şükela:  tümü | bugün
  • yavuz bingol'un piyasaya adim attigi gunlerindeki albumu, tamamen turkulerden ibarettir, harikadir. adamin sesi ne guzel yaki$iyor turkulere. $imdi jhgjgjh olup cikti velakin. (bkz: edit tarihcesi)
  • sen türkülerini söyle 1986 yılında aslında tam da 12 eylül filmlerinin yapılmaya başlandığı zamanda ortaya konmuştur. onun için diğer 12 eylül filmleri ile karşılaştırılması son derece kolaydır. bu noktada hemen hemen bütün sinema yorumcularının yaptığı tipolojiden bahsetmek yerinde olacaktır. 80 sonrası türk sinemasında yapılan ve sosyal siyasal eleştirel içerik barındıran filmlerin geneline verilen ad olarak 12 eylül filmleri sınıflandırması yapılmıştır. o dönemdeki sosyal ve siyasal dinamiklerin birinci etkenlerinden biri olan 12 eylül 1980 askeri darbesinin sonuçları itibariyle toplumda oluşturduğu etkilerden bahsetmesi bu filmlerin en önemli içeriksel birliğini oluşturmaktadır.
    12 eylül filmleri türk sinemasında yeni ve farklı bir akım olarak değerlendirilebilir. bunun nedeni de türk sinemasında politik geleneğin gelişmesine hizmet etmesinde yatmaktadır. bu yorumun doğruluğu tartışıladursun bu filmler sinema tarihinde haklı bir yere sahiptir. bu dönemdeki yapılan filmlere bakıldığında akla gelen ilk isimler olarak sen türkülerini söyle, dikenli yol (1986), prenses, (1987), kara sevdalı bulut (1989) sayılabilir. bu filmlerin hemen hemen hepsinde baskının sonucu olarak düşünceleri yüzünden cezalandırılan insanların 80 sonrası topluma bakışı incelenmiştir. ancak bu bakış sonucu oluşan durumlar ise filmlerin farklı yönlerini oluşturtmaktadır.
    işte tam bu noktada sen türkülerini söyle değerlendirilebilir. çünkü bu çalışma filmin kahramanı hayri’nin yaşadıkları sonrasında topluma bakışı açısından diğer çalışmalara nispeten farklılık taşımaktadır. zira ana karakter hayri hiçbir zaman yaşadıklarından pişmanlık duymamış ve hapisten çıktıktan sonra sürgüne gideceği güne kadar olan süredeki yaşadıklarına karşı olumsuz bir tavır sergilemiştir. oysa diğer 12 eylül filmlerinde bu durum farklı şekillerde anlatılmıştır. bu yön de sen türkülerini söyle’yi, diğer çalışmaların yanında farklı kılmaktadır.
  • trt'nin yeni yarışmasıdır. *

    türkülere olan aşkımdan oturdum izlemeye başladım. bir daha izlemeye sabrım olacağını hiç sanmıyorum. bir-iki sorum olacak trt yetkililerine: çok merak ettim, türkü yarışması jurisinde zerrin özer'in ve aykut ışıklar'ın ne işi var allahaşkına? ortalama bir türkü dinleyicisinin bile türküler hakkında bu iki kişiden daha doğru değerlendirmeler yapabileceklerine inanıyorum; daha fazla türkü bilgisine sahip olabileceklerine inanıyorum hiç değilse.
    biri kafa bi milyon sanki, yükünü almış da gelmiş programa, illa ki gülecek, illa ki uzun uzun anlatacak, lafı dereden tepeden dolandıracak, başta ne dediğini unutacak, hazır eline canlı yayın fırsatı geçmiş anlamsız gülüşünü yetmiş milyona ulaştıracak, diğeri de "aman ha gençler bu vaziyet iyi, meşhur falan olursanız bozmayın kendinizi" alt metniyle illa ki olaya magazinel bir boyut katacak.
    zerrin özer konuşmasın şarkı söylesin. onu biz öyle sevdik, sevmeye devam edeceğiz. ama türkü yarışmasında jüri üyesi olup sinirlerimizi oynatmasın. biz onu güçlü sesinden şarkılar dinlerken sevdik. öyle kalsın.
    bu yarışma jürisinde bülent ersoy muadili bir üyeye ihtiyaç duyulduğundan , bülent ersoy kadrosundan girdi anlaşılan jüriye.

    bir soru daha: koca trt olarak sunucu sıkıntısı mı çektiniz? ya da biraz eğlenceli laflar söyleyecek, arada düzeysiz de olsa iki espri patlatacak bir adam mı gerekiyordu sunucu olarak? kadir çöpdemir bu programda çok sırıtıyor.
    ha, şu olabilir belki; zerrin özer'i toparlasın, az konuştursun diye bulunuyor olabilir. bu mantıklı bak.

    hande subaşı güzel bir kadın. tamam. o kadar... en azından anlamsız konuşmamaya çalışıyor. başlangıç için iyi ama konusu "türkü" olan bir yarışmada daha sonra nasıl bir performans gösterir göreceğiz. (ben seyredemem bir daha sanırım, izleyenlerden sorarım)

    aha şimdi duydum: "ben pek anlamam türkülerden sadece detonelere bakıyorum" gibi bi laf etti zerrin özer... iyi aferin!

    tabii bütün bunlar arasında diğer jüri üyelerinden olan orhan hakalmaz açıklamalı türk halk müziği dersi vermeye çalışıyor hem yarışmacılara hem de jüride yama gibi duran diğer * iki üyeye . k.ç.'nin en zorlandığı anlardan biri de bu oluyor zerrin özer'in sinir bozucu gülmeli tiradlarını durdurma çabaları ile birlikte.
    orhan hocam -kadir çöpdemir ipin ucu kaçtığında aşşşırı bir saygıyla böyle diyor- bazen uzatıyor, iki cümle öğretsem bile kardır diyesi var. arada hamasi laflar etme telaşını ne ola bıraksa da itici olmasa. türküler konusundaki bilgisine eyvallah, lafım yok ama hamaset olmasın yahu! olmasın!
    gerçi ben ne diyorum ki şimdi; kurum trt, iktidar akp

    hülasa: nerdeyse adamı türküden soğutacak bir türkü yarışması. sakil bir tarafı var. türkülerin hatrına avans versem mi programa bilemedim şimdi.

    not 1: gülşen kutlu'ya lafım yok.
    not 2 : azerbaycan'dan katılan türkücü "kızılgül" harikaydı, çok da şirin bir türkü söyledi. takıldı dilime: gence'de bir kız varımış, güneşe sen doğma deyirmiş, men parlaram, ışıram... kuşa sen uçma men uçaram deyirmiş... (tam böyle değildi sözleri ama buna benzer şirin mi şirin sözlerdi)

    düzeltme: imla bakımından
    gene düzeltme: çatlamak üzereyim; sus zerrin özer allahaşkına sus! türkülerin hangi yöre olduğunu bilmemek ayıp değil ama hem bilmeyip hem de sallamak ayıp oluyor yahu!

    -güzel bir eskişehir türküsü, ha ? hı? değil mi? istanbul muymuş? hı? öyle mi?
    (allahın adını verdim bak, bilmek zorunda değilsin tamam.ama iki dakka sus ya...)
  • faydalı olacağına inanıyorum bu programın. türkülerle buluşturması açısından. şahsen sevdim ben. bazı türkülerimizi ilk defa dinlemiş oldum. keşfettim, etkilendim, sevdim. iyi oldu. hem türk dünyasını bir araya getirmesi de çok güzel bir yanı. ırak'tan katılan var, azerbaycan'dan katılan var. zerrin özer de eğlendiriyor yine insanları, ne kadar eleştirilse de ben keyif alıyorum ne yalan söyleyeyim.
  • sen türkülerini söyle
    ve gülümse küçüğüm
    çünkü sesinin ırmağıyla
    yeşerecek hasretin bozkırları

    bir çağdaş türkü bestesi olan ahmet telli'nin bekle beni şiirinden. grubun solisti tolga çandar'ın muhteşem yorumu terar tekrar dinleme ve eşlik etme isteği uyandırır.

    edit: ve tabiki (bkz: kalan müzik)
  • bir daha izleyeceğimi sanmam demiştim ama tövbemi bozup programa kulak verdim. tv açık. izlemiyorum, dinliyorum.
    bana tükürdüğümü yalatan çok sevdiğim "türküler"dir, önce bunu söyleyeyim.
    zerrin özer o anlamsız ve sinir bozucu gülmelerini bırakmış görünüyor. geçen haftadan daha derli toplu konuşuyor. iyi.
    kadir çöpdemir espri yapacağım diye zaman zaman bayağılaşıyor. (bir soru sordu "orhan hoca"sına, karadeniz türkülerinde neden bir "nine" olayı varmış, hey allahım bana sabır ver! sorduğun nine başka şey, ima etmeye çalıştığın nene ya da nana başka şey.)
    hande subaşı dersine çalışmış öğrenci izlenimi veriyor.
    gülşen kutlu'ya gene lafım yok.
    jürinin konuk üyesi hasan kaçan iyi bir türkü dinleyicisi anlaşılan. aykut ışıklar'dan daha iyi bir seçim. bundan sonraki konuklar da bu minval üzre olsun, rica edeyim

    ama sinirlerimi zıplattılar yine. cahillik diz boyu.
    artvin'li yarışmacı türküsüne başlarken salona geçip ekrana bakasım geldi. (artvin memleket ne de olsa, kayıtsız kalamadım)

    türkü programında şu vahim hata yapılır mı kardeşim?

    türkü başlıyor. ekranda altta bilgi veriliyor. aha şöyle:

    ben seni sevdiğimi dünyalara bildirdim
    söz-müzik: kazım koyuncu

    ben utandım oturduğum yerde.
    bilmiyorsanız öğrenin kardeşim; maçkalı hasan tunç diye birisini duymadıysanız hele hele, türkü programı yaparken bir kere daha düşünün.

    tanım yapıyorum: bu iktidarın elinde kurumların ne hale getirildiğinin göstergesi olan programdır.
  • kamera, kadir çöpdemir'le hanımkızımızı aynı karede alabilsin diye çöpdemiri basamakta bekleten program.
  • ikinci serisi başlamış, ilk serisinde ilk dörde girenlerin trt sanatçısı kadrosuna alındığı yarışma.