şükela:  tümü | bugün
  • bir hayatın var, ne güzel. izliyorum ben öyle.
    büyümüşsün. bir evin var. sevdiğin var. pencerende çiçekler var. sen çiçekleri çok severdin zaten.

    işini seviyorsun. iş dediğim işte yaşamak. öğrencilik de bir iştir mesela. patron gelmezse dersin düştüğü tek iş. başarılısın.

    elini kolunu sallayışın mesela. kendine nasıl da güveniyorsun. olaya bir de şu açıdan bakmaya ne dersiniz diyorsun. o eski reklam aklında. benim açım dar, bakışım eksik biraz, olsun.

    uzağına düşmüşüm ama olsun. görüyorum ki mutlusun. birisini sevmek onun mutluluğuna sevinebilmek demektir diye düşünüyorum. içimde huzursuz olan kişinin ağzına biber.
    yüzüme gülümseme.

    seni çok seviyordum ben, yine seviyorumdur. seviyorsam otur izle bence. bak bir hayat ne güzel. adamın geleceği parlakmış, oh iyi.

    sahiden mutlusun. bana ihtiyacın kalmamış, olursa diye şuralarda durayım.
    seni seviniyorum. (çoğu içimden)
  • yeni uyandım.

    seni sevindiğim aklıma geldi uyanır uyanmaz. yüzünü yıkamak gibi seni sevinmek. ilk yaptığım iş. ikincisi bir sigara yakmak. bir sigara hep yanmalı. ben sana hep bir sigaraydım, ömrüm dahil buna. yandık.

    yeni uyudum.

    seni sevindiğim aklıma geldi yastığa başımı kor komaz. ilk kurduğum hayale bakar mısın? oradan göremezsin, gel şöyle kalbime. gel yuvana. sen o yuvanın en güzel kız çocuğu. masallar seni bekliyor dizlerim gibi.

    napıyorsun diyorlar. artık iyiyim demiyorum. napıcam? seni seviniyorum diyorum. gitti bütün tahtalar diye vah vah ediyorlar. delilerin son bir tahtası vardır sevdiğine sakladığı. tahtasız deli olmaz, tahtalı sev beni.

    şimdi sen bunu okuyunca gülümseyeceksin ya. nerden bildiğimi karıştırma bilirim ben. çünkü ben, yazarken gülümsüyor ve seni seviniyorum. gülümsemek eşittir seni seviniyorum. ben sana hep gülümserim.

    şimdi iki kuş düşün. dünyayı da upuzun bir tel. gel en güzel yerine beraber konalım. çünkü;

    seni seviniyorum.