şükela:  tümü | bugün
  • velhasıl; bir güngörmemiş aşığın artık paslanmış olan ıstırabının doruk noktasında savurduğu çaresiz intizardır bu; taağ bi eski sanat müziği şarkısı...

    gelgelelim; sadece ona ait değildir bu sözlem, çaresiz, mahpus ve münferit her gidenlere; tüm acizlikleriyle, enlem-boylam dinlemeden, kasıtsızca tutulan, her dem, tel-tane "kendini bilmez" sevdalının yakınmasıdır. fakat sadece o şarkı yapmıştır işte.

    bu farkedişin sonu, cehennemi kabullenmeyi hatta ona kavuşarak, "o"ndan kurtulmayı bile getirebilir. insan kendini sevdirirse götü kalkar, severse yine götü kalkar, sevgide işi yoktur insanın.
  • beste: baki duyarlar
    gufte: gonca gul

    seni ben ellerin olasin diye mi sevdim?
    ah ellerin olasin diye mi sevdim?
    herseyimi ugruna ben bos yere mi verdim?
    ah bos yere mi verdim?
    yalan sozlerle aldatip seninim derdin
    yalan sozlerle aldatip seninim derdin
    herseyimi ugruna ben bos yere mi verdim?
    ah bos yere mi verdim?

    damarda alkol olup akan sarkilar arasinda yer alir.
  • sirf seni ben ellerin "olsun" die mi sevdim gibi yanlis bi turkceye sahip oldugu icin dinleyemedigim sarki...evet garip belki ama dayanamiyorum, deliriyorum, cildiriyorum, tutmayin beniii diye bagirasim ve de eseri seslendiren kisiyi oracikta bogasim gelio...
  • eskiden dinlediğimde herkeste bıraktığı etkileri bende de bırakan, efkarlandıran, can sıkan, hatta ve hatta içimde ağlama isteği uyandıran şarkıydı. ta ki o talihsiz güne, youtube'da bülent ersoy ve fuat ergin yorumuna rastladığım güne kadar.
    ve artık şimdi kim söylerse söylesin bu şarkıyı nedense ciddiye alamıyorum, eskisi gibi hüzünlenemiyorum bu şarkıda. fuat'ın sahneye girişi geliyor aklıma, bülent ersoy'un fuat'a ettiği laflar, bu laflar edilirken fuat'ın suratındaki ifade geliyor. sonra bülent ersoy'un "şunu usülüne göre bir daha söyleyelim" demesi ve "bu şarkının usülü budur ve bu şarkıda senin işin yok dangalak" dercesine fuat'a, şarkıyı kendi kendine söyleyip bitirmesi geliyor. ve yediği laflardan hiç alınmayan, utanıp sıkılmayan fuat'ın şarkının sonlarına doğru(videoda 6.dakika falan) yaptığı el hareketi geliyor aklıma, kapatıyorum hemen şarkıyı. içimden bildiğim en ağır küfürleri ederekten lanet okuyorum bu videoyu gördüğüm güne...

    http://www.youtube.com/watch?v=dyercjuuhv4

    izlemeye üşenen veya okumayı daha çok sevenler için de konuyu kısaca anlatayım;

    efendim bülent ersoy bir televizyon programında sözkonusu şarkıyı söylemektedir. linkteki videoda dakikalar 2:30'u gösterene kadar her şey normaldir. bu anda arkadan fuat ergin gelir ve 45 saniyelik bir saçmalık olan rapini söylemeye başlar. şarkısı biter ve "bülent ersoy dinlemeye gelen seyirci" (nasıl bir izleyici kitlesiyse artık) fuat'ı alkışlar. duruma hafiften kıllanan bülent ersoy büyük bir şaşkınlıkla izler bu arkadaşı ve şu diyalog geçer aralarında;

    /// b.e - bülent ersoy
    /// f.e - fuat ergin
    /// u.b.p - unidentified bülent ersoy listening people (bülent ersoy dinleyen rapseverler birliği)

    b.e - bu neydi bu?
    f.e. - türkçe sözlü rap
    b.e - bu rap mi? bu mu? anladım, yani böyle şiirsel, bir ritm üzerine
    f.e. - ama konuşularak söyleniyor ritmin üzerine.
    b.e - siz bu işin icracısımısınız?
    f.e. - evet ben türkçe sözlü rap müzik yapıyorum, 16 yıldır
    b.e - 16 yıldır, kaç yaşındasın?
    f.e. - 33 yaşındayım ben.
    b.e - hiç göstermiyorsun.
    f.e. - eyvallah.
    b.e - eyvallah mı? türkçe yeni bir hal almış, ben bilmiyorum bu kelimeleri, bunlar gençlik kelimeleri heralde, özenti oluyor biraz ama, peki ağzınıza sağlık. yönetimin haberi var mı, vardır heralde.
    f.e. - yok ben sürpriz yapmak istedim, patladım birden buraya (ağzına s.çılan fuat burada hafiften tırsmıştır)
    b.e - ne diye?
    f.e. - böleyim diye,türkçe rap'i insanlara göstereyim diye ( u.b.p alkışlar)
    b.e - yok yok yönetimin haberi vardır mutlaka bu oyundan, çünkü habersiz bu olmaz. benim nasıl patlak vereceğimi de onlar çok iyi bilir. peki ağzınıza sağlık
    f.e. - ben teşekkür ederim
    b.e - peki o zaman yapalım mı şunu ayarında usülünde bir daha? ne diyorsun pabuç?
  • sarhoş kafayla bir anda akla gelince dinlenemeden durulmayan, dinlenince de ölmekten beter eden şaheser..
  • "seni ben ellerin ol diye mi sevdim" daha doğru bir türkçe olur kanısınmdayım
  • fasillarin bonus sarkisidir. saz ekibinden programin sonlarina dogru, herkes iyice icmis haldeyken kriz halinde istenir, bir defa soylemek de asla yetmez. cok guzel olmasinin yaninda ozellikle alkollu ortamlarda dinlenmesinin sebebi sanirim ayik kafayla dinleneyemecek kadar aci verici olusu. bu sozleri yazan kisiyle tanismak istemisimdir hep, sana ne yaptilar da bunlari yazdin, biz ayik kafayla dinleyemiyoruz bile demek istemisimdir.
  • cok hüzünlü bir hikayesi olan bir sarkıdır.
    her gün işe giderken pencerede gördüğü genc kiza asik olan genc bir gün bütün cesaretini toplayıp kızın penceresinin önüne gider ve kızdan telefon numarasini ister. gence karsı bos olmayan kız gence telefon numarasini atar. telefonda konusan gencler artık birbirlerini iyice tanımıslardır. cocuk bu telefon görüşmelerinden birinde sevdigi kıza su teklifte bulunur. "benimle evlenir misin" der. bu teklifi duyan kiz aglamaya baslar . neden agladıgını duyunca kız gerceği açıklar ve der ki benim ellerim yok der. cocuk hiç umursamaz ben senin ellerini değil seni seviyorum der. ve telefon konusmalarını sürdürürler. ve bir gün kız büyük bir sevinçle sevdigi adamı arar. artık ellerim oldu ameliyatla ellerime tekrar sahip oldum der. ve bu kez de cocuk ağlar ve bu sarkıyı besteler. ben seni ellerin olsun diye mi sevdim der.
  • türk sanat müziğinin en başarılı eserlerinden biri... sözlerini de yazayım tam olsun en güzelde bülent ersoy söyler...

    seni ben ellerin olsun diye mi sevdim ( baki duyarlar )

    seni ben ellerin olsun diye mi sevdim
    her seyimi ugruna ben bos yere mi verdim (n)
    yalan sözlerle aldatip seninim derdin
    her seyimi ugruna ben bos yere mi verdim (n)