şükela:  tümü | bugün
  • doğan canku’nun babasıdır. rumi 1326'da ( miladi 1910 ) istanbul - ayvansaray'da doğdu. birinci dünya savaşında aynı bölükte çarpışarak şehit düşen babası ve rasim ağabeyi ile trablus'ta savaşan iki amcasının ardından annesini ve dört kardeşini yitirince küçük yaşta yetim kaldı. iki yıl akraba yanında barındıktan sonra, aileden geriye kalan tek kardeşi ömer ile birlikte bebek darüleytam'ına alındı ve beşyüz şehit yetiminin sığındığı bu okulda ilk ve rüşdiye eğitimini tamamladı. daha sekiz yaşında iken sabah dualarında ilahileri yönetmeye, okul camisinde müezzinlik yapmaya başladı.

    1925 yılında trabzon erkek muallim mektebi'ne gönderildi. okulun musiki salonunda bulunan mandolin ve kemanlarla türk ocağı'nın piyanosundan yararlanarak bir yılı aşkın bir çalışma sonucu hem okulun batı musikisi konserlerine hem de türk ocağı ve necm-i ati saz topluluklarının türk musikisi konserlerine katılmaya başladı.

    1928 yılında, başarıyla yürüttüğü eğitimini bırakarak anadolu'nun çeşitli köy ve kasabalarında memurluk yapmaya başladı. bu arada türk musikisi dergisi'nin aracılığı ve birkaç musiki sever dostun yardımıyla elde edebildiği kuram kitapları, fasıl defterleri ve yaprak notalardan yararlanarak kendi kendini yetiştirdi ve gittiği her yerde gençlere musiki sevgisini aşılamayı amaç edindi. olağanüstü gür sesi ve ud, cümbüş, keman gibi çalgıları kolayca çalabilme yeteneği sayesinde, görev yaptığı yerlerde musiki toplulukları kurdu, ses ve saz sanatçıları yetiştirdi.

    ilk beste denemelerine 1926'da trabzon erkek muallim mektebi'ndeyken, okul şarkıları, rondlar, marşlar yazarak başladı.

    daha sonra saz eserleri, şarkı, türkü ve oyun havaları, hatta zamanın moda danslarından rumba, tango, fokstrot gibi hafif parçalar besteledi.

    muallim mektebi'nden ayrıldıktan sonra karaköse ve iğdır'da nüfus ve tahrirat katipliği yaptı. 1932'de çaldıran nahiye müdürlüğü'ne atandı. 1937'de ayşe handan sakınç ile evlenerek iki kız, iki erkek çocuk sahibi oldu. 1938 – 44 yılları arasında artvin'de halkevi bando yönetmenliği ile sinema ve yayın işlerini yürüttü. bu arada kars ve çevresinde oniki halk türküsü ve oyun havası derleyerek bunların birkaçını 1938'de çoruh dergisinde yayınladı.

    ocak 1944'de tavşanlı'ya yerleşen canku 1953 yılına kadar tunçbilek garp linyitleri işletmesi'nde memur olarak çalıştı. 1946'da tavşanlı gençlik kulübü'nün musiki kolu'nu, 1947'de tunçbilek işletmesi saz topluluğu'nu kurarak çalıştırdı ve kısa sürede bu toplulukları, çeşitli kurumlar yararına konser verecek düzeye getirdi. 1947 yılında ileride müzisyen olacak oğlu doğan canku dünyaya geldi. 1949 yılında şiddetli bir kömür zehirlenmesi sonucu, üç saat karlar üzerinde baygın kaldığından o çok güçlü ve geniş sesini tamamen yitirdi. ertesi yıl yapılan bir ameliyatla ancak konuşabilecek duruma geldi. amirleri, doktorun gerekli gördüğü ikinci ameliyatı olabilmesi için izin vermediklerinden hayatı boyunca sesini çok sınırlı kullanabildi ve çalışmalarında yalnızca sazını ve bilgisini değerlendirebildi. tavşanlı'da çalıştığı yıllarda birçoğu kütahya'nın değerli saz sanatçısı sadık türk'ten olmak üzere onbir kütahya türküsü ve bir çanakkale türküsü derledi.

    1953'de soma'da muhasebe şefliğine atanan canku musiki çalışmalarını burada da sürdürdü. 1957'de g.l.i. memur ve işçilerini yetiştirerek kurduğu bando takımıyla bütün resmi törenlere katıldı. aynı yıl, akhisar'da musiki çalışmalarını sürdüren dr. ayhan sökmen ve korosunun konserine kemanıyla katıldıysa da amirlerinin sürekli engel çıkarması yüzünden bu konserleri sürdüremedi. 1959 yılında eşi, çocuklarının eğitimi nedeniyle ankara'ya gidince kendini beste çalışmalarına vererek verimli bir yıl geçirdi.

    9 haziran 1961'de ankara'da türkiye kömür işletmeleri genel müdürlüğü'nde çalışmaya başladı.

    7 ekim 1970'te türkiye elektrik kurumu'na geçerek buradan emekli oldu. bir sure yıldırım gürses ve ismet nedim'in konserlerine baş kemancı olarak katıldı. bestelerinden birkaçı radyo dağarında yer aldı ve ancak akile artun, ayhan sökmen gibi geniş bir sese sahip olan sanatçılar tarafından seslendirilebildi. eserlerinden ikisini oğlu doğan canku uyumladı ve modern folk üçlüsü ile birlikte banda ve plağa aldı.

    1978 mayıs'ı izmir'e yerleşen şeref canku altı ay süren damar rahatsızlığından kurtulamayarak 14 şubat 1979 günü aramızdan ayrıldı.

    kaynak : kumru canku ( kızı ) tarafından yazılan "şeref canku eserleri" kitabı

    derlediği bazı türküler:

    sıra sıra siniler

    çayda çınar ağacı*

    gemiler gelende verir fitini