• "herkesin anlatacağı bir hikayesi vardır. hayatın, en önemli hikayendir." sloganıyla yeni bir yarışma
    hikayeni fotoğraflarla anlatıyosun 3 ay boyunca oylanıyor kazanırsan hediyeler veriliyor.
    sıradan hikayelerin resmini çek. mesela, elini yüzünü yıka, manitaya günaydın mesajı at, apar topar giyin, otobüsü yakala, dolmuş sırasına gir, işe git, çalış, msn de chat yap, manitayla telefonlaş, eve gel, tv izle, manitayla konuş, ya da manitayla buluş, duş al, kitap oku, yat uyu. öehhh çok normal..

    http://www.seninhikayen.com/
  • 2008 - msn dahil herbişey sansürden kapandı.. internet denen birşey yok artık 70 milyon hayatta.. acayip pis borç batağına girdik.. geçen sene aldığım orjinal yazılımları da çin de döner parasına sattım hep.. hikayemi bitirip microsoft a yolluyorum, inşala eve dönüş param çıkar..

    **
  • 2009 - kahrolası rekabet yasaları yüzünden microsoft kapatılıdı...halbuki hep yaşamımızdaydı...yanan pencerelerini, masaüstü imgelerini özlediğimin windows'u heyhat... artık linux, mozilla, netscape, gittiği yere kadar...
  • 1998 - windows 98 ciktiydi. heyecanlanmistik. bilgisayarda windows 95 vardi. 98'in kopyasini aldik kurduk. oyunlar, microsoft office programlari falan derken iyi bir bilgisayar kullanicisi oldum.
    1999 - devir artik internet devri oldu. hayatimiz yavas yavas internet explorer'e logosuna donustu.
    2000 - bu bilgisayar para kazandirmaya da basladi. komsumuzun isleri basindan askindi. hazirlanacak tezleri bana yazdirirdi. office programi büyük icatti vesselam...
    2001 - windows xp ciktiydi. aldik kurduk. yine korsandi ama orjinalini alacak paramiz olmadigi icin crac cikana kadar windows 2000 ile devam ettik.
    2002 - gurbet ellerde aile, arkadas, sevdicek... bizi birbirimize baglayan telefon fatura olarak her iki tarafada kazik gibi girdiginden hayatimiza bir sekilde msn messenger girdi. sevdik, isindik...
    2003 - office programinin yeni sürümü ile birlikte duydukki xp'nin de crack cikmis piyasaya haberimiz yok. hemen aldik kurduk. kullandik ve sevdik.
    2004 - askerde carsi izinlerinin internet cafelerde gecmesinde yine msn... yine microsoft... hep hayatimdaydi.
    2005 - is hayatina girmemle sahip oldugum bilgisayar artik ekmek kapimdi. calistim, kazandim, harcadim. office programi ve msn en iyi dostlarim arasinda artik... sonradan hayatima windows mobile da girdi ve ortam senlendiydi iyice.
    2006 - e-ticaret hayatima nasil girdiyse msn bana ekmek yedirmeye devam etti.
    2007 - oglum yeni dunyaya geldiydi. cin'e gitmek zorunda kaldiydim. yine gurbet ellerde oglumu, karimi, ailemi msn'de kamera ile seslerini duyarak gorerek hasret giderdim. gerci ismi artik windows live messenger oldu ama olsun. o benim msn'im di hala.
    ve simdi oldu yil 2008... 10 yildan fazladir microsoft hep bir sekilde hayatimdaydi. ve ben bir hayvan evladi olarak henuz orjinal yazilim kullanmaya ve cevremdekilere de kullandirmaya basladim.

    2008 - macintosh aldim. bilgisayar denen nosyon degisti kafamda.

    hikaye bitti...
  • (bkz: hayvan evladı)
    (bkz: nasıl yani)

    edit: başlık değil sadece reklam olan entry taşındığı için anlamı kalmamış. taşınan entryde korsan yazılım kullananlara hayvan evladı deniyordu.
  • 2007 - kızım yeni dünyaya geldiydi. çin'e gitmek zorunda kaldıydım. yine gurbet ellerde kızımı, karımı, ailemi skype'da kamera ile seslerini duyarak görerek hasret giderdim. başka programlar da var bunu yapan ama sikindirik bir kamera kullanıcam diye hem kendi şirketinin işletim sistemini yüklemek gerekiyor, hem de kalitesi skype kadar iyi değil. bedava alternatifleri varken nasıl o kıytırık işletim sistemini bi dünya paraya millete çakıyor orospu çocukları anlamıyorum, sonra da küfür ediyorlar orjinalini kullanmayana.
  • 2008 - toplu bir karar ile sistematik olarak sirketimizin tum departmanlarindan microsoft urunlerini kaldirmaya basladik.
    2014 - serveri bi restart edek mi? bu kadar uzun sure takilmadan nasi calisir ki?
  • 2008 - windows vista çıkalı bir seneden fazla bir zaman olmasına rağmen microsoft sözlüğe reklam olarak verdiği entride bundan söz etmedi bile. neden acaba??
  • 2000 - windows me diye bir şey çıktı. çıktığı dönem laptop alma gafletinde bulundum. orijinal yazılımı alıp kullanma keyfine eriştim. anlatılmaz bir duyguydu.
    2000 - laptopla yaşadığım problemler bitmek bilmeyince tanıdık bilgisayarcıya götürdüm. çakma windows 2000 kurdu.
    2008 - aynı laptop o sistemle hala çalışıyor, dvd player olarak kullanıyorum, mutluyuz. windows me mi? kısa süreli bir birlikteliğimiz olmuştu, söz etmeye değmez.
  • "yaklaşık 3 hafta önce yeni bir dizüstü bilgisayar almak üzere bir teknoloji markete gittim ve kendime oldukça uygun bir fiyata bir bilgisayar aldım. ancak eve geldiğimde öğrendim ki, o bilgisayarı daha uygun fiyata alabilirmişim. eğer üzerinde windows vista işletim sistemini de zorunlu olarak almamış olsaydım. çok dert etmedim, zira "linux kullanırım ben, neme gerek windows" diyen bir geek değilim ancak, kullanacağım windows'un versiyonunu, keşke bana sorsalar da, sorunsuz bir şekilde kullandığım xp'ye devam etseydim diye içerlenmedim de değil. bir de, gerçekten, ya linux kullanmak isteseydim?

    herneyse, yeni işletim sistemini kullanmayı öğrenmem biraz zaman aldı. işetim sisteminin autorun.exe dosyasını bile bana sorarak çalıştırması, kendimi lord of the rings gibi bişey şeklinde hissetmeme neden oluyor.

    işte sonra, iki gün önce, ofiste; bir gün sonra yapacağım sunumu en sevdiğim arkadaşım powerpoint'te hazırlıyordum. 64. slaytta, yapmış olduğum kopyala - yapıştır işleminin kompleksliğinden olsa gerek, bir bilişim uzmanı tarafından, orijinal windows üzerine kurulmuş olan, orijinal office powerpoint'im çöküverdi. hiç umursamadım, "nasıl olsa powerpoint bir autosave dosyası almıştır" dedim ve bilgisayarımı yeniden başlatırken kendime bir kahve koydum. powerpoint'imi tekrar açınca, gördüğüm manzara duygulanmama neden oldu: autosave dosyası falan yoktu. yaklaşık üç saatlik çalışmam gitmişti, akşam kız arkadaşımla olan randevumu da iptal etmek zorunda kalmıştım ama her şey benim hatam. o kadar büyük (50kb) bir jpg dosyasını, copy-paste yaparak en iyi arkadaşımın kafasını karıştırmamalıydım.

    neyse işte sonra eve döndüm. kızı ektik, bari gönlünü alalım diye msn'in başına geçtim. kameramı da açtım gül gibi. hatun epey naz yaptı, doğası gereği ama seviyo işte, dayanamadı affedecek beni. en sonunda ben de özür diledim ve tam "seni seviyorum" diyecekken birden msn kopuverdi. internet bağlantımı kontrol ettim, herşey normaldi. msn servisi yokmuş, sonra öğrendim. bir zamanlar icq vardı, hem de dial up üzerinde çalışırdı da, sadece internet gittiğinde giderdi. ama olsun, icq bize ihanet etti. bu yüzden en sevdiğim arkadaşım msn.

    bir de tam yatarken şunu farkettim ki, ne büyük hayvan evladıymışım. son üç yıla kadar, tek bir microsoft yazılımına para ödememişim. e tabi insan linux üzerinde openoffice gibi rezil bişeyler çalıştırırken buna gerek kalmıyor :p"

    şeklinde yüzlerce hikaye döşemek istediğim yarışma.