şükela:  tümü | bugün
  • kendisi fransız bir ressamdır, öncelikle arz ederim. eserlerinde ise işbu yazara göre çok fazla vajinayı andıran çiçekler, narlar kullanmıştır.

    vermekte olduğu mesaj belki de benim öngörümden dolayı, kadın aslında birdir ama gerçekten farkettiğinde bindir olayıdır.
  • en son sixto rodriguezle hal muhal olan bünyenin, kollarını açıp teslim olup;

    hele bir de resim yapmaya çalışıyorsa o bünye dandirik akrilikle, kendini küçük görüp;

    "sanat ne içindir?" in cevabını bulup;

    delirmemek içindir diyebilmektir seraphine teyze.
  • 1864 - 1942 yıllarında yaşamış fransız naif ressam. sendis'li séraphine olarak tanınmıştır. kendisi 1912'de alman sanat koleksiyoncusu wilhelm uhde tarafından keşfedilmiştir.

    http://www.youtube.com/watch?v=ecfad-tpop8
  • öncesi net olmamak ile birlikte altmis yaslarinda ruhsal sorunlari belirmis veya artmis sonradan kazandigi paralari da olmadik seylere harcayarak maddi güclüge düsmüs. bir kac sene icinde akil hastanesine aliniyor, ikinci dünya savasinin zor sartlari ve sefalet icinde gecen zarif algi icerisinde ruhun kederini resmedebilmis fukara.
  • üzüntü verici bir hahat hikayesine sahip ressam. hayatı boyunca birilerine hizmetçilik yapıyor. zamanı olmadığı halde geceleri uykusundan feragat edip resim yapmaya devam ediyor. evinde çalıştığı alman wilhelm uhde'nin yardımıyla uzun yıllar sonra resimleri pariste sergilenmeye başlıyor. ancak tam olarak "krizlere" denk gelmiş bir ressam. savaş, ekonomik krizler derken, zenginlik ve sefa içindeki dönemi kısa sürüyor. çok geç yaşlarda üne kavuşan bir ressam.

    ancak hayatından bütünüyle memnun olduğunu düşünüyorum. her koşulda bir hayal ve amaç için çabalamak tatmin edici bir şey. kötü bir hayatı olmasına rağmen hayaline bağlı kalmasına imrendiğim birisi seraphine.

    sanat tarihinde "kadın" a yer vermeyen "sanat tarihçilerini" utandıracak türden bir sanatçı.
  • (bkz: seraphine)
  • tüm ilk akla gelen erkek ressamlara inat, kendine münhasır fransız kadın bir ressamdır. 8 ekim 1864 yılında fransa’ da arsy (oise) de doğar. işçi sınıf bir ailenin çocuğu olan séraphine 1 yaşında annesini 7 yaşında ise babasını kaybederek tek başına mücadele etmeye başlar. senlis’de zengin ailelerin, otellerin ve kimilerinin evine giderek temizlik yaparak ya da çamaşırlarını yıkayarak yaşamını sürdürür. séraphine’nin en büyük tutkusu doğa ve resim olur. kazandığı bütün parayı tuallere ,fırçalara yatırır. kullandıgı boyaları ise doğadan karşılar. kırmızı için kasapta ki hayvan kanı , menekşe , çimenler ise yeşilin kaynağıdır onun için. doğada ne varsa hepsini toplar. kilisede yakılan mumları alıp resimlerinde kullanarak uzun ömürlü olmasını sağlar. séraphine hep doğayı dinlemiş, ağaçlarla kuşlarla konuşmuş ve onlardan duyduklarını tuallerine yansıtmış. göllerde yüzmüş, doğayı tanrıyı görmek için bir araç olarak kullanmıştır. onu çiçeklerle ,hayvanlarla konuştugunu,ağaçlara sarıldıklarını görenler deli diyip geçmişler. séraphine yeteneğinin “yukarıdan” geldiğine inanmış “tanrı”nın ona melekleri vasıtasıyla resim yapmasını söylediğine inanmış.

    1912 yılına gelindiğinde séraphine senlis’te temizliğe gittiği evdeki ki kiracı wilhelm uhde tarafından kesfedilir. wilhelm uhde zamanın en ünlü sanat eleştirmeni ve kolleksiyoneri. picasso , bragues gibi ressamların ilk keşfeden ve onların resimlerini ilk satın alan kişi. séraphine’nin resimlerini gördüğü an çok etkilenir ve kendince resim yapan güvensiz séraphine ‘ni cesaretlendirir. sergi açıp resimlerini tüm dünyaya tanıtacağını söyler. ancak 1914’de patlak veren 1. dünya savası yüzünden fransa’dan almanya’ya geri dönmek zorunda kalır uhde. séraphine hayalleri yıkılmış olsa da “yukarıdan” gelen sese kulak verip yine resim yapmaya devam eder. odasından çıkmaz, bir yandan da düştüğü ekonomik zorluklar yüzünden neredeyse yiyecek parasını bile resme yatırır. 1927 yılına geldiğinde bu ikilinin yolu yine kesişir. senlis’e gelen uhde yerel bir sergide gezerken séraphine’nin resmini tanır ve onu aramaya başlar. 1929 yılında uhde resim dünyasına séraphine’i tanıtır belli bir süre para kazanmaya başlar ancak 1930'daki dünyadaki ekonomik kriz sanat çevresini de etkilemiş resimler alıcı bulamamaya başlar. bu durumdan çok etkilenen séraphine buhranlar geçirip en sonunda clermont’daki akıl hastanesinde soluğu alır. uhde’ye göre 1934'de hastane kayıtlarına göre ise 1942 yılında bu dünyadan ayrılır.

    eserleri için aşağıdaki linke tıklayabilirsiniz,

    http://www.tamsanat.net/…/eserleri.php?sanatci=1903