şükela:  tümü | bugün
  • bilkent universitesi uluslararasi iliskiler bolumu hocasi. neorealism ve game theory uzerine calisir, hatta o kadar calisir ki gece 11'de bile odasindadir. isvicre'de bir universiteden matematik master'i yaptiktan sonra uluslararasi iliskilere gecmistir. kenneth waltz'un bile okuyup "bu cok ileri bir mantik ben kavrayamadim" dedigi makaleler yazar. uluslararasi iliskiler disiplinini analitik hale getirecek olan bir avuc akademisyen arasinda tek turk'dur.
    (bkz: oyun teorisi)
    (bkz: john forbes nash)
  • kendisinin ilk derslerinde dehsete dustugum nazi,gestapo vb. gibi isimlendirmelerden sonra aslinda cok cok iyi bir insan oldugunu anladigim adam. okulun tek adam gibi hocalarindan. derse gelir, saygilidir vs..

    dersinde elkaldirin, ama mantikli seyler soyleyin, derse kesinlikle gidin, sayisal dusunun, hesap makinesi kullanin, birsure sonra zevk alacaksiniz matematiksel dusunmekten. gelgelelim bu research methods dersini ondan aldiktan sonra okdugunuz gazete, oktay sinanoglu vb den hic zevk almiyacak amma sallamislar diyeceksiniz...

    (ayrica koyu fenerlidir kendileri)
  • (bkz: gregory house)

    aşırı zeki, hazır cevap, lafını sakınmayan, ingilizceyi yemiş yutmuş bilkent hocası. öğrenciyle dalga geçmekten çok büyük keyif alır. alıngan, duygusal, dayanıksız insanların ders almaması gereken bir kişidir bu yüzden. karakter olarak çok karışık bir insandır ama kapasite bakımından türkiye'deki en değerli siyasal hocalarından.
  • enteresan ve lüzumlu bir adamdır.

    oyun teorisi üzerine çalışır. dış politika analizi, araştırma yöntemleri gibi alanlarda bu merkezde eğitim verir; işbu sebepten ötürü model düşünebilme yetisi olmayan geri zekalı öğrencileri tarafından anlaşılmaz bulunur. bu insanların kafasındaki yanlış sanrıdandır. gerçek ve sanrı olmayan ise serdar hoca gibi insanlardan bir avuç kadar bile olmadığı ve kıymetlerinin acilen anlaşılması gerektiğidir.
  • derslerinde öğrencilerle makara yapmaktan asla geri kalmayan aşırı derecede makul olan matrak bir adam, tarzını anlayınca stockholm sendromu yaşamamak mümkün değil gibi.
  • kendisi zeki (her daim odasında paper yazar, sürekli çalışır) ve esprili bir akademisyendir. (derslerin %90 eğlenceli geçer)

    -yukarıdaki yorumlardan da anlaşılacağı üzere öğrenciyle her an dalga geçer. eğer bünyeniz bunu kaldıramayacaksa bu hocadan ders falan almayın. aslında hiç almayın. “aslaaaaaaa almayın”(bu tabiri kendisi sınıfta yine ekşi sözlükte gördüğü bir yorumdan yola çıkarak şaka yollu bizlere anlatmıştır). aldırtmayın. yapmayın, etmeyin. bu gencecik bedenleriniz bunu kaldıramayabilir...

    kendisi aşırı derece hazır cevap biri olduğundan dediğinin akisine bir şeyler söylemek zordur. tahmin ediyorum ki; bu hazırcevaplık zekasından gelmektedir. neden “aslaaaaaa almayın” dememdeki sebep ise biz öğrencilerin bu kadar zeki olmayışıdır. aslında sınavları da bir o kadar kolaydır ama tam istediği cevapları verebilen bir öğrenci daha anasının karnından doğmamıştır. bu yüzden ortalama hep düşüktür.

    kendisi daima saygılı ve derslerine düzenli olarak giren bir akademisyendir ama notu maalesef bol değildir, hatta c falan alırsanız bu b+ gibi bir şeydir. (sınavlardan sonra feedback almaya gidin. sınavdan bir gün ya da bir saat önce soru sormaya kesinlikle gitmeyin, haklı olarak cevaplamaz)

    jazz müzik dinlediğini ve bir jazz grubunun olduğunu ders sırasında bizlere söylemiştir...

    don't cry for me argentina

    -derste arjantin ile alakalı bir cümlesinden sonra gelen espri beni iyi güldürmüştür...
  • bilkent üniversitesi uluslararası ilişkiler bölümünde bir hoca, düşündüğünüzde okulda mevcut olan en iyi hocalardan birisi olduğu söylenebilir. ingilizce, almanca, francaphone ve bilimum diğer dünya dillerini bilmektedir. çok bilgilidir, ama daha başka suserlerin de belirttiği gibi bu hocadan aslaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa ders almayınız. neden mi? ortalamanızın dramatik düşüşünü izlemek hoşunuza gidiyor mu? veyahut her ders acaba şuan burada neler oluyor şeklinde düşüncelerin kafanızda düzenli olarak gark etmesini istiyor musunuz? o zaman durmayın. ben zorunda olduğum için bu hocadan aldım dönem sonunda aldığım diğer tüm dersler a iken bu dersi zar zor c ile geçtim. kağıt okuması zaten başlı başına bir olay. aklınızda bulunması dileğiyle

    (bkz: canım) ve unutulmayan anılarımdan (bkz: her şeye mentos diyen hoca) (bkz: ünal kuruyemişçisi)