şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: parlamento).
  • senatorlerin toplandiklari yer.
  • üniversitelerde; rektörün başkanlığında, rektör yardımcıları, dekanlar ve her fakülteden fakülte kurullarınca üç yıl için seçilecek birer öğretim üyesi ile rektörlüğe bağlı enstitü ve yüksekokul müdürlerinden oluşur.
    senato, her eğitim-öğretim yılı başında ve sonunda olmak üzere yılda en az iki defa toplanır.
    rektör gerekli görürse senatoyu toplantıya çağırabilir.

    beri yandan üniversite organlarının ortancası, kalbi, böbreği, karaciğeri, dalağıdır.
  • kabaca, halkın seçtiklerini (parlamento) ve aldıkları kararları denetleyen ve üyeleri genellikle halk tarafından seçilmeyen üst meclis. milletvekili seçimlerinde adayın halka yakınlığı, sevilirliği, kişisel serveti vs. özellikler seçimlere çok etki eder ancak memlekette ülke için çok değerli olabilecek bilgi ve beceriye sahip başka adamlar da vardır, onlar da senatoda toplanır böyle iki meclisli ülkelerde. örneğin amerikan kongresinin üst kanadına senato, alt kanadına temsilciler meclisi denir, ingiltere'de avam kamarası ve lordlar kamarası vardır. türkiye'nin de 27 mayıs ile 12 eylül tarihleri arasında gerçekleşen bir "cumhuriyet senatosu" tecrübesi vardır misal. (osmanlı'da da heyet-i ayan ya da ayan meclisi denir idi senatoya)
  • tıpkı meclis gibi çoğul bir kelimedir. topluluk ifade eder.
  • yüksek karar organı
  • batılı anlamda, devletin bekası için sistemin mütemmim cüzüdür.kritik ve hayati organların başına yapılacak atamaları onaylama yetkisi sebebiyle şahıslara göre değişiklik göstermez, oligark bir yapı gibi görünse de bulundugu ve olması gibi çalışan ülkelerde hem parlamentonun daha demokratik olmasının yolu açılır, hem de sisteme tehdit unsurlarının elimine edildigi yerdir.kah temsilciler meclisi kah avam kamarası yahut parlamento (bkz: tbmm) adı altında halkın temsilcilerinin bulundugu kurumların kritik noktalarda alacagı kararları kurumsal olarak denetler.

    doğal olarak farklı rejimlerde farklı isimler altında vücut bulur.

    (bkz: divan)
    (bkz: ulema)
    (bkz: ruhban sınıfı)

    devletin kalkanı vazifesini,kuruluş felsefesi doğrultusunda, kurumsal olarak yerine getirdiği için, eksikliği, ait oldugu rejim için her zaman tehdittir.

    senato part 2(heheyy edit version): en sonunda basından birisi, mehmet barlas ta bugün değinmiş bu konuya.türkiyede cumhurbaskanlığı makamının senato görevi yaptıgından dem vurmuş.tartışmaların hukuki ve kurumsal acıdan bam teli de burada aslında.ama gündemden cok uzak bir konu oldugu için kanun yapıcıların bu konu hakkında harekete gecmesi de reel politik acısından bi o kadar ufak ihtimal.ama yalın gercek te bu işte.

    http://www.sabah.com.tr/…1445da06bb3fe66b5d1d9.html

    bir devlet organizasyonuna giderken sistemin yapıtaslarını eksik bırakma lüksünüz olmuyor ne yazık ki.yahut olanı kaldırırken onun kurulus ve varlık nedeni hakkında bi fikriniz olmadıgında, belirli bir süre gectikten sonra tıkanma yasanması kacınılmaz oluyor.

    olmuş bitmişi tartışmak yahut ne yapılması gerekeni tanımlamak senato baslıgı altına yersiz durur ama edite mi eklesem ayrı bir entry olarak mı girsem şu tanımı onu bilemedim:

    senato: türkiyede varolanın kimler tarafından ve neden kaldırdıgının bilinmediği, tartışılmadıgı kurumsal yapı.yani işlevi yok diye bilinçsiz mi yoksa daha uzun vadeli ve bilincli bir tasfiye mi söz konusu?işte bu üstüne tartışmaya değer bir konu bence.

    alıştık edit 3: livaneli de bugün konuya değinmiş..hatta serzeniş bile aynı olmuş, okurken deja vu yaşadım..e aklın yolu bir tabi..(bkz: swh)

    linki için:

    http://www4.gazetevatan.com/…053&categoryid=4&wid=5

    son edit: abdullah gülde bu konuda anayasa mahkemesinin son cumhurbaşkanlığı seçiminde senato gibi davrandığından dem vurmuş.

    gibi yapmaktan ziyade aslına kafa patlatma zamanı gelmiş sanırım.öyle görünüyor.

    bitmeyen edit: konu gündeme iyice geldi sanki.rastladıkça burada derlemek lazım.bilgi kaynağı amaca hizmet ediyor.konu ile ilgili bir engin ardıçyazısı için de:
    http://www.aksam.com.tr/yazar.asp?a=82833,10,2

    yeni edit: lafı hiç dolandırmayan bir yorum da güneri cıvaoğlundan:

    http://www.milliyet.com.tr/…&date=03.04.2008&ver=83

    türkiyedeki bu meclisin pratikleri son akp kapatma davası ile iyice anayasa mahkemesinde görülmekte.iyi düşününce çok da şaşırtmıyor aslında çünkü anayasa mahkemesinin diğer adı da yüce divan.eh divan da osmanlı da bi çeşit senato.

    verilecek kararları tahmin etmek için iddia ve savunmaya odaklanmak yerine üyelerden kimin kim tarafından atandığına bakıldığına göre bugünlerde mahkemeden daha çok senato hatta.

    edit 26.04.2008: engin ardıç tan bir malumun ilanı daha..yukarıdaki konuların genel bir özeti ve sebep sonuç yorumu. intelijensiya çalışıyor.

    http://www.sabah.com.tr/ardic.html

    edit07.05.08:köksal toptanda topa girdi:

    http://www.sabah.com.tr/…d455bb8193606225bb738.html

    deniz baykal ise beğenmemiş fikri.konjonktur açısından.

    son edit 11.06.08: konu artık iyice gündeme geldiği için bu entrynin son editini eklemekte beis görmüyorum.o derece ki selahattin duman bile girdi topa, bize artık susmak düşer (bkz: swh)

    ama bir konu var ki zülfü livaneli 8 mayıs 2207 de bu fikri ilk ortaya attığı iddiasında bulunup "araştırmacılar bir gün bu fikrin bu tarihte söylendiğini fark edecekler" demiş bugün...aynı araştımacılar umarım buraya da bakar da bu entrynin ilk giriş tarihini not alırlar ve aferin plaketini bana verirler.

    o kadar yazmışız, yağma yok ..

    o yazı için tıklayınız:

    http://haber.gazetevatan.com/…10&categoryid=4&wid=5
  • bir müddet türkiye'de de uygulaması görülmüştür..
    (bkz: cumhuriyet senatosu)