şükela:  tümü | bugün
  • taninmis turk sanat muzigi bestecisi, udi.
  • unlu udi ve bestekar. 1950li yillarda radyoda kalp sektesinden vefat etmistir. unlu bestekar selahattin icli'nin de amcasi ya da yakin bir akrabasi olur. eserlerinden bazilari:
    derdimi ummana doktum, gece sahilden acip, hicran yine hicran mi bu askin sonu, yine bir sizi var icimde, gozlerin hayran bakarmis,
  • 1899 - 1956 yılları arasında yaşamış güzide bestekar.

    istanbul beşiktaş’ta doğdu. hacı mehmed efendi ile, söhret hanım’ın oğludur. müziğe olan yeteneği küçük yaşlarda ortaya çıkan şerif içli ilk müzik ve ud derslerinin komşusu olan tayyâreci fethi bey’in kızı nakiye hanım’dan aldı. 1914 yılında neyzen ihsan bey’in idaresindeki beşiktaş musiki klübü’ne devam etmeye başladı. kısa bir süre memûriyette bulunduktan sonra ankara radyosu’na girdi. burada arkadaşı hakkı derman ile birçok fasıl programları yaptı. 1947 yılında yine hakkı derman ile beraber istanbul radyosu’na geçti. meşhur “şerif içli, hakkı derman, şükrü tunar” üçlüsü bu yıllarda oluştu. nota yazmaya meraklı olan şerif içli yüzlerce eseri bir fotokopi makinesi gibi çoğaltarak yazmış ve bunların bir çoğu ankara radyosu arşivinde muhafaza edilmiştir. hayriye, sadiye , rebii , mustafa isimli dört çocuğu olan şerif içli istanbul radyosu’ndaki bir emisyon sırasında kalp krizinden öldü.
  • ezelden âşinânım ben ezelden hem-zebânımsın
    beraber ahde bağlandık ne olsan yâr-i cânımsın
    ne olsan zerrenim kalbimde hâlâ çarpar esrârın
    gel ey cânân gel ey cân kalmasın ferdâya dîdârın.

    mehmet akif'in bu muhteşem güftesini ancak şerif içli bu kadar güzel besteleyebilirdi.
  • arşiv memurluğu yaparken eş zamanlı olarak saz salonlarında ud çalan ve en nihayetinde iyi ki memuriyeti terk ederek sanatını seçmiş olan udi. genç yaşta vefat ettiğini de düşünürsek gönlünü tatmin eden mesleği seçmekte tereddüt etmemiş olması bizler için de şans olmuş.

    zira mehmet akif ersoy'un ezelden aşinanım ben ezelden hem zebanımsın adlı eserine o güfteyi ancak o dizeleri gönül telinin her ihtizazında hissedebilecek bir müzisyen giydirebilirdi.