1. şu hayatta bir kadının mutlu olmak istiyorsa muhakkak izlemesi gereken tavsiye. doğruluğu şüphe götürmez.

    lakin benim gibi; sonuçları ne olursa olsun hayatta kendine karşı her zaman dürüst olmayı ve kendi duygularını ve içgüdülerini dinlemeyi şiar edinmiş insanlar bunu bir türlü beceremez.

    birini seversiniz, o sizi istemez. kalbiniz kırılır. kendinize şunu dersiniz: "yeter artık arkadaş, bundan böyle beni seveni seçeceğim. mutlu edilmek istiyorum. ben mutluluğu hak ediyorum."

    ve etrafınızdaki sizden hoşlanan insanların biriyle görüşmeye başlarsınız. arkadaş olarak takılırken sorun yok. muhabbet eder, eğlenirsiniz.

    ne zaman ki o sizden hoşlanan insan, bir süredir görüşüyor olmanın verdiği cesaretle size yakınlaşmaya başlar, işte orada, zaten her zaman ağzınızda taşıdığınız kalbinizin sesini artık daha fazla susturamaz hale gelirsiniz. elele tutuşmak gibi basit birşeyden bile kaçınmanın yollarını ararsınız. o artık susturamadığınız kalbiniz, onun size attığı her mesajda "atmasın bana mesaj filan, benim istediğim o değil!" diye tepinir. sizi öptüğünde gülümser ve bira şişenizi ağzınıza dikersiniz. ve gece boyunca bira içmezse ölecek hastalığına yakalanmışçasına o şişeyi ağzınızdan ayırmamaya gayret edersiniz, olur da bir daha öpmeye kalkışmasın diye.

    sorun karşı tarafta değil. sorun sizde. siz, sizi çok mutlu edecek birini gözünüzü kırpmadan tepecek kadar kendi doğrularınıza saplanmış birisiniz. kendi duygularınıza ihanet etmeyip karşılığında mutsuz olmayı; kalbinizi susturup, kıymetinizi bilen biri tarafından çok mutlu edilmeye tercih edebiliyorsunuz ya hani; siz aptalsınız. biz aptalız. ben aptalım.
  2. hiçbir zaman tatmin etmeyecek davranış biçimi. sevmeyeceksin, saygı duymayacaksın, tipini bile beğenmeyeceksin. sanırım bir kazık hadisesi çıkar bu ilişkinin devamında.
  3. başlarda kabullenilebilecek eylem. zira en başta onun aşkı ikinize de yeter. ama zaman geçtikçe artık onun aşkı da bayatlar ya işte o zaman çok kötü. artık o insana bakamazsınız bile. onla yaptığınız hiçbir şey çekici değildir. sadece midenize kabullendirmeye çalışırsınız. "bu adam/kadın benim şu kadar zamanlık sevgilim. beni çok seviyor." diye. artık midenizin kabullenmediği anda ise sonuç ta baştan bellidir zaten.
  4. denedi, yanıldığını anladı, bu söze sövdü, vazgeçti.
  5. kişinin kendini tatmin etmesinden öte gidemeyen bir durumdur. bir nevi egodur. sevdiğin değil, seni sevenin ilgisi alakası seni çok sevmesi en çok seni sevmesi seni özlemesi. sevdiğin budur. sevdiğin ilgidir, alakadır. onun çok sevmesiyle senin az sevmen yine de dengeyi sağlayamaz. bencillikten öte bir şey değildir.
  6. bana sevilmek yeter!diyenlerin tercihi bir durum.
    lakin insan sevilmek kadar sevmekte ister.ona karşı içinizde bir aşk yoksa eğer,
    onunki sevgi değil bir ''ilgi'' ilgilenme olarak yansıyacaktır size.
    bu ilgininde sürekliliği haliyle sıradanlaşacaktır hatta biryerden sonra artık sıkmaya da başlayacaktır.

    he diyosanki sevgi mevgi bunlar boş şeyler yoran işler,kendimi kasamam ödün veremem
    ruhum okşansın yeter,seven o sevilen hep ben olayım diyosan buna da sözümüz yok tabi.
  7. (bkz: paradoks)

    sevmediğin, ama seni sevenle birlikte olmanı öğüt veren saçma sapan bir söz...
    bu söze göre sen seni sevenle birlikte olacaksın, ama seni seveni sevmeyeceksin, belki seni seveni de seven üçüncü bir şahıs var ortada..?
    o zaman da bu söz sana verdiği öğüdü seni sevene de veriyor, bu durum da seni seven de aslında sevmediği, kendisini seven kişiyle birlikte olmalı...
    aynı söz dördüncü şahıs için de geçerli bu arada.
  8. genelde kadınlara söylenen cümle. kadın illa razı olacak...

seni seveni seç kendi sevdiğini değil hakkında bilgi verin