şükela:  tümü | bugün
  • 26 aralık - 30 aralık 2002 tarihlerinde profilo gösteri merkezi'nde tekrar sahnelenecek olan tiyatro oyunudur şen makas. 3-4 sene önce çok popüler olmuştu.
  • şafak sezer'in de rol aldigi interaktif tiyatro oyunu. güzellik salonunda işlenen komik bir cinayeti, izleyicilerin dedektif gibi sorular sorarak çözmeye çalıştığı oyunda katil kim çıkarsa final ona göre oynanıyor.
  • seneler önce kuşadası açık sinemasında izlediğim, şafak sezer'in etraftaki apartmanların balkonlarından izleyen beleşçilerden oyun sergilendiği anda bile "teyze börek göndersene" vb. gibi komik sözleri ile daha da komik hale gelen oyun.
  • 1999 yılında izlediğim, kadrosunda çiçek dilligil, cengiz küçükayvaz, şoray uzun, deniz oral, şafak sezer gibi iyi oyuncuları barındıran oyun. hatırladığım kadarıyla (bkz: hey gidi günler hey) bir cinayet işleniyor, polisler şafak ile şoray; şüpheliler ise cengiz, deniz ve çiçek. seyirciler oy veriyor, kim seçilirse oyun ona göre bitiriliyor, üç şüpheliden biri hapsi boyluyor. mesela bizim oyunda seyirciler deniz'e oy vermişti, ben çiçek'ten yana oy kullanmıştım (bkz: gereksiz bilgi)
  • of amınakoyim bu ne, ulan zaten ne haldeydim şu an ne hale geldim iyi mi. orta 2deydim lan, ya da 1 miydi. erhan kankam hala tokat'taydı. 1 değil de 2ydi 2. babası ziraat bankasının müdürü bunun. çok taşşaklı adamdı o da. bilet vermişler bu oyuna. bu beni de çağırdı sağolsun. ama bizim bahçe var tokat'ta. haftasonları gidiyoz babamla, çalışıyoz. pederin en büyük ve tek hobisi bu bahçe. gidiyo, götü başı ter içinde kalıncaya kadar çalışıyo, rahatlıyo. şimdi de emekli oldu gitti yazlık aldı sırf bahçesi var diye, orayı da hayvanat bahçesine çevirdi zaten ahah. kalender adamdır ama neyse. o gün de işte biz ilaç yaptıydık, meyve ağaçlarını ilaçlamıştık. babam, birader, ben. üstüm başım bok gibi kokmuştu, ama bi yandan da bu oyuna gidecem, heyecanlıydım falan, tokat'ta böyle çok fazla atraksiyon olmuyodu zaten. gerçi gerçi adama sorarlar 10 seneyi geçiyo nerdeyse ankara'dasın da kaç kere tiyatroya gittin diye. neyse 1 buçuk saat falan banyo yaptıydım o koku geçsin diye oyuna gitmeden önce. erhan'a " olum bi koku geliyo mu lan benden? " diye sorduydum da, " sabun kokuyosun lan " demişti ahaha. adamım benim ya.
  • bu oyunun şu sıralar dünya'nın en uzun süre oynanan tiyatro oyunu diye tiyatro kare (bkz: tiyatro kare) tarafından reklamı yapılmaktadır ancak bu bir aldatmacadır. çünkü dünyanın en uzun süre oynanan oyunu agatha christie tarafından yazılan the mousetrap (fare kapanı) isimli oyundur. 1952'den beri oynanmaktadır ve 2012'de 25.000 performansı oynanmıştır. bu asılsız "dünyanın en çok oynanan oyunu" ibaresini afişe çok da araştırma yapmadan yazan veya bile bile reklam olsun diye oraya koyan tiyatronun profesyonelliğini buradan anlayabilirsiniz. umarım bu hatalı yazıyı afişten kaldırırlar.
  • bugün kenter tiyatrosu sahnesinde izlediğim oyundur (sahne ile ilgili yorumlarımı o başlığa yazacağım).

    ilk bölümde oyun tipik bir tiyatro oyunu olarak çerçeve sahnede oynanıyor. oyunda işlenen cinayete göre oyunun ikinci bölümünde seyirci oyuna dahil oluyor ve oyunun sonunu da soruları ile belirliyor. bu anlamda interaktif yapısı ile oyun ilginç olmasına ilginç, ancak oyunculardan bazılarının oyundaki rolerini benimseyememe sorunu var. oldukça hızlı ve tempolu gitmesi gereken ilk bölüm, temposu düşük gidince seyirci oyundan kopabiliyor.