şükela:  tümü | bugün
  • 1942 yılında ankara da doğdu. ilk ve orta tahsilini ankara da tamamladı. 1960 da devlet burslusu olarak almanya ya gönderildi. berlin teknik üniversitesi nden 1968 yılında metalurji yüksek mühendisi olarak mezun oldu. 1973 de berlin teknik üniversitesi nde metalurji alanında doktorasını verdi. 1973-1982 yılları arasında berlin teknik üniversitesi nde bilimsel çalışmalar ve öğretim üyeliği yaptı. 1982-1992 yılları arasında bm uzmanı olarak dpt de müşavirlik ve çeşitli bakanlara danışmanlık yaptı ve erdemir, asil-çelik ve tdçi yönetim kurulu üyeliği ve başkanvekilliği görevlerinde, 1989-1992 yıllarında tdçi genel müdürlüğü görevinde bulundu. 1992 den beri a.ü fen fakültesi nde öğretim üyeliği yapıyor. ayrıca hacettepe ve tobb üniversitelerinin uluslararası ilişkiler bölümlerinde türkiye ekonomisi ve karşılaştırmalı ekonomi dersleri vermektedir. 1995 den beri kardemir kurucu üyesi ve yönetim kurulu üyesi. 10 yıl başkanlığını yaptığı türk-alman mesleki eğitim vakfı meksa nın kurucu ve yönetim kurulu üyesidir. birinci dereceden alman devleti hizmet nişanı sahibi olan doc dr sencer imer evli ve üç çocuk babasıdır.
  • şu sıralar ufuk üniversitesi iibf'de ortaasya/rusya dersleri veren hoca. konuya hakimiyetinin yanı sıra, uluslararası alanda devlet temsilcilikleri yaptığı dönemlerden tecrübeleri ve saatlerce sıkılmadan dinlenebilecek sohbetiyle söz konusu fakülte için büyük şans.
  • kendisi artık hacettepe üniversitesi uluslararası ilişkiler bölüm başkanı dır. son zamanlarda bölümden ayrılacağı söylentileriyle öğrencilerini büyük üzüntüye sokmasının ardından ilaç gibi gelmiştir bu haber. başarılarının devamını dilemekteyiz.
  • yenilenebilir enerji düşmanı olmayan, sadece yenilenebilir enerji kaynaklarının diğer enerji kaynakları yanında çok küçük bir etkisi olduğunu düşünen bu yüzden de çok önemsemeyen hacettepe üniversitesi uluslararası ilişkiler bölümü başkanı. ayrca evet nükleer enerjinin türkiyenin enerji bakımından dışa bagımlı olmaması için gerekli olduğunu düşünür.
  • bir water politics dersinde anlattiklarini noktasina virgulune dokunmadan alintilamak istiyorum:

    "1 ton sigir eti = 13,000 ton su demek. yani ne yapar? 1 milyon ton sigir eti 13 km3 su. yani 1 kilo et 13 ton su ediyor. bir tir su. yani bir kilo et yerken aslinda bir ton su icmis oluyorsunuz. 13 ton suya esit. yani tabi o kadar su bunyenize almiyorsunuz. ama o kadar su kullanmis oluyorsunuz anlatabildim mi. hmm. bakalim. 1 ton bugday 1350 ton suya esit. evet. bugday da boyle. ...

    turkiye'de her yil km2'ye 643 mm yagis dusuyor. bu 64,3 cm yagis eder. gecenlerde televizyonda bir haberde izledim. cok fazla yagmur yagmis bir yere. ama kullandiklari birim. yani olcut olarak, kg cinsinden veriyorlar. metrekareye 15 kg yagis dustu seklinde soylediler. bu cok yanlis. bu sekilde ne olur? anlayamaz insan. kafasinda canlandiramaz yani. simdi bakin 64 cm su kadar (eliyle gosteriyor) yagis ediyor. bu daha anlasilabilir bisey. neyse. her yil metrekareye 643 mm yagis ne yapar, 0,643 hmm carpi 10 uzeri eksi uc hmm bunu da turkiyenin yuzolcumuyle carpalim, kabaca tabi bu ben bunu yuvarliyorum, 780,000 km2, carpiyoruz bunu, uc sifir on ussu eksi ucu goturuyor, hmm 501 km3/yil yapiyor m2 basina. evet. bunlari bilmek onemli elbette.

    1 kg bugday uretilirken 1,3 m3 su harcaniyor. 1 kg misir 0,5 m3 su. gordugumuz gibi misir cok su istemiyor. su harcamamak icin misir yesek daha iyi. degil mi? patates icin bu rakam 0,1 m3. bu cok az su istiyor. cok guzel. bu ne anlama geliyor? ulkemizi dusunuyorsak bugday yemek yerine daha cok patates yemeliyiz. patates yiyelim. patates ekonomisi. bakin mesela almanlar patatesi cok tuketirler. neden? ekonomi. 1kg pancar 2 m3 su. pancar cok su istiyor. pancar en cok seker yapiminda kullaniliyor. seker fabrikalarinin ozellestirilmesinin arkasinda, avrupa'nin bu konudaki baskisi da var. tabi bu gordugumuz rakamlari bilmeyen insanlar bunu anlayamiyor. ama ortada bir komplo var. oyle degil mi? yabancilar seker fabrikalarimizi alarak pancar uretimini azaltiyorlar. cunku su tuketimimizi azaltmak istiyorlar.

    1 kg sigir eti , 13 m3 su. sigir eti cok su istiyor. 1 kg domuz eti, gerci biz yemiyoruz ama, 4,5 m3 su. burada bir fark var. neden sigir daha fazla? domuz kapali alanlarda yetistiriliyor, zaten pis bir hayvan cok yikanmiyor, kotu de kokar zaten. sigir daha temiz bir hayvandir. balik ise tatli suda yetismediginden, tabi tatli suda yetiseni de var ama sayica az, hic su harcamiyor. hatta su uretiyor. o acidan cok iyi. sigir eti yerine balik yemeliyiz. ama bizde balikcilik gelismis degil. balikciligin denizciligin gelismesi lazim halbuki. antarktika diye bir kita var biliyorsunuz. oraya mesela, sili gitmis, arjantin gitmis, toprak almis cevirmis, taa norvec gitmis, efendim ta amerika gitmis, biz gitmemisiz. bu denizciligimizin gelismemis olmasindan. halbuki bizim neyimiz eksik? bizim de oralara gidebiliyor, oralardan toprak alabiliyor olmamiz, almamiz gerekir.

    amerikalilar kahvaltida bile et yerler. steak yerler. var mi amerikaya giden aranizda? once bira icerler. kahvaltida bile. sonra steak yerler. boyle yarim kiloluk steakler bile vardir steak lokantalarinda. gunde uc ogun et yerler. buna proteine dayali beslenme diyoruz. haftada bu sekilde 5,4 m3 su tuketirler. hmm gunde 5,4 m3 tuketiyorlarsa hmm bunu carpsak on ussu hmm ayda 16,4 m3, yilda ise hmm hmm kabaca 2000 m3/yil ediyor. bu cok muhtesem bir rakam. 72 ussu on uzeri alti carpi 200 = 14,410 carpi on uzeri hmm sekiz, evet, hayir dokuz, km3/yil eder. alti nokta bes carpi on uzeri dokuz, bu dunya nufusu, dunya nufusuyla amerikan tuketimini carpsak, herkes amerikan tarzi steak beslense yani, iki carpi on uzeri uc, 13 carpi on uzeri 12 yapiyor, 13 hmm 13 bin km3 eder. yani herkes amerikan tarzi beslense bu kadar su lazim. ama var mi bu kadar su? hayir yok. bunu kabul etmek mumkun degil. bu eksik sularini karsilamak icin de bizim firat ve dicle ye dadaniyorlar sonra. yok efendim yedirmezler. bu beslenme tarzindan vazgecmek gerekiyor. antarktika 'ya gitmis olsak mesela, orada tek hucreli deniz canlilari var. kabuklu. onlardan yemek lazim."
  • tahminimce yanlış ifadenin kurbanı olarak tiye alınmıştır. water politics dersinde kullanılan, sınıraşan sularımız ve türk dış politikasına etkileri adlı makalesinden noktasına virgülüne dokunmadan alıntı yapmak ve beslenme-su ilişkisine getirdiği sayısal yaklaşımı ifade etmek istiyorum.

    " ... keza hayvanların büyümesi de tamamen suya bağlıdır. bitkileri veya diğer hayvanları yiyerek, su içerek ve yıkanarak su tüketen hayvanların ne kadar su tükettiklerini anlamak için şu tespitleri hatırlamakta yarar vardır: 1kg sığır eti için 13,5 ton suya, 1kg buğday için 1,16 ton suya ihtiyaç vardır. amerikan tipi bir beslenmede, yani daha çok kırmızı et ağırlıklı, protein yoğun beslenmede bir kişinin bir günde aldığı gıda için gerekli su miktarı 5,4m³ dür. hayatta kalabilmek için beslenmede gerekli su miktarı ise 1m³ /kişi gündür. bitkiye dayalı vejetaryen beslenmede ise bir kişi için bir günde gerekli su miktarı 2,6m³ dür. buna göre abd tarzı beslenen bir kişinin yalnız gıda temini için su ihtiyacı 5,4(m³ /gün.kişi)x365(gün/yıl)=1971(m³ /yıl.kişi) olur ki örneğin türkiye'nin kullanılabilir yıllık kişi başına düşen su potansiyeli 95(km³/yıl)/72milyon=1319(m³ /kişi.yıl) bu su temini bugünkü şartlarda yetmez, artan nüfusumuz ve değişmeyen su potansiyeli dikkate alındığında gelecekte hiç yetmez. yani türkiye'de herkes abd tarzı beslense, türkiye'nin yararlınabilir su potansiyeli türkiye'deki insanların beslenmesine yetmez. bu arada sanayide, evlerde kullanılcak su için su da kalmamaktadır. dünyada yaşayan 6.2 milyar insan abd tarzı beslenmeye kalksa, ihtiyaç duyulan su miktarı bir yılda yalnız beslenme için 12.200km³/yıl su olur. halbuki dünyada kullanılabilir yağış miktarı 9000km³/yıl'dır. okyanuslardan karalara taşınan nem ile gelen karalara düşen ve akış haline gelen yağış miktarı 40.000km³/yıl olup bunun 25.000km³'lük kısmı çok büyük ve kısa süreli taşkınlar halinde kontrol edilemeden denizlere ve okyanuslara ulaşmaktadır. bu suyun 14.000km³'lük kısmının 5.000km³'lük bölümü dünyanın insansız bölgelerine düşmekte, buralardan da tekrar denizlere akmaktadır. geriye kalan 9.000km³ su, dünyada bir yılda yararlandığımız yağış miktarı, şu andaki dünya nüfusu için bile abd tarzı beslenmeye yetmemektedir."
  • yıllar önce turgut özal dahil birçok bürokrata danışmanlık yapmıştır. şu anda aksaray üniversitesi iktisadi ve idari bilimler fakültesi'nin dekanıdır. (bkz: http://iibf.aksaray.edu.tr/default.asp?asu=4)
  • bundan 2-3 sene kadar önce odtü metalurji ve malzeme mühendisliği'nde hoca olan kızı bilge imer'in verdiği transport phenomena dersine konuk olarak unutulmayacak bir derse imza atmış inanılmaz bilgili ve bir o kadar değerli hoca.

    dünya enerji dengeleri ve piyasasıyla açarak amerika'dan girip rusya'dan çıktığı dersi müthiş bir şekilde tahtaya yazmış olduğu ısı transferi formüllerine bağlamış, o gün o derste bulunanlar için özünde son derece boğucu olan bu dersin konusuna bambaşka bir kapı aralamıştır.
  • an itibariyle televizyonda, suriyeliler icin gelecek parayi suriyelilerin egitimine harcayalim sonra da onlari kalifiye eleman olarak avrupa'ya gönderelim demis kisi.

    demek ki bazi insanlar gerceklerden kopuk bir sekilde yasayabiliyorlar ülkede, cok ilginc.

    hayir kendi halkin sürünürken avrupa kalkinsin diye avrupa'ya kalifiye eleman yollamanin amaci nedir, egitimleri bizim tarafimizdan verilerek üstelik de.

    ben olsam gelecek para ile sinira duvar ceker sonra suriyelileri güvenligini benim saglayacagim suriye'deki bir bölgeye yollardim.