şükela:  tümü | bugün
9450 entry daha
  • takımın kötü gittiği zamanlarda dahi hakkını teslim ettiğim için iyi gününde yazmak pek hoşuma gitmiyor aslında.

    hepimiz zaman zaman tek maçlık eleştiriler getirip, niye o oynuyor, neden bu oyundan çıkıyor gibi serzenişlerde bulunuyoruz taraftar olarak, anlık duygulardan ötürü bunlar.

    fakat şenol güneş ayrı bir boyut, bunu idrak etmek lazım. isimlerden ve anlık kararlardan bağımsız değerlendirmek lazım şenol güneş'i.

    ilk geldiği sezon şampiyon olamasa beşiktaş kimse bir şey diyemezdi, evsiz barksız takımı şampiyon yaptı. mükemmel bir futbol ile yaptı bunu. topu ayağında tutan, rakibi topun peşinde koşturan, hiçbir zaman eli belinde gezmeyen bir takım yarattı. ölmüş gomez'i diriltti, oğuzhan'ı yıldız oyuncu yaptı, sosa'yı göklere çıkardı. gomez gitti, gittiği yerde ceset gibi oynamaya devam ediyor, sosa'nın durumu ortada. ismail köybaşı ve andreas beck gibi yetenek fakiri beklerle üstelik.

    geçen sezon en büyük iki oyuncusu takımdan ayrıldı, tamamen farklı bir kadro ve oyun düzeni ile ligi domine ederek, hiç zorlanmadan şampiyon yaptı takımı. kısa pasla dikine oynayan takımı kanat futboluna çevirdi. fiziksel olarak üstün ama takım oyununda olmayan babel, talisca, quaresma üçlüsünü daha verimli kullanamazdı kimse. avrupa'da da önemli aşama kaydetti takım. quaresma'yı daha iyi idare edebilecek, hatalarını tolore edecek başka bir hoca türkiye'de değil dünyada sayılıdır. insan yönetimi konusunda tez konusu olacak şekilde yönetti sıkıntılı süreçleri şenol güneş.

    bu sezon da geçen sezonun devamı olan fakat evvelki sezon sergilediğimiz pas oyununu da belli sekanslarda sunan bir beşiktaş izliyoruz.

    bazı hocalar vardır tek bir planı vardır. tuttuğu müddetçe başarılı olur. aykut kocaman ve ersun yanal buna iyi birer örnek mesela.

    şenol güneş ise biz pek algılayamasak da taraftar olarak, son derece esnek ve gelişime açık bir hoca. elindeki malzemeye göre oynatıyor takımı. pas alışverişi düşük, dar alanda problem yaşayan talisca ve quaresma varken tiki taka yaptırmıyor takıma mesela. istese de yaptıramaz zaten.

    bir diğer husus da -daha önce de bahsetmiş bazı yazarlar- ikililer oluşturması, eksikleri olan oyuncuların eksiklerini tolore edecek şekilde eşleştirmesi.

    buna en iyi örnek atiba oğuzhan oldu, bir diğeri de tosic. ne kadar şikayet etsek de, gidip de iki kule stoperle oynamadı şenol hoca asla. çünkü futbolu bizden iyi biliyor. birbirini tamamlayan stoperler, birbirini tamamlayan bek ve açıklar, forvet ve on numaralar oluşturmaya çalışıyor.

    iki oğuzhan veya iki atiba tarzı orta saha tandemi kursa aykut kocaman gibi topa tutulurdu. aynı şekilde stopere marcelo ve mitrovic'i koyup kontradan gol yeme rekoru kırabilirdik.

    sosa gomez iş birliği, babel cenk ikilisi bu sene. hoca hep ikili üçlü birbirini iyi tamamlayan isimler oluşturuyor. takım içinde takımlar kuruyor önce, sonra o küçük takımları birbiri ile etkileşime sokmaya gayret ediyor.

    bence takım halen istediği düzeyde değil, tam verim almış değil tüm aktif kadrodan. bence beşiktaş çok daha iyi olacaktır ilerleyen haftalarda.