şükela:  tümü | bugün
  • narsistlerin aynadaki görüntülerine söyleyebilecekleri bir laf.
  • bu kadar çok sevilen kişi tarafından bi o kadar da acı çekiliceğine bir işarettir bu his.
  • (bkz: ne gerek var)
  • love you more than bears love honey
    i love you more than jews love money
    i love you more than asians are good at math
    i love you even if it's not hip
    i love you more than black people don't tip
    i love you more than puerto ricans eat bats
    i love you like gary busey
    i love you more than dikes like pussy
    i love you more than my after show, monster bong hit
    but maybe it's patty hearst, siding with her kidnappers
    maybe it's south african miners killing, diamond wearing gangster rappers
    maybe it's like when...black guys call each other niggers

    bir sarah silverman sarkisi, jesus is magicte soyluyor.
  • (bkz: yalakalik)
  • "kendimi, sırf hoşuma gittiği için, seni kendimden bile daha çok sevdiğime dair kendimi de seni de kandıracak kadar çok seviyorum" cümlesinin kolpa süzgecinden geçmiş hali.

    (bkz: gen bencildir)
  • cok sevgili celil oker bir dersinde bize bir tiyatro oyunundan yola cikarak*, birinin askini bir otekine anlatmaya calisan bir ilan'a baslik yazmamizi istemisti. diyelim ki ahmet kisisi ayseyi cok sevmekte, askinin kahrindan olmekte, ama bir turlu iki dudagini bir araya getirip derdini ayse hanim kizimiza anlatamamaktadir. bunun uzerine ahmet kisisi bize gelmis "canim arkadasim, bana bir ilan yap. ben bunu yayinlatayim. ve senin sayende ayseye askimi anlatayim." demistir. bu durum sonucu bilimum insan evladi "ayni gogun altindan ayni yildizlara bakiyoruz ama sen de goruyorsun ki hicbirinin parlakligi gozlerinle, sekli vucudunla, durusu asaletinle yarisamaz" gibi basliklar atmislardi. saygideger hocamin bu tarz yalakaliklara, civikliklara cevabi "arkadaslar, iyi hos yazmissiniz da, herhangi biri gelip size bunu soylese inanir misiniz? tepkiniz ne olur? ya bi sktr git yavsak adam demez misiniz? poponuzla gulmez misiniz? cumleleriniz bile inandirici degilse eger, karsinizindakinin size nasil inanmasini beklersiniz?" olmustu.simdi bu saygideger insanin yorumundan yola cikarak irdelemek lazim bu cumleyi.

    diyelim ki bu cumleyi siz sarfetme gafletinde bulundunuz; ya da daha da beteri inanarak sarf ettiniz. manyak misin ey insan evladi. asklar bitmek icin baslar, unutmaya calismak icin yasanir. en uzun, en saglikli, en istikrarli, en sevgi dolu ve en saplantisal asklar platonik olanlardir. geri kalani hep yalandir. cunku tuketilir. platonigi bu kadar onulmaz kilan tuketilememesidir. arz olmadigi icin talebin tavan yapmasidir. onu da tuketebilirsek, yani platonik olarak sevdigimiz insanla beraber olmayi basarabilirsek, ondan da geriye izler disinda birsey kalmaz. zaman zaman uzuluruz bile o guzel duygulari harcadigimiz icin. seni uzaktan sevmek asklarin en guzeli diye bosuna dememis bilir kisi raporlari. zaten bu platonik asklarin buyuk olmasinin en buyuk sebeplerinden biri de o insan hakkinda yasarak ogrenemediklerinizden kalan bosluklari kafanizdaki hayallerle doldurmanizdir. o yuzden zaten bir iliski haline gelirse bu is yurumez. sizin hayallerinizde buyuttugunuz o yuce insan aslinda tanisaniz arkadas olarak bile anlasamayacaginiz, dusunce tarzina anlam veremeyeceginiz bir insan olur genelde. cinsel cekimdir platonigi besleyen. yani platonik askinizin bokunun, terli ayaklarinin kokusunu da bilmezsiniz. tirnaklari uzayip da camura maruz kalinca nasil siyahlastigini bilmezsiniz. uzun bir gunden sonra koltuk altinin ne kadar terledigini hayal etmezsiniz. burnu aktiktan sonra kanadinin kosesinde kalmis tatagi gormezsiniz. belki kulak killari vardir, belki de sirti killidir, genelde bunlardan da haberiniz olmaz. cunku istisnalar kaideyi bozmaz. neyse. demek istedigim sudur ki bu adami/kadini tabi seversiniz. cunku kadinlar osurmaz, sicmaz, burunlarini cekmez, kiclarini kasimaz, killari uzamaz v.s. dolayisiyla bu cumle en kolay platoniklere sarf edilir. ve yukardaki sebeplerden oturu yalandir. ayrica sarfettiginiz takdirde karsinizdaki size sosyopat liseli katil muamelesi yapicak, onun sumuklu mendillerini biriktirdiginize inanacak, bir daha sizi gordugunde “yusuf yusuf” diye yusuf isimli arkadasinin arkasina saklanacaktir.

    diyelim ki daha da ilginci beraber oldugunuz bu insana soylediniz. yapmayiniz, etmeyiniz. iliskilerin bitmesi bir yana, evlilikler bile bitiyor. hem de hepsi. illa ki bosanma gerceklesmek zorunda degil, bir saatten sonra insanlar ask degil sevgi-saygi-varsa cocuk cercevesinde iliskilerini devam ettiriyorlar. genc yaslardaki uzun iliskilerde boyle bir durum olmadigindan, disarda hala cok fazla secenek ve cok talep oldugundan bir zaman sonra iliskinin olmesi kacinilmaz hale geliyor. simdi bunu orospuluga yoran arkadaslara selam etmek isterim yazimin bu kisminda, uzgunum ama hic alakasi yoktur. tecrubeler yasanir, zamanlar paylasilir, bir noktada insanlarin gittigi noktalar kesinlikle farklilik gosterir. iste bu noktada aliskanlik adi altinda iliski yurutenler suc isleyenlerdir. hayat erken yasta kusulecek bir kurum degildir, evet kurumdur hayat. neyse neyse. bu noktada dedigim gibi karsindakini oyle bir sevmek ki kendini hafife almak, guzelim hayatindan daha onemli bir hale getirmek, hele ki bunu karsindakine soylemek ozguvensizliktir, anti-taoculuktur ama dombilidir ayni zamanda. kendimizi sevelim, kendimizi sayalim, annemiz babamiz bizi bu dunyaya garip bir insanin pesinden takilip kendimizi salivermemiz icin getirmemislerdir. bizim bir hayatimiz olsun diye getirmislerdir. iste bu noktada sex and the city’e kil olan bayanlar parmak kaldirsin lutfen.

    simdi gelelim madalyonun obur yuzune. sevgiliniz size “seni kendimden cok seviyorum” dedi. ilk sefer bunu ortaokul zamani “kargalar suruyle kartallar yanliz ucar” tadindaki sacma smsler gibi gorup, hoslanip, gulumseyip geciverebilirsiniz. olmustur bir dalginlik, kaptirmistir genc kendini, diyivermistir. lakin beraber oldugunuz bu sahis size bunu surekli soyluyorsa, hayatini size gore sekillendirmeye basliyorsa orda bir frene basip, buyuk resime bakmakta fayda var. cunku insanlar birseyler verirken, ne derlerse desinler, mutlaka ilerde birsey bekleyeceklerdir. bir zaman sonra sizin onu kendinizden cok sevmemenizden kaynaklanan durumlar problem olacak, tartisma konusu olacak ve dolayisiyla siz bu durumu anlayamadiginizdan aslinda tartisicak da cok birsey olmayacaktir ortada. sizin kendi hayatinizi yasamaniz, kendi arkadaslarinizi gormeniz, kendi sevdiginiz filmi izlemek istemeniz bile problem olabilir zaman icerisinde. makul bir insansaniz zaten anlam veremeyeceksiniz. yanliz iste bu durum boyle garip tartismalarla kapanmiyor maalesef. bunu bir de sonuclari var. surekli bir gerginlik yaratir bu durum. cunku karsinizdaki insan “sizin icin herseyi yaparken” siz onun icin “hicbir sey yapmiyor” durumuna dusersiniz. yani bu sapiklar bir de zeytinyagi gibi uste cikarlar.

    ya da tanimadiginiz bir insan/herhangi bir arkadasiniz size boyle birsey soyler ve yazma girisiminde bulunursa tam olarak sictiniz demektir. bu laftan sonra ben sizin yerinizde olsam halka acik yerlerde etrafimdaki her gunes gozluklu ya da gazete okuyan insandan kil kaparim, tuvalete girmeye korkarim, dusta kamera ararim. cunku bunu diyen normal bir insan olamaz. evet ilk basta hos gelebilir kulaga, davulun uzaktan gelen sesi gibi, ama uyusturucu gibi birsey oldugunu kesinlikle iddia edebiliriz cunku zaman icinde o hosluk icinden cikilmayan bir eziyet haline gelir. aman diyim.
  • "işte bu yüzden sana kendimden bile daha fazla acı çektiriyorum" şeklinde devam etmesi muhtemel cümlecik.*