şükela:  tümü | bugün
  • şu hayatta bir kadının mutlu olmak istiyorsa muhakkak izlemesi gereken tavsiye. doğruluğu şüphe götürmez.

    lakin benim gibi; sonuçları ne olursa olsun hayatta kendine karşı her zaman dürüst olmayı ve kendi duygularını ve içgüdülerini dinlemeyi şiar edinmiş insanlar bunu bir türlü beceremez.

    birini seversiniz, o sizi istemez. kalbiniz kırılır. kendinize şunu dersiniz: "yeter artık arkadaş, bundan böyle beni seveni seçeceğim. mutlu edilmek istiyorum. ben mutluluğu hak ediyorum."

    ve etrafınızdaki sizden hoşlanan insanların biriyle görüşmeye başlarsınız. arkadaş olarak takılırken sorun yok. muhabbet eder, eğlenirsiniz.

    ne zaman ki o sizden hoşlanan insan, bir süredir görüşüyor olmanın verdiği cesaretle size yakınlaşmaya başlar, işte orada, zaten her zaman ağzınızda taşıdığınız kalbinizin sesini artık daha fazla susturamaz hale gelirsiniz. elele tutuşmak gibi basit birşeyden bile kaçınmanın yollarını ararsınız. o artık susturamadığınız kalbiniz, onun size attığı her mesajda "atmasın bana mesaj filan, benim istediğim o değil!" diye tepinir. sizi öptüğünde gülümser ve bira şişenizi ağzınıza dikersiniz. ve gece boyunca bira içmezse ölecek hastalığına yakalanmışçasına o şişeyi ağzınızdan ayırmamaya gayret edersiniz, olur da bir daha öpmeye kalkışmasın diye.

    sorun karşı tarafta değil. sorun sizde. siz, sizi çok mutlu edecek birini gözünüzü kırpmadan tepecek kadar kendi doğrularınıza saplanmış birisiniz. kendi duygularınıza ihanet etmeyip karşılığında mutsuz olmayı; kalbinizi susturup, kıymetinizi bilen biri tarafından çok mutlu edilmeye tercih edebiliyorsunuz ya hani; siz aptalsınız. biz aptalız. ben aptalım.
  • (bkz: okumadım)
  • başlarda kabullenilebilecek eylem. zira en başta onun aşkı ikinize de yeter. ama zaman geçtikçe artık onun aşkı da bayatlar ya işte o zaman çok kötü. artık o insana bakamazsınız bile. onla yaptığınız hiçbir şey çekici değildir. sadece midenize kabullendirmeye çalışırsınız. "bu adam/kadın benim şu kadar zamanlık sevgilim. beni çok seviyor." diye. artık midenizin kabullenmediği anda ise sonuç ta baştan bellidir zaten.
  • denedi, yanıldığını anladı, bu söze sövdü, vazgeçti.
  • bana sevilmek yeter!diyenlerin tercihi bir durum.
    lakin insan sevilmek kadar sevmekte ister.ona karşı içinizde bir aşk yoksa eğer,
    onunki sevgi değil bir ''ilgi'' ilgilenme olarak yansıyacaktır size.
    bu ilgininde sürekliliği haliyle sıradanlaşacaktır hatta biryerden sonra artık sıkmaya da başlayacaktır.

    he diyosanki sevgi mevgi bunlar boş şeyler yoran işler,kendimi kasamam ödün veremem
    ruhum okşansın yeter,seven o sevilen hep ben olayım diyosan buna da sözümüz yok tabi.
  • karşılıklı sevdiğin bir insan yoksa yapılması en mantıklı davranistir. bırakın biri sizin icin uğraşsın, sizi mutlu etsin.
  • sanırım bundan sonra deneyeceğim eylem.

    kendi sevdiklerim sırayla 3-5 kere ağzıma ettiler vaktiyle ne de olsa.*
  • şairin bu mısrasına göre hiç seveni olmayanlar kendi sevdiğini seçebiliyor sanırım. ohhh yaşadık...
  • razı olmayı kabiliyet sanan, şükretmeyi kendi şahsına borç bilen kaybetmeye mahkum insan felsefesidir. kendi sevdiğinin peşinden gidemeyecek kadar taşşağın yoksa zaten, seçeneklerin sadece seni sevenlerden ibaretse, senin tercih hakkın senin sevdiklerini kapsamıyorsa yaşamdan aldığın tat nutella ve ya bir bardak bordo şarabından fazla olmayacaktır. şükretmemeli insan, daha fazlasını istemeli ve istediğini almalı.
  • icten ice desteklemek istiyorum ancak daha once denedigim ve karsimdakini husrana ugrattigim icin kendimi kandirip, dogrusu budur diyemiyorum.

    ustelik herseyimiz tutuyordu; zevkler, sevilen seyler, tarzlar... cok iyi bir insandi da, onun gibisini tanimadim simdiye kadar. ilgi, sevgi, saygi, sefkat, bunlarin eksikligini de cekmedim. dis gorunus desen, hayalimdeki tipin somut ornegiydi.

    ama olmadi, ayrildim. ilgi hosuma gitmisti, hoslanmistim da baslarda. ama o hoslanti zamanla sevgiye donusmedi, sadece surekli konusmak istedigim ve icinde tutku olmadan sevdigim bir insan oldu. yakin davranamadim, uzak durdum, en sonunda da 'sevemiyorum' diyip bitirdim. ve en cok canimi yakan da bu oldu. biliyorum ki karsima oyle iyi ve anlayisli, sevgi dolu bir insan cikmayacak. yine de bildigini okumaktan vazgecemiyor insan.