şükela:  tümü | bugün
  • tolga yarman cihatım karşısında nasıl tepki verildiğini hatırlıyorum, ve evet yine belli rahatsızlıklarım var. biliyorum bu söyleyeceklerim kulağa kötü geliyor, ancak burada bazı çizgileri kesin olarak çizmek durumundayım.

    öncelikle serkan anılır'ın bir mimar olarak çok başarılı olduğundan hiç bir şüphem yok. uzay programlarındaki çalışmaları ve bilgisi konusunda söyleyecek hiç bir şeyim olamaz. ancak bu kişi hakkında çok ilginç bir bilgi gürültüsü var. google'a girdiğinizde karşınıza çıkan tek bilgi geridöndürülmüş, tekrar tekrar kullanılmış bir pasaj. bu pasajda sözlükte de yer alan, ödüller ve en önemlisi fizik makalesinden bahsediliyor.

    üşenmedim anılırın üniversitedeki sayfasını buldum. şu an için ingilizce sayfası çalışmıyor. ancak japonca sayfada yayınlar ve ödüller linkleri mevcut.
    http://www.buildcon.arch.t.u-tokyo.ac.jp/…erkan.htm

    öncelikle american medal of honor, american bibliographical institute listede açıkça gözüküyor. bunların lafını neden ediyorum diye sorarsanız, bu ödüller her makale yayınlayan akademisyene yollanan para karşılığı verilen ödül ve bibliyografik listelerde yer alabilme payesidir. http://en.wikipedia.org/…ki/american_medal_of_honor

    bunda bir gariplik yok, bu ödüllerin de kamu tarafından zaten çok önemsendiğini zannetmiyorum. ancak anılır'ın mistifike edilmesinin ana nedenlerinden biri olan 11 boyutlu uzayda dizayn makalesi ve bunun nedeniyle aldığı ödül konusunda gerçekten kafamda soru işaretleri var.

    anılır sayfasında yazıdığı üzere “ a proposal to understand the 11th dimensional membrane universes and their architectural forms in space environment” isimli makaleysini 2003 yılında physical review lettersda yayınlamış. physical review serisi gerçekten fizikçilerin her zaman makale yayınlamak isteyeceği, en önemli bilimsel dergilerdendir. ancak atıflarını sitesinde volume ile ve sayısı ile vermediğinden bulmakta sıkıntı çektim. elimde sadece ay ve yıl olduğundan physical review letters sayfasına giderek bütün eylül 2003 sayılarına teker teker baktım. ancak bu makaleyi bulamadım. hala kendi dikkatsizliğimden olabilir diye düşünüyorum, siz kendiniz de bakın.

    http://prola.aps.org/toc/prl/v91/i10
    http://prola.aps.org/toc/prl/v91/i11
    http://prola.aps.org/toc/prl/v91/i12
    http://prola.aps.org/toc/prl/v91/i13

    tabi bu basit bir atıf hatası olabilir. aslında ilk yaptığım şey olan, aramayı tekrar yaptım, ve nasa'nın bütün astronomi ve fizik makalelerine ulaşımı sağlayan ads abstract servisinde anılır ismini yazdım. anılır eğer bir fizik makalesi yazdıysa, hele hele bu physical review gibi önemli bir dergiyse burada çıkması gerekir diye düşündüm ve sonuç maalesef burada da olumsuzdu:
    (bkz: http://cdsads.u-strasbg.fr/…s&txt_sco=yes&version=1)

    buraya elle tutulur bir şeyler yazamamanın üzüntüsüyle, cambridge fizik bölümünden alınan ödül üzerinden bulabilirim diye düşündüm. anılır sayfasında en sona dizdiğini düşündüğüm ödülleri arasındaki linklerden cambridge ödülü ile ilgili olanını buldum ancak bu da sadece fizik bölümünün sayfasına yönlendiriyor. http://www.phy.cam.ac.uk/

    cambridge fizik bölümünün verdiğe ya da verebileceği ödülleri takip ederek bulmaya çalıştım ancak prestijli bir ödül olarak algılanması gerektiğini düşündüğüm bu ödülün, link verilen sayfada reklamının yapılmaması kafa karıştırıcı.

    sonuçta burada söylediklerim gayet muğlak ve ortalıkta kendisi ile ilgili olan bilgi gürültüsünde neyin doğru olup neyin olmadığının kontrol etmek gerçekten zor. umarım sevenleri bu yazdıklarımı takip edip yanlışlarımı bulurlar veyahut bizzat kendisi blogunda veyahut yapacağı ingilizce sayfasında gereken bilgileri ekleyerek bu muğlaklığı bertaraf eder.

    hürriyet haberi sonrası şart olan edit: serkan anılır'ın patlaması ile yaşanan infialin gururu ile ilk serkan üzerine ilk yazdıklarıma döndüm. benim bunun ortaya çıkmasındaki katkımı sorarsanız, çok azdır diyebilirim. anılır'ın üniversite'den atılmasına giden yoldaki en büyük emeği japonlar ve onların blogudur. burada yazdıklarım sayesinde onlardan haberim oldu; bir kaç türkle daha küçük şeylere katkımız oldu. türkçe kaynakların çevirisi vs. ki benden çok yardım eden bir çok insan oldu. daha önce de dediğim gibi olay ben, sen, o değil; web cemaatinin kendidir, kollektif verilen emektir. halk medya şişirmesi bilim insanlarını kendi kontrol edebilir etmelidir, tavsiye ederim.
  • o kadar milliyetçidir ki, astronot aday adaylığı sırasında resim çekilirken koluna amerikan bayrağı takmıştır.

    dur bir dakika,
    * her ülkenin astronotu kendi ülkesinin bayrağını taşımıyor muydu? (bkz: http://dranilir.blogspot.com/…0/national-pride.html)
    * astronotlar sadece bir görev için seçildiklerinde astronot kıyafetleriyle çekilmiyor muydu? (bkz: http://www.jsc.nasa.gov/bios/ascanbio.html)
    * anılır'ın astronot kıyafetindeki nasa sembolü 1992'den beri kullanılmadığını biliyor muydunuz? (bkz: http://www.hq.nasa.gov/…insignia/text/insignia.html)
    * bütün bunlar bir kenara anılır'ın adı neden astronot adayı listesinde değil? (bkz: http://www.jsc.nasa.gov/bios/ascanbio.html) (bkz: http://www.jsc.nasa.gov/…strobio_international.html)
    * en kötüsü ise astronot kıyafetinin üstündeki amblem 92 yılında yollanmış sts-49 endeavor amblemi (bkz: http://science.ksc.nasa.gov/…49/mission-sts-49.html)

    eğer resim gerçekten anılır'dan çıktıysa (ki iddialara göre kitabında yeralıyormuş) evet maalesef ilk astronot aday adayımız fotoşop maarifeti ile uzaya gitmiş. (bkz: http://dranilir.blogspot.com/…ronaut-candidate.html)

    hem de cem yılmaz'a rağmen!
  • yıldızda verdiği konferansta mühendislik konularına merak salmış bir mimar edasıyla sunumunu yapan insan.
    tamam "bilmiyorum", "o konuyu düşünmedik" demek çok erdemli bir davranış ama nedense bende konusuna hakim olmayan bir insanmış gibi bir izlemin uyandırdı.
    ayrıca kişideki japon hayranlığı da dikkatimizden kaçmadı...

    edit akbayram: bu arkadaşın ytü'deki verdiği konferansı dün gibi hatırlıyorum. nedense yeterince sert
    yazmamışım, ama o zaman adama karşı hissettiğim şey, "ulan saçmalıyor ki bu adam, bilim adamı değil."di. o konferans salonunda bulunan ve bu şahsın anlattığını açık ağızla dinleyen onlarca mimar ve mühendis adayı; şu an okullarını bitirmiş ve şu güvendiğimiz şirketlerde bir şeyler yapıyorlardır şimdi. vay halimize...
  • foyası teee 2009da ortaya çıkmış hatta yanlış hatırlamıyorsam o vakitler kovulmuş kişilik... radikalin 5 sene sonra haber yapması da ayrı bi salaklık esasen...
  • bu saatten sonra bu adama iş verecek tek yer var. o da photoshop'lu astronot fotoğrafının hatrına bobiler.örg.
  • japonya'da arkadaş davetiyle gittiğim bir yerde tanıştım kendisiyle ve ilk defa o gün haberim oldu varlığından. ilk olarak tokyo üniversitesindeki konumunu öğrendim ki çok büyük bir artıydı bu. öyle bir artı ki peşine gelenleri daha inandırıcı yapıyor. peşine de astronotluk ve 11 boyutlu uzay meselesi açıldı. açıldı demek biraz yanlış pek açılamadı çünkü benim konu hakkındaki sorularım geçiştirildi. sonra da uzay asansörü olayını duydum ki gözüm döndü (civilization iv sağolsun). bu konuda çok açılmadan kapandı tabii ki. açıkçası beni kıllandıran iki şey vardı, birincisi popüler bilimle az biraz ilgilenen biri olarak bundan nasıl haberim olmadı, ikincisi ve daha önemlisi de mimar olan biri nasıl birden 11 boyut hakkında makale çıkardı. inanamadım açıkçası, ama etrafımdaki herkesin bunu desteklemesi ve bundan da önemlisi "kıskanıyorum herhalde adamı" düşüncesi beni söylediklerinin gerçek olabileceğini düşünmeme itti. birkaç gün inansam da biraz boş zamanımdaki internet araştırması ve tam o sırada olayların patlak vermesiyle durumun ne olduğunu anladım. çoğu kişi nasıl bu kadar kişiyi kandırdığını merak etmiş, ben de kendi gözlemlerimi aktarayım bu konuda:

    - kullandığı en önemli taktiklerden biri konular hakkında çok bilgisi olmayan ama ilgisi olanlara hitap etmek: örnek olarak liseliler... lise seviyesinde olan birinin kendisini şıkıştırma imkanı yok doğal olarak. böylece popüleritesini arttırıp, çok kişinin inandığı şey doğrudur kozunu kullabilmiştir.
    - popüler bilim kitapları yazıp kendi reklamını yapmak: kitapta yazan doğrudur yanılgısını kullanmıştır burada. kitaplar için de çok fazla malzeme toplamış ya da montaj yapmış ve inandırıcılığını arttırmıştır. kitapta adamın astronot olduğu yazıyor, resimler de var, doğrudur kesin diyen bir çok insan olduğuna inanıyorum.
    - türkçe ve japonca'nın çok fazla bilinmemesinden yararlanmak: şimdi jaxa'da çalıştığını söylediğinde türkiye'de bunu kaç kişi araştırabilir. ya da tam tersi, türkiye'de şurada sunum yaptım dediğinde bunu kaç japon yanlışlayabilir.
    - türkiye'de bilime değer verilmediği gerçeği ve atatürk sevgisi: "ya ben seni neden duymadım?" sorusuna türkiye'de bilime değier verilmediğinden dem vurarak konuyu saptırıyor. aynı şekilde kendisinin örnek atatürkçü bir insan olduğunu söyleyip (japonlara uzay asansörü ismi için ata'yı kabul ettirdiğini söylemesi gibi), çoğu türk insanını zayıf noktaından vuruyor.
    - inanılmaz sosyal yetenek: tam olarak ağzı laf yapıyor dediğimiz tip insanlardan biri, hakkını vermek lazım bu konuda.

    gerçeği ne kadar yansıtıyordur bilemeyeceğim ama gözlemlediklerim bunlar. sonuç itibariyle japonya'da türk itibarı sarsıldı sayesinde, bir çok insanın zamanını ve parasını yedi. hatta büyük ihtimalle kendisine güvenen ve japonya'da yabancıların önünü açma konusundaki iyi niyetinin kurbanı olan hocasının işinden olmasına neden olacak. hiçbirine bir şey demiyorum da, neden olduğu affedilemeyecek bir şey varsa o da #18934187'nın da son kısmında bir örneğinin verildiği gibi bir çok gencin ve çocuğun hayalleriyle oynaması ve belki de o yaşa kadar ki en büyük hayal kırıklığını yaşatmasıdır.
  • orada burada jaxa'nın uzay fiziği departmanı başkanı olduğunu iddia etmektedir, örneğin şu dergide http://www.elmor.com.tr/…files/elginkan_pdf_en5.pdf

    ''now i am the president of space physics department in jaxa''

    tabi ki jaxa'nın uzay fiziği departmanı yok (bkz: http://www.jaxa.jp/about/org/pdf/org_e.pdf ), sadece uzay plazma fiziği departmanı (department of space plasma physics) var ama bunun başına bir mimarın getireleceğine inanmak biraz güç.

    şimdi daha da şenlendireyim gecenizi, asansör 2005 olarak adı geçen bir konferansta kendini departman başkanı olarak tanıtmakla kalmamış, grubunun listesinde gerçekte olmayan nobel ödüllü bir fizikçi koymuş ve sıkı durun arthur c. clark'ı eklemiş.

    (bkz: http://3.bp.blogspot.com/…vator_sanilir_page_03.jpg)

    arthur c. clark'ın ölmeden önce biricik astronotumuzun projesinde çalıştığını bilmek güzel.
  • '' cocuklar bu kitabi okusunlar sonra gelsinler serkan abilerine, isterlerse uzay asansoru projesine katilsinlar olmazsa 2023'te onlari uzaya gonderelim'' dedi asagi yukari az once.. hmm.. ayni donemlerde ytu mimarlik'ta tasari geometri almis olmamiz lazim kendisiyle.. bu dersi alan iflah olmadi simdiye dek, hepimiz savrulduk hayatin farkli ruzgarlariyla viranelere..
  • bence elemanın harika bir hikayesi var. bundan muhteşem film çıkar. biraz catch me if you can tadında bir hikaye olur ama yine de olur. bu filmi biz çekmezsek başkaları çeker. türk sinemasının atağa kalktığı şu dönemde yapalım şu filmi arkadaşlar.
  • havacılık ve uzay sanayiinin jet fadıl'ıdır. misal spacean 2003 konferansında bildiri sunduğu söylemiştir ama konferans programında adı dahi geçmemektedir. katıldığını iddia ettiği etkinlik ve projelerde kimse kendisini tanımamaktadır. esa ve jaxa'da kendisini tanıyan bir kişiye ne hikmetse rastlanılmamıştır. fotoshop'la kendini astronot yapmıştır vb...

    http://dranilir.blogspot.com/

    not: aslında sanırım "havacılık ve uzay sanayiinin haydar baş'ıdır" tanımı çok daha uygun olur kendisi için. bilemedim.