şükela:  tümü | bugün
  • burnu ortadan ikiye ayıran septumdaki egrilik,yamukluk. hafif ya da ileri derecede olabilir. toplumda oldukça yaygındır. çok sıkıntı yarattığında bazen operasyonla düzeltilmesi gerekir.
  • halk arasinda deviasyon diye bilinir.
  • basit bir ameliyatla düzeltilir.ameliyat lokal anestezi kullanılarak yapıldığında burun kemiklerinin çeikçle kırıldığına şahit olursunuz. bu yüzden genel anestezi her zaman daha iyidir.
  • nefes alma zorluğu yarattığı için, uykuda ağzın açılmasına ve tekrarlayan farenjite yol açan anomali. "ameliyat olmazsan kulak burun boğaz kapılarında sürünmeye devam edersin" nasihatiyle ürküntü yaratan ameliyata karar alınmış ve rahata erilmiştir.
  • eğriliğin yanı sıra konkaları radyo frekansla küçültüp doğru dürüst nefes almanızı sağlarlar.
  • operasyonundan 4 saat önce çıktığım illet. her sey odtü kütüphanesindeki kırmızı koltuklarda geleneksel cuma günü şekerlememi yaparken kendi horlama sesime uyanmamla başladı. bu büyük rezaleti tekrar yaşamayayım diye otrivine kullanmaya başladım. otrivine i haftada bir pakete çıkarmamla, annemin dayanılmaz ısrarları sonucu ve alkolün de etkisiyle ameliyat kararını aldım. genel anestezi uygulandığı için acı namına pek bir şey hiisedilmiyor. iki gün boyunca burnunuzda tampon ve iki plastik borucukla yaşamak, ağızdan nefes almak zorunda olmak, kanama ve akıntı gibi çekinceleriniz olabilir. ama otrivine kullanmadan da nefes alabilmek, kütüphanede güvenle uyuyabilmek, soğuk algınlığınızın daha dayanılabilir olması ve sevgilinizin horlamayan bir sevgilisi olması için gerçekten değer.
  • operasyonu esnasında genel anestezi kullanılması açısından acısızdır. fakat operasyon sonrası burunda oluşan kan pıhtısı nedeniyle nefes alma zorlaştığından burunun içine yerleştirilen silikon tamponlar 3 gün boyunca hastayı canından bezdirir. yine de, kaliteli nefes alabilme açısından yapılacak bu operasyon sağlık için çok elzemdir.
  • operasyon sonrası bazı hastaneler tampon kullanmadığından ameliyat sonrası da çok rahat geçer, 1 haftada da normale dönersiniz.

    (bkz: başkent üniversitesi hastanesi)
  • her merdiven çıkışımda nefesimin yetmeyişiyle bana kendisini hatırlatan burun hastalığı. hiç ameliyat olmamanın verdiği korkuyla da kalp krizine kadar yolum var sanırım.
  • bir yıl kadar önce geçirdiğim operasyonun ana temasıdır. vaktinde işlem basamaklarını sıraladığım yazıdan bilgi vermek amacı ile alıntı yapmam gerekirse:

    "bir deviasyon ameliyatına kuluk burun boğaz doktorunuz ile karar verdikten sonra öncelikle 3-5 tüp kan vermek suretiyle çeşitli testleriniz yapılır, anestezi uzmanı bir iki muayene olayına tabi tutar sizi. daha sonra ameliyat gününüz kararlaştırılır ve eve yollanırsınız..ameliyat gününden önceki gece yarısından itibaren ağzınıza bir şey koymak yasaktır. gece yarısı geldiğinde nasıl olsa içemeyecem kaç saat deyip 2-3 bardak su tüketirsiniz ve uyumaya koyulursunuz. ertesi sabah içinizden 'aslansın, kaplansın' nidalarıyla hastane yolunu tutarsınız. odanıza varınca uzanırsınız yatağa, önce serum bağlanır. daha sonra da elinde ameliyat giysisiyle hemşire gelir, o garip bezden giysiyi üzerinize geçirip yatağa uzandıktan sonra ne olduğunu anlamadan poponuzdan sakinleştirici iğneyi yersiniz. iğnenin de etkisiyle uykuya dalmışsınızdır bile. ameliyattan sonra gözünüzü açana kadar hatırladığınız şeyler odanızdan ameliyathaneye götürülürkenki bir kaç silik görüntüden ibarettir. tabi bu genel anestezi için geçerli, lokal olduğunuzda ise denilene göre buruna yapılan her türlü muameleyi görmek olasıdır.

    ameliyat sonrası kendinizi oldukça halsiz hissetmeniz olasıdır. ağrı sızı, narkozun da etkisiyle olmayacaktır. nefes almanız için boğazınızdan sokulan boru nedeniyle garip bir his olabilir boğazınızda..2 saat kadar süren ameliyatı takip eden 3-4 saat boyunca yataktan kalkmanız yasaktır, zira isteseniz de kalkamazsınız. tuvalete de gidemediğinizden çişinizi ördek denen karton bir edavata yaparsınız, ki çok eğlenceli buldum bu olayı..bu aşamalarda kendinizi kötü hissetmeniz, hastane ortamından rahatsız olmanız mümkün, hatta radikal olarak ölmek istemeye varan düşünceler geçebilir aklınızdan; yılmayınız, bütün bunlar önünüze bol sıvılı yemeğiniz gelene kadardır. çorba, patates püresi, kayısı kompostosu, muhallebi besinlerini tükettikten sonra biraz güç absorbe edip artık zincirlerinizi kırmak, yatağınızdan kalkmak istersiniz. üzerinizdeki ameliyat giysisini çıkartıp yanınızda getirdiğiniz pijamaları giyebilirsiniz. yataktan ilk doğrulmanız muhtemelen bir miktar kan boşalmasına yol açacaktır burnunuzdan, zira en ufak bir efor bile buna yol açar takip eden 1-2 gün içerisinde..düşme tehlikesi olan hasta grubunda olduğunuz için yanınızda bir refakatçiyle oraya buraya gezinmeye, tuvalete falan gidebilmeye başlarsınız. burnunuzda kanla dolan bandaj ara ara hemşireler tarafından değiştirilir. akşam vakti gelene kadar doktor amcalar 1-2 kez ziyarete gelir ne var ne yok deyu. zira duruma göre hastanede kalıp kalmayacağınıza karar verilecektir. tavsiyem eğer çok uzakta değilse evinize gitmenizdir, zira bunda pek bir sakınca yoktur, aksine hastanede yata yata sıkılmanız oldukça olasıdır..

    eve geldiğinizde dikkat etmeniz gereken şeyler, efor sarfetmeniz gereken eylemleri içerir. yerinizden kalkmak hatta ayakta durmak bile burnunuzun kanaması demektir. evde temiz sargı bezi ve uygun bant bulundurmanız gerekir, zira dışarıdan girecek istenmeyen misafirleri* önlemek ve iyileşme sürecini hızlandırmak açısından burnunuzda sürekli bir mukus salgısı olacaktır. gözleriniz de sürekli sulandığından burnunuzda mukuz, gözyaşı ve kan karışımından doğan, jelimsi bir hal alan bir salgı sürekli bandajı doldurmaya devam edecektir. burnunuzdaki tamponlara dikkat ederek bunları kendinizin temizlemesini tavsiye ederim. filhakika doktor bey banyo yapabileceğimi de belirtmişti, lakin başım döner diyerekten bu eylemi gerçekleştirmemiştim.

    ameliyat tarihinden 2 gün sonrasına verilen muayene gününe kadar bu operasyonun en sıkıntılı anlarını yaşamanız, burnunuzdan nefes alamamanızın da etkisiyle gerçekleşecektir. 'salyaa, sümüük, bööğk iğranç' diyebilen insanların, bandaj temizliklerini kendilerinin yapmalarını ve aslında tek işlevleri burun mukozasını nemli tutarak burnunuzun iyileşme sürecini hızlandırmak ve size zararı dokunacak minik canlılara karşı burnunuzun iç ortamını korumak olan bu salgılara sempati ve saygı duymalarını son derece tavsiye ederim.

    evde geçirdiğiniz ilk gece boyunca doktorun tavsiyesi üzerine iki tane yastık kullanmanız gerekecektir ve uyumanız zorlu olabilir. zira salgılanan akıntılar tamponlardaki deliklerden nefes almanızı minimuma indirecek ve ağzınızdan nefes aldığınız için boğazınız kuruyup canınızın acıdığı her an uykunuzun bölünmesi olası olacaktır. bu açıdan yatmadan önce su tüketmeniz ya da yanınızda bulundurmanız son derece tavsiye olunur.

    ikinci gün, kanamaların bir nebze azaldığı gün olacaktır, lakin aynı sıklıkta bandajları değiştirmeye devam edeceksinizdir. başınızı olabildiğine öne doğru eğmemeye, eğilip kalkmamaya özen göstermeniz gerekecektir. bu hususta yattığınız yerden 'git su getir, şu kumandayı uzat' gibi emir cümlelerinizi aile bireyleriniz olgunlukla karşılamalıdır. ilk gün söküp atmak istediğiniz tamponlar ile yaşamaya bu gün alışmış gibisinizdir. yine bu gün geçirdiğiniz gece görece daha huzurlu olacaktır.

    ertesi gün, tamponların söküleceği gün olduğu için son derece mutlusunuzdur. 'vay arkadaş bir de en kolay ameliyat deyorlar buna' deyip aylarını yıllarını hastanelerde geçiren hasta insanlar için kötü hissetmeniz olasıdır. verilen randevu saatinde hastaneye gidilir ve sıranızın gelmesi beklenir. muayene odasına girdiğinizde doktor bey tam olarak ne yapacağını anlatmaya koyulur. dediğine göre kadınlarda nadir rastlansa da erkek bireylerde tamponlar söküldükten sonra baş dönmesi sıklıkla yaşanabilmekte, ertesinde burun içine sürülen bepanten kremi genizde iğrenç ötesi bir tat bırakabilmektedir. eylem aşamasına geçmek üzere koltuğa oturulur ve pıt pıt diye, 2 gün boyunca size türlü sıkıntılar veren o tamponlar rahatça çıkarılır. lakin asıl tamponlar, yaklaşık bir parmak uzunluğunda, burun mukozasına yapıştırılmış, beyine doğru* yol alan bez tamponlardır. 'canın acıyacak sık kendini' tavsiyesiyle cesur olunur ve son derece hassas olan bu bölgedeki yara kabuklarına yapılan o bir kaç saniyelik ağda işlemi acılar içerisinde geçirilir. kısa süreli şok geçirilen takip eden bir kaç saniyeden sonra kendinize gelmeye başlarsınız ve burnunuzdan çektiğiniz o derin, ferahlatıcı nefesi gerçekten bir şeye değişmek zor gibidir..akabinde doktorun verdiği kabın üzerine eğilip biraz kan şıpırdaması izlemeniz gerekmektedir. daha sonra deniz suyu solüsyonuyla burun delikleriniz yıkanır ve bepanten kremi ucu pamuklu kulak çubukları vasıtasıyla burun içlerine kadar mukozaya yedirilir. takip eden bir kaç gün içinde bu işlemleri günde ikişer kez tekrarlamanız, eğer gerekirse ağrı kesici almanız ve kesinlikle antibiyotiği aksatmamanız da tembihlenerek evinize yollanırsınız. baş dönmesi yahut bepantenin iğrenç tadını doyumsayamadığınız için kendinizi şanslı sayarsınız* ve evinize dönüp söylenen tedavileri takip eden günlerde uygularsınız.

    an itibariyle* burun kıkırdağınızı oynatmaya çalışmadığınız sürece ağrı, sızı hiç yoktur. burun içinde çeşitli kabuk bağlamış yaralar bulunmaktadır. bir burun deliğinizden sıkıp öbüründen çıkan deniz solüsyonunu ilk defa uyguladığınızda garip hissedeceksinizdir, lakin burunda boyları yarım parmağa varan çeşitli yaratıkları çok güzel söküp atması bakımından elzem bir solüsyondur. dört gün sonraki kontrol muayenesinden sonra değeri olan bir bilgi elde eder isem editleyeceğimdir. sağlıklı günler!

    edit: geçen bunca zaman içerisinde burun içerisindeki kabuklar sökülse de kıkırdağınızın şeklinde gariplikler hissetmeniz olasıdır, sanırsam bu konuda yapılacak bir şey yoktur. baş gösteren sinüzit, dolayısıyla akıntı ve tıkanık sinüsler dışında rahatsızlık faktörleri yok gibidir. deniz suyu solüsyonunu artık gerek kalmadığı kanısına vardığınızda kesebilirsiniz; lakin bepanten'i kullanmaya devam etmeniz -sıklığını azaltsanız da- önerilir zira burun içi mukozası çok çabuk kurumaktadır ve bu rahatsızlık vericidir. burun kıkırdağınızı kurcalamamanız da elzemdir, zira elinizle sağa sola oynatınca da ağrı olabilmektedir.."

    edit2: aradan gecen 4 yildan sonra egrisiyle dogrusuyla iyi ki yaptirmisim dedigim bir operasyon oldu benim icin. su anda bile cok yorgun oldugum zaman veya alkol vs gibi nedenlerden dolayi kotu bir uyku esnasinda horladigim oluyor, ancak iki burun deligimden de yuksek kapasitede nefes alabiliyorum. ozellikle spor yapiyorsaniz veya efor sarfettiren mesgaleleriniz varsa bunun ne kadar onemli oldugunu tahmin edebilirsiniz. bundan da ote dogru ve dolu dolu nefes alabilmek genel saglik acisindan da oldukca onemli zaten. bir onceki edit paragrafinda bahsettigim kuruluklar cok daha nadir oluyor, ama yillardir burnuma bepanten surme ihtiyaci hissetmedim. umarim yazdiklarim yardimci olabilmistir. =)