her şarkıya gitmiyor, uyumlu olmuyor ama burda şarkıyı cok güzel tamamlamış ve güzel bi sona bağlamış.

    http://www.youtube.com/watch?v=jyvxrbd2xqg
  • alkol ile birlikte kesinlikle tüketilmemesi gereken parçadır.
  • sana geldim, son'a..
    sende yeryüzüdür gölde vuran ey suların sonsuzluğu
    bakışlarım demir atsın gözlerinin limanına
    fırtınalar yorgunu yüreğim sana
    bütün sahablarım sesinde ağarsın
    keder tırmanmasın yüzüme bir daha sarmaşık gibi
    öpüşlerin damlasın çöl dudaklarıma
    biliyorum
    yüreğin durgun sudur dindiğim, korku kıyılarımı sildiğim
    sana geldim sustum ve yumdum iki damla ateş düşürdüğün gözlerimi
    al uslandır korsan bedenimi
    gece kanat çırpsın parmaklarımda
    birbirimizden kaçıracak yerimiz kalmasın
    birleşsin yağmur soylu ellerimiz
    bırak, öpüşlerim ağzını kapatsın
    uzun uzadıya susarak kalalım birbirimizde
    sabaha söyleyecek söz bırakmayalım
    köpekler gibi havlayan acılarımız sussun
    sevda çözmesinkendini bizden
    sularca gülüşelim
    yüreğin alıkoysun gitmelerimi
    sana geldim 'sona'..

    ....

    devam eder böylece..
  • müge sarıkurt'un ezgisinden tunay bozyiğit'in sesinden dinlenen sahrud ve seyduna türküleri albümünden büyük eser.

    sözleri de tam olarak şöyledir.

    yangın yangın bakışların
    saçların rüzgar rüzgar
    savur alevini yansın
    gözlerime konan turnalar

    sen hiç mi bahar görmedin
    yüreği aşka boyun eğmedin
    beni kovsan gitmem derdin
    yavan; kokusuz yalancı !
    şehirde ezgimiz yandı gittin
    deva bulmam, gözlerime değdin
    şimdi kupkuru bir çöl gibi sözlerin
    yaban kokusuz yalancı!

    en kaynar su bile olsan
    ateşimi söndürürdün
    yüreğine bir sorabilseydin
    bu zulümü bitirirdin!

    yangına el olalın
    umutları od olur
    bir ömür yangınsız sevda
    yanar yanar kül olur

    sen hiç mi bahar görmedin
    yüreği aşka boyun eğmedin
    beni kovsan gitmem derdin
    yaban kokusuz yalancı.
  • on numara bir parça. günde en az iki kere dinliyorum. şiir de şarkının ortasına tam oturmuş.
  • al işte 2014 mart.

    hangi bahardan bahsediyorsun ki?

    şarkı.
  • şiir bölümünü william shakespeare'în yazdığını düşünüyorum.
  • bir kereden fazla dinlenmemesi gereken şarkılardan. ilk dinleyişte böyle sevmekle sevmemek arasında arafta bırakıyor, sonraki dinleyiş ise fena yakıyor..

    üşengece link:
    https://www.youtube.com/watch?v=ih0pe_cvoze
  • öğleden sonra, yağmurlu bir havada sığınılan mekânda, çay içerken, bir an sevilen kişinin gözlerine bakınca bilinç altımın hatırlattığı şaheser.

    o ân ki duygularımı da yazmadan edemeyeceğim.
    unutmam unutamam ama şurada dursun.

    bugün gözlerin yaşardı ya birden
    ilk kez öyle görmüştüm,
    ah o kocaman gözlerin!
    gülerkende sarılasım çok gelirdi
    o an bağrıma ayrı bir basasım geldi
    öyle bi yandı ki içim
    öyle kanadı
    öyle aktı nehirler misali
    taştı
    hiç mi görmemiştim ağlayan birini
    görmemişim böylesini!
    hiç mi görmeyecektik güneşli günleri
    boşver dedi içimde ki
    seni ilk kez öyle görmüştüm
    çok acıttı
    çok güldük ama mutlu bir gün de değildi
    hava yumuşaktı biraz ama içimizi donduran acıların erimesi için çok güneş gerekirdi
    sonra kalktık
    yağmur kollarını açmış bizi beklemişti
    yeterince sarhoş değildik ya biraz daha ıslatacaktı belli
    koluna giremedim karşıdan karşıya geçtik
    başım dönüyordu
    bir şey sana çekiyordu beni
    yaklaşamıyordum
    sonra birden birşey oldu
    ve sarıldık
    sarıldık ya o bahar kokulu saçların
    kalbimi sarıp sarmaladı
    sarıldık ya
    gök bu yağmurunu bizim için yağdırıyordu
    sarıldık ya
    kesildi ankara'nın akşam trafiğinin sesi
    sarıldık ya
    yirmi saniye olmamıştı belki ama
    kokunla doldu içim
    hiç böyle olmamıştık oysa ki
    acı, yaramız daha da bi yakınlaştırdı
    bundan sonrası daha zor
    iyidir mutludur diye kendimi rahatlattığım sözler boşa çıktı
    nasıl unutacağım nasıl gözünün yaşını
    herşeyimi almışlardı
    birde bu derdi nasıl taşıyacağımı söyleselerdi
    mutlu olmam gerekirdi şimdi
    uzun zaman sonra sarılmıştık
    bir acı daha eklendi
    kimseye diyemeyeceğim yine
    boğulacağım