şükela:  tümü | bugün
  • psikiyatrist kişilerin, aldıkları eğitimin verdikleri gazla, kişilerin mutlu olmasını ve/veya haz almasını sağlayan madde olduklarına inandıkları şeydir. bu belki biyolojik olarak doğru bir saptamadır ve insana serotonin zerk edilse ya da soma hapı formatında (bkz: cesur yeni dünya) basılsa bünyeye geçici bir mutluluk verecektir. hatta bu welcome to matrix bile olabilecektir.

    ve fakat, bu mudur insanlığın acılarının çözümü. mesela sosyofobik bireyin sorununun serotonin eksikliğiyle anlatılması çabaları ne kadar mantıklıdır? en bir bilinen, en boktan, en vahşi, en kirli, toplumsal binlerce sorun orada öylece dururken, "beyin serotonin üretsin de hepimiz mutlu olalım" demek, anlamlı mıdır?

    değildir...
  • geri alınmayanı makbuldur.
  • triptofandan hidroksilasyon ve dekarboksilasyonla iki aşamada sentezlenir. kimyasal adı 5-hidroksi triptamindir. mono amin oksidaz*lar tarafından yıkılarak 5-hidroksi indol asetik asite dönüştürülür.
  • david sylvian şarkısı, nine horses albümünden.

    i kick the sheets
    until they rise like mountain ranges at my feet

    i’m in the dark
    god only knows the torment writ large upon my heart

    what wouldn’t i?
    what wouldn’t i give?

    it comes to this
    i’m only sure of things i know now don’t exist

    there’s no precision
    i’m inside-outside-in i want subdivision

    and all of this fills my aching head
    i hate this space, the luxury hotel bed.
    oh dear, oh me-oh-my
    got to concentrate just to keep from trying
    oh dear, oh me-oh-my
    got to concentrate just to keep from trying
    don’t lose it
    things move rapidly
    don’t lose it
    try to maintain composure
    don’t lose it
    the dead are haunting me
    out with it
    let’s get it over.

    what wouldn’t i?
    what wouldn’t i give?

    i’m thoroughly wasted
    my mind’s hallucinating lucidity

    it’s over sensitized
    and something’s moving on the periphery

    what wouldn’t i?
    what wouldn’t i give?
  • (bkz: brave new world)
    (bkz: soma)
  • diğer adı 5ht (5-hidroksitriptamin) dir. triptofanın hidroksitriptofana ardından bazı enzimlerle 5-hidroksitriptamine dönüşmesiyle olur. eksikliği depresyona yol açar. bazı durumlarda fazlalığı maniye yol açabilir

    serum-tonic kelimelererinden türetilmiştir çünkü kan serumunda bulunur ve damar tonusu üzerinde etkisi vardır.
    halk arasında "mutluluk hormonu" olarak bilinmesine rağmen, mutluluktan kan pıhtılaştırmasına kadar pek çok görevi olan bir nörotransmiterdir yani beyin reseptörleri üzerinde iletişimi sağlayan temel nörotransmiterlerden biridir. diğer önemli ileticiler dopamin ve norepinefrindir.

    serotonin tüm vücutta 20mg kadar bulunur. bunun 15 mg'ı beyinde bulunur.
  • tarkan çeper'in 1998 yılında yaşar nabi nayır şiir ödülü aldığı dosyanın açılış şiiri.

    serotonin

    hiç kıpırtısız kaldığımız bir gecenin
    kör şafağında kırpıştıraraktan gözlerimizi
    anımsadığımız yorgun siluet
    or'da! iç kanamalarla unuttuğumuz lacivert
    düşlerin törpülenmiş kılıcında

    yani gecenin kayda sığmaz bir vakti
    yastığın altına gizlenmiş bir
    bıçak! boşlukta durur gibi öyle aç ve
    uç verir sanki ellerimizi göğsümüzde
    kavuşturduğumuz bir kâbusa

    beyin bir suyun içinde yüzüyormuş diyorlar
    tam da sepyasında kaybolduğumuz bir video-klibin
    orta yerinde. küçük gri hücrelerle kendini büyüten
    bir canavar mı yönetiyor şimdi
    zorlukla taşıdığımız bu köhne bedenleri?!

    işte hepsi bu ve bu
    kadar kayda değmez bir ömür
    kıpraşır durur köprüden önce son
    çıkış tabelalarının kıyısında hem kuytuda
    sanki dağlanmış çocuk gözleri

    şimdi konuşma vakti: sıralayalım
    ardı ardına beynimizi harekete
    geçirecek ne varsa kanlı bir
    sabaha dönerken gün çengellenmiş
    bir geceyi daha gömerken beyazlığın koynuna

    durdurulamayan kalp çarpıntısı
    dozajı gün günden yükselen kafein
    nikotin ve başka uyarıcılarla karışırken
    boşluğa içimizde hiç olmamış bir şeyin sızısı:
    olsa olsa serotonin!
  • ortamda "serotonin hormonu..." şeklinde her lafı geçtiğinde insanları "hormon değil o, nörotransmitter..." diye düzeltmekten bıktığım için kendi serotonin seviyem adına hormon olduğunu kabullendiğim nörotransmitter.

    (ama hormon değil ya... ühühü... her şeyi de düzelten gıcık adamlardan değilim ama hormon değil. çok mu şey istiyorum...)
  • yokluğunda 'meyilli olan bünyelerde' migrene neden olduğu söylenir , ve ayrıca çikolata yendiği takdirde vücutta bu hormonun salgılandığıda bilinir. e o zaman çikolata yediğimizde hormon seviyesi arttığı için migreni engellemelidir. ama aksine çikolata migreni tetikler. bu nasıl bir çelişkidir? ayrıca ben de kendi içimde çeliştim serotonin hormon değildir. neurotransmitter maddedir.
  • gün ışığı ile üretimi arasında direk bağlantısı olan madde. yapılan deneylerde gün içinde maksimum güneş ışığına maruz kalıp gece ise en az ışığa maruz kalan bireylerin serotonin düzeyi en yüksek olarak ölçülmüştür. bu durum kuzey ülkelerinde gün içinde ışık almaya yarayan sahte günışığı istasyonlarının yapılmasına sebep olmuştur.