şükela:  tümü | bugün
  • şimdi de 3-c'den didem'in şiirini dinleyeceğiz.
  • seni sevmek hep yedi yaşında
    öyle masum, öyle ne yapacağını şaşırmış
    ama ben yedi yaşında değilim
    değiliz
    zaman geçiyor
    sıkıntı orada
    hani diyorum yaşanmışlıklar işlenmeden saçlarıma yüzüme
    gelsen
    gönül gözünden baksak birbirimize
    bak gene teoman şarkı söylemeye başladı
    neyse, zaten hiç halim yok
  • kotu cadının bana zehirli elmayı yedirip beni hep oldurdugu masallardan geldim.
    her yer soguktu ve ben daimi olarak usuyordum.
    gayesiz ve amacsız surunuyordum.
    oysa simdi yedi yasında bir kız cocuguyum ve masallarım hep iyi bitiyor.
    huzunleri verip mutluluk alıyorum temelreisten ve onun safinaz sevgisinden diliyorum dort defa.
    kısacık saclarıma ragmen bir rapunzelim ve sen hep beni kapatıldıgım kulemde bulup gunese cıkartıyorsun.
    ustum basım kir pas olsa da ayakkabıyı once bana giydirip herkese sindrella oldugumu kantlıyorsun.
    kotu kaderi alın yazısı zannederken sen nereden cıktın?
    cicekli siirler yazmak istiyorum artık.
    ve her hikayemin sonu 32 disiyle beraber gulumsetiyor iyi kalplileri.

    en iyiciligini umarak uykuya yattım.
    seni buldum....

    ben eskiden zaman gecsin diye hep uyurdum.
    hayallerim daha guzeldi gerceklerden.
    ve sen tam karsımda tum guzelliginle var'sın.
    iste buna yasanır!!!!
    artık zaman gecmesin, sana aksın istiyorum.
    şekerli kahve yaptım, gel.
  • fal hediyeli kahvelere hep mesafeli durdum, korktum çünkü kötü birşeyler söylerler diye. sonra ellerimle sivadim hayatımıza, yazık ettim hele hele son zamanlara. oysa yedi yaşına girdi seni tanıdıktan sonraki hayatım, ben ki çocukları severim bilirsin, nasil üzülüyorum bir bilsen yedi yaşındaki çocuğun yitip gidiyor oluşuna. beni affet.
  • "sayısız penceren vardı bir bir kapattım
    bana dönesin diye bir bir kapattım
    şimdi otobüs gelir biner gideriz
    dönmeyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü güç
    bir ellerin, bir ellerim yeter belleyelim yetsin
    seni aldım bana ayırdım durma kendini hatırlat
    durma kendini hatırlat
    durma göğe bakalım...." turgut

    durma kendini hatırlat.
  • bana siir yazdırma, çay demlet cocuk. el yapımı recelleri mutfaga dizdigim, her yaz sabahı haftasonusu balkonu yıkayıp kahvaltı hazırladıgım, patatesli borek yaptıgım, en sevdigin yaprak sarmadan yaptıgım; seksi pijamalarımla degil hello kittyli pijamalarımla sevimli sevimli karsında oturup sırıttıgım, sen yanımda oldukca papara papara diye sarkılar soyledigim bir dunya istiyorum ben. -gulucuk-
    bana siir yazdırma, çay demlet....
  • ne anlama geldiğini kestiremediğim sikindirik söz.
  • bana çocuk diyen mektuplar vardı ve siyah saçlarımı bir kara kediye benzeterek şans dileyen sarhoş öpücükler..
    kurt kuzudan ayrılırken geldi veda, sonrası isli cama kimin adını yazacağını bilmeden yaşamak.
    itiraf hickirdim; seni hiç sevmedim ama sevseydim eğer, seni sevmek hep yedi yaşında kalacaktı.
  • bir cam parçasının aksinde kaybolan silüetin
    belli belirsiz gölgelerin içindesin sen çocuk
    ıslanmış toprağın buram buram kokusunda
    kaybolan gençliğimin bedelisin sen çocuk
  • cok seviyorum olm seni.
    allahın sevimlisi.
    tamam sevgili yapınca beni sallaman cok ayıptı bence ama sen de haklısın. demek onu daha cok sevdin.
    yine de seninle bir sene yasamak cok guzeldi, paylasmak, konusmak, hayal kurmak.
    kendini fazla özletme ara sıra sohbete gel....

    hayatımda tanıdıgım en ozel adamlardan birisin ki ben bi zamanlar acayip sosyaldim.
    oyle guzelsin ki....

    ve yanındaki kadın cok sanslı. sen gercekten bir kadını cok degerli hissetirebilen bir adamsın.
    opuyorum yanaklarından. -melekli gulucuk-