şükela:  tümü | bugün
  • aleyna tilki'nin sen olsan bari şarkısının ed sheeran'ın shape of you şarkısına birebir benzemesi iddiası.

    derin incelemeler yapılan video

    hadi arkadaşlar geçmiş olsun siz aslında aleyna değil ed sheeran sevmişsiniz vicdanınız rahat olabilir. açın bol bol dinleyin kulağınızın pası silinsin 2 milyar olmuş görüntüleme zaten.

    kredit: (bkz: #70041579)
  • ağzım açık izledim. türkiye'deki çarpık müzik endüstrisini bir kez daha görmemizi sağlayan bir intihal gerçekten
  • teessuf ederim efendim. aleyna hanim gibi buyuk bir sanatciya yakistiramadim.
  • "laf atıyorsunuz."
    "kıskanıyorsunuz."
    "başarasını kabul edemiyorsunuz."
    "bu şarkı benim için guilty pleasure."

    alın size türkiye'nin geleceğin starı:

    çakma klip.
    çakma şarkı.
    çakma hareketler.

    üstelik yetenek (hem vokal hem şarkı yazarlığı) sıfır.

    ve o kadar önemsiz bir müzik piyasasına sahibiz ki kimse dönüp telif davası bile açmaz.
  • hirsizlikta master yapmak bu olsa gerek.
    (bkz: aleyna tilki'nin yeni şarkısının ego'ya benzemesi)
  • kulak yetmezliğinden destekleyemediğim iddia.

    shape of you en sevdiğim, hayatımın çok özel bir dönemine kazındığı için de hep seveceğim şarkılardan biri. o yüzden başlık dikkatimi çekti.

    tilki bacıyı bilmem, müziğine de maruz kalmadım, en adil jüri üyelerinden biri ben olurum zahir diye düşünüp utube üzerinden şarkıyı buldum, bulmaz olaydım. jüri üyeliğinden çekiliyorum sözlük, çünkü onca çabama rağmen şarkıyı tamamen dinlemeyi başaramadım. kulaklarım kanadı, bi daha bi yerlerde denk gelirsem gün doğumunda uykusu bölünüp yatağına sarımsaklı kahvaltı getirilmiş vampir gibi olacağıma da eminim. o neydi be!
  • bu veletin şarkısını dinlemedim dinlemem de. ilk klibini kazara 1 yazıyla bir defa dinledim. şimdi bu yenisi çalıntıysa da fark etmez. niye mi? bu kadar organizma bu bacımızı ilah edip dinlerken bunların sırtından eşşek yüküyle para kazanırken gider basar parayı öder cezasını olur biter 3. çalıntıyla yoluna devam eder. hep kapitalist düzen işte bunlar
  • shape of you'da, tlc no scrubs
    sample'inin kullandığını ve bunun telif hakkı ödenerek yapıldığını bilmeyen youtibirlar varmis ya. off ciddi ciddi video çekmiş bir de.

    bati müziğinde intro,bridge,chorus var. türk popunda ise giriş (intro) ve nakarat(chorus) var, bridgeden dolayı fark olusacak, bire bir benzerlik bulamamak dogal diyebilirsiniz elbette.ama bu şarkılar zaten formulu ortak/ tekellesmis şarkılar. 96-98 bpm denilen şey spor salonu* şarkıları.oraya. shape of you yerine genie in a bottle koy o da benzer çıkacak. özeti max martin formulu turkiye'de.
  • -ekleme: anlamadığım nokta, sanki 'hayır sarkılar birbirine hic benzemiyor, sağır mısınız?' deniliyormus gibi cevap verilmesi su yazılanlara. ben bu sarkıyı ilk dinledigimde yanımdaki arkadasıma 'shape of you'ya benziyor parca' diyip güldüm. nitekim, su sıralar shape of you havasında olmayan sarkı yok. chainsmokers parcalarına, the neighbourhood parcalarına benzeyen de tonlarca parca bulabiliriz. bununla beraber 'calıntı' veya 'alıntı' demek ile, 'benziyor' demek arasında dağlar kadar fark var cünkü shape of you, pop müziği icin su aralar 'mükemmel formül' olarak görülüyor. adamlar da bu ise yarayan formülü de kafalarının bir kenarında tutmus hazırlar iken. bahsedilen konu çağdaş atonal müzik falan değil, aleyna tilki ve emrah karaduman, bunun farkına varmak gerekiyor. kalkıp da 'iyi sanatcılar esinlenir, büyük sanatcılar calar' romantikliğinden de bahsettiğim elbette yok yazıda. -

    -ekleme 2: 'ritmdeki değişiklikler, nakarat vs. bile aynı saniyede' diyenler var. bunun sebebi cok basit: öncesinde de dediğim gibi, pop müzikte sarkıların trafiği birbirine benzer. sarkıların bpmi (tempo, dakikadaki vuruş sayısı) de aynı olduğu icin nakaratın, bridgein vs. aynı ölçülere, saniyelere denk gelmesi doğal. en güncel ve bilindik janr olarak dubstep'te de bu böyledir. cogu dubstep sarkısının dropu 55. saniye etrafındadır. 127- 132 bpm arası değişen janr temposunun doğal bir sonucudur bu. sanatçı kalkıp da introya 8 ölçü daha koymaz ise, cogu dubstep sarkısı gibi drop 55. saniyeye denk gelir. bu kalıbın dışına cıkılır ise sarkı ya cok kısa olur ya da gereğinden fazla uzar. dubstep'i gectim, jazz doğaçlamalarında bile kimin kaç ölçü solo çalacağı az çok bellidir. çünkü ortada ideal bir formül vardır.

    pop müzik gibi bir alanda zaten amac dinleyiciye müthiş bir müzikal haz yaşatmak değil, belirli bir hissiyatı (ne kadar dolu bir hissiyattır bu tartısılır) karsıdakine kompakt sekilde, hızlı tüketilebilecek bir ürün olarak vermektir.

    'sonda yazmıstım bunu ama başa taşıyorum: müzikten en anlamayan adamın yapacağı 'calıntı' argümanını destekleyecek bir kanıt olarak sundugu seyin ciddiye bile alınmayacak kadar ucuz olduğu bir insan tarafından ortaya atılan iddia. kanıt dediği şeye bak, aynı tonda olmaları icin şarkıyı yarım ses yukarı al, bpm'ini ayarla, sonra da 'aa harika bak ne kadar benziyorlar demistim calıntı diye' bunun üzerine konuş. zeki müren'in şarkılarının tonlarını ve tempolarını da eşleştir bakalım ne elde edeceksin. zeki müren de hiç orjinal bir sanatçı değilmiş öyle değil mi?

    'müzisyen olmayanlar bilmez ton diye bir şey vardır' diye konuşmuş da durmuş arkadaş, oysa ki kendisi de dün öğrenmiş o terimleri. iki tane 4/4'lük aynı gamdaki pop şarkısının üstüste konulunca birbirine uyum sağlamasına şaşırıyor, öyle ki bu şarkılar aslında aynı tonda bile değil.'

    kendini müzisyen diye tanıtan bir adamın, 'zorlama' yöntemi üzerinden 'bakın ben anlıyorum, gelin bir de benim diyeceklerimi dinleyin' alt metinli iddiası.

    hayır, aleyna tilki'nin şarkısı shape of you'dan falan calıntı değil. 2017 yılında, pop müziğin, ögeler anlamında kendi icerisinde bu kadar benzerlik tasıyacak bir noktaya gelmisken kalkıp da 'calmıs ya hehehe bak suradaki akor aynı' demek düpedüz geri kafalılıktır.

    pop müziğin olayı son 6- 7 senedir bu arkadaşım. birbirine benzer müzikler yapılır, tutan bir akor progresyonu defalarca kez başka şarkılarda kullanılır. tutan bir şarkı trafiği yine aynı şekilde. bırak farklı müzisyenleri, aynı kişi, aynı ögeler ile 10 tane single çıkarıyor. bunun örneklerini ta 80'lerde modern talking'de bulabiliriz. bu adamlar vizyonsuz, yeteneksiz, sürekli aynı seyi yapan adamlar mı peki? hayır değil, modern talking'in etkisini herkes az cok biliyordur.

    günümüz popuna gelir isek, tasvip ettiğim bir üretim metodu mu? hayır değil. seri üretim üzerinden, tüketim icin üretim yapılan bir müzik kültürü üzerinden yer kapmak bana kalırsa özsaygı icermeyen bir yol. yine de gelgelelim, bu fikri destekleyecek sahte argümanlar kurmak da insana yakışmıyor. yok vokal aynı yerde başlıyormuş da nakaratda değişmiyormuş.

    'bakın surada bir benzerlik var', 'bakın ilginc bir benzerlik daha göstereyim' diyerek şarkıların çalıntı olduğunu bulamazsın, dedektifçilik mi oynuyorsun yahu? ayrıca sarkıda kullanılan ögelerin benzemesinin tek nedeni, son 5 senenin pop müziğinin bu ögeler üzerine kurulu olması. başka da bir benzerlikleri yok. iki kuzen birbirine ne kadar benzeyebiliyorsa bu iki şarkı da birbirlerine o kadar benziyor eğer zorlar isek. bunun da sebebi az önce dediğim şey işte.

    klasik dönem kompozitörleri üzerinden baktığımızda, ilk dinleyişte çoğunun müziği birbirine çok benzer. tecrübesiz kişi ayrımını yapamaz. bunun nedeni ise, o dönemin kompozisyon anlayışının katı ve belirli sınırlar üzerine kurulmuş olmasıdır. tıpkı bu dönemdeki pop müziği gibi. o zamanın müziği 'kraliyet' beğensin diye o sınırlar üzerine idi, şimdi ise 'ergen- genç dinleyici' beğensin diye. 'belirli bir zümre beğensin' diye yapılan müziklerin her daim 'eksik' kalacağı fikrine de buradan varılabilir belki.

    aleyna tilki'yi de müziğini de sevmem fakat herkesin kalkıp da şark kurnazlığı ile, cahilliğini farketmeden bir şey söylemesi, karşısındaki 17 yaşındaki bir kız diye kendini yetkili mercii zannetmesi dayanılır gibi değil. yahu siz kimsiniz arkadaş? ne yetkinliğiniz var? 5 yaşındaki çocuklar gibi gelip şurada laf sokmaya çalışıyorlar inanılır gibi değil.
  • şarkının düzenlemesinde birebir esinlenilmiş gibi. yani şu da olabilir, o kadar çok duyduk ki shape of you parçasını, düzenlemeyi yapan kişi de etkilenmiş olabilir farkında olmadan. ancak bu kişi ozan çolakoğlu olunca böyle bir amatörlük yapmaz gibi geliyor.

    ayrıca nakarat çok benziyor gerçekten.

    ama telif falan gibi bir sıkıntı olmaz bnce.