1. serbest türk müziği, orhan gencebay gibi bu ülkeye sığmayacak sanatçıların gerçekleştirdiği müzik türüdür. ‘’benim müziğim sadece arabesk olarak nitelendirilemez. benim müziğim adriyatik’den çin seddi’ne kadar bütün coğrafyayı ve evreni kapsar’’ tarzında cümleleri işte bu yüzden kurmuştur. yıllarca belirli sanatçıları tu-kaka, pislik, iğrenç diye niteleyip durduk. kimimiz ‘’benim arabesk müzik ya da orhan gencebay dinlemem einstein seviyesindeki profesörlerin konuları ile ilkokul matematiği arasındaki uzay farkı gibi.’’ saçmalıklarda bulundu, kimisi de ‘’ferdi tayfur, orhan gencebay darbe döneminde insanlara huzursuzluk aşılamıştır, dinlenecek kişiler mi allahını seversen.’’ gibi cümleler. işte görüldüğü üzere müzisyenlerimiz ya da müzik araştırmacıları aynı türk halkı gibi bazı değerlere ve kişilere en iyi yaptığı şeyi yapıyor. yaftalamak.

    neyse konumuz bu değildi ama orhan gencebay’ın müziğine arabesk denmesinin birçok sebebi var. trt’nin insanı bunaltıyor, isyanlara sürüklüyor sebebiyle yasak getirdiği için ya da trt’de sadece hicaz makamları çalındığı, bir yaylı tambur ve keman ile müzik yapıldığı için orhan gencebay’ın çığır açan müziğine önyargı ile yaklaştılar ve arabesk kalıbına soktular. hâlbuki arabesk denilen kavramı trt bir zamanlar kendisi getirmek istemiş, hatta mısır filmlerinin müziklerine söz yazarak yeni bir anlayış getirmek istemişti.

    serbest türk müziğinde öncelikli olarak olmazsa olmaz olan şey geniş bir yaylı grubunun olması. senfoni orkestralarında ya da mozart’ın eserlerini çalan keman ordusunun, bu müzik tarzında da aynen grup halinde aynı notaları çalmasını ve duygulara tercüman olmasını istemiş, daha sonra orhan gencebay hint müziğinden sitar, klasik batı müziğinden klasik gitar, yunan müziğinden bozuk bağlama olarak da bilinen buzuki ve en önemlisi erkin koray’ın bulduğu ve geliştirdiği, kendisinin de bir virtüöz olarak çaldığı elektro bağlama’yı bu kalabalık keman yaylı grubuna enjekte etmesi.

    daha sonraları burhan bayar, yavuz taner, mustafa sayan ve atilla alpsakarya gibi bestekârlar da bu şekilde beste yapmak istemiş ancak gerek dünya üzerindeki müziği incelememeleri, gerekse türk halkının bu tür müziklere sempati duymasından ötürü piyasa müziği yapmışlar, ancak kalitesiz olarak değil, bilakis çok kaliteli eserlere de imza atmışlardır. ancak bu bestekârları orhan gencebay’dan ayıran unsur tekdüze ve hemen hemen aynı türde şarkılar yapmaları. örnek vermek gerekirse burhan bayar’ın bestelediği ve ibrahim tatlıses’in okuduğu, bir kulunu çok sevdim, mutlu ol yeter ya da mustafa sayan’ın besteleyip ferdi tayfur’un okuduğu günahın bana kaldı, herkes öğrensin gibi.

    eğer serbest türk müziği hakkında örnekler vermek gerekirse orhan gencebay’ın piyano’dan tutun, elektro bağlama’ya ya da klasik gitar’dan klavye’ye kadar değişik kültürlerin ve müzik çevrelerinin enstrümanlarını harmanlayarak bestelediği ‘’ilk göz ağrım’’ ya da hint müziğinden hint sitarı’nı getirerek bestelediği ‘’nerden bileceksin’’ ya da yunan çalgısı buzukiyle yaptığı ve çok sevilen eserlerinden birisi olan ‘’dokunma, asla ‘’ gibi parçalar örnek gösterilebilir

    edit: burhan bayar besteleri tekdüze değildir bilakis bu ülkedeki en büyük melodilerin sahibidir...biraz fikirler değişir gibi oldu ama durum bundan ibaret...
  2. arabesk üzerinde çeşitlemeler yapmanın gaydırıguppakcası.

serbest türk müziği hakkında bilgi verin