şükela:  tümü | bugün
  • bir türk kadınının taciz günlüğü başlığının twitter'da canlanmış hali.
    twitter'da insanların gerçek isimleriyle falan sayıp döktükleri hikayeler ibretlik. yüzlerce, binlerce hikaye var, 9-10 yaşındayken yaşananlar, 13 yaşındayken yaşananlar, hocalar, kocalar, hacılar.

    vay arkadaş...
  • bir kısmının abartı olduğunu düşündüğüm içerik.
  • yazılanları okuduğum zaman kendimi 1 anlık onların yerine koydum ve inanılmaz zor durumdu. bir de bunu yaşayanlar var yazık.
  • bu hashtag'e yazılanları okudukça kanım donuyor adeta.

    lütfen destek verin, herşey ortaya dökülsün.
  • iyi ki kadın olarak doğup bunlara maruz kalmamışım diye düşündürürken okudukça da erkekliğimden utandıran hashtagdir. lan siz ne pisliksiniz böyle, milattan önce mi yetiştirilip bu tarihe bırakıldınız

    çare: (bkz: idam)(bkz: bireysel silahlanma hakkı)
  • üniversitede öğrenciyken 2 yıl komşuluk ettiğim, sadece merhaba merhabamın olduğu, uzun zamandır aklıma gelmeyen kadınların tweetlerine rastladığım hashtag.

    abartı olduğunu falan düşünenler de var ki şuracıkta ölesim geliyor. hatta diyorum ki keşke abartı olsa.
  • erkeklerin, yok artik bu kadar da olmaz dedikleri kadinlarin ise "evet bak bu da oluyor" seklinde tepki verdikleri olaylarin anlatildigi hashtag. bircok kadin bu olaylari yasiyor veya yasayan arkadaslarini dinliyor. bircogumuz artik facebook gibi yerlerden atilan cinsel icerilikli mesajlari taciz olarak bile saymiyor, silip geciyoruz. bu vahset yasanmasaydi buyuk ihtimalle erkeklerin cogu "he evet evet herkes seni istiyor zaten" yazmaya, kadinlar da iclerine atmaya devam edecekti. pek bir beklentim yok ama, umarim biraz olsun degisir bu durum.
  • ne yazık ki bu ülkede yaşamanın ne kadar utanç verici olduğunu gösteren hashtag.

    abartı falan da değildir, biliyoruz bu ülkedeki sòzde adamları ne yazık ki.
  • sinirden bir şeyler kıracak düzeydeyim. kadınlar maruz kaldıkları şiddeti, tacizi, baskıyı anlatıyor, hala zorlanarak hala utanarak. ben tanıdıklarım, arkadaşlarım var diye yazamıyorum mesela o hashtage. sığırın biri gelmiş "hashtag açmış orospuluklarını ilan ediyorlar amk" diye tweet atmış. sen nasıl bir zihniyetin ürünüsün lan omurgasız? böyleleri varken nasıl güvende hissedeyim ben kendimi, böyleleri çevirirken toplumun çarkını ben nasıl şikayet edeyim, nasıl bağırayım, nasıl çığlık atayım? tacize uğrarsan bir kadından yardım iste diye tembihlenen ben, nasıl emin olabilirim korunacağımdan? yardım isteyeceğim erkeğin demek ki aranmışsın deyip bir daha taciz etmeyeceği ne malum? "televizyonda gördüğün her şey başına gelecek değil" dediler dün bana, sakin ol dediler, sinirden konuşamadım. anlamıyorsunuz, görmüyorsunuz; geliyor başımıza! sevgilimin elini tutmuş yürürken tacize uğradım ben, ağzımı açamadım ona bir şey olmasın diye. yanımda babam varken tacize uğradım ben. annemle yürürken ikimiz de tacize uğradık. arkadaşlarımla, kardeşimleyken. sayısını unuttum. varlığımı silikleştirme hissi duydum hep. korunmaya ihtiyacım varken ve yalnızken kime güveneyim? hangi birinize?
    burası öyle bir ülke ki; evimin önünde, yaşadığım apartmanın içinde tacize uğrarken attığım çığlıklar 13 yıllık komşularımızın birinin bile kapısını açtırmadı.
    burası öyle bir ülke ki; 13 yaşındayken şikayet etmek ve ifade vermek için gittiğim jandarma komutanı beni bakışlarıyla yedi bitirdi.
    burası öyle bir ülke ki; beni koruması gereken polis, üst arama bahanesiyle beni taciz etti.
    burası öyle bir ülke ki, ben öyle bir ülkede doğdum ve büyüyorum ki; yaşamak bir meydan savaşı.
  • "bir şeyler değişiyor galiba" diye düşünmemi sağlayan etiket.
    çok umutluyum ya. bu sefer bir algı kırılması yaşanacak galiba. yani sanki insanlığın bittiği yerde bir umut. atılan yüzlerce "okurken utanıyorum" tweeti bir umut. kadınların cesurca "bu benim utancım değil" diyebilmesi bir umut. "iyi şeyler birdenbire olur" lafı bir umut.

    toplumun, canice kayıplar yaşamadan bu bilince erişememiş olması ise her zaman çok büyük bir yara olarak kalacak.