şükela:  tümü | bugün
  • al pacinonun performansiyla ilk kez en iyi erkek oyuncu dalinda oscara aday oldugu film.
  • o binbir sakal haliyle sarisin hatunu sallamaz tavirlari da ayri bir guzelligidir filmin.
  • film muzikleri mikis theodorakise aittir.
  • al pacino'nun en zevkli eski dönem filmlerinden biridir. şimdiye kadar gördüğüm en iyi polis karakteri olmuştur.
  • her zaman ki al pacino nun doruk filmlerindendir. filmin başında pek sallamaz, sklemez punk-hippi mi demeliyiz bir vaziyette takılır. ama iş rüşvete yada haftalığa gelince sofu kesilir haram der el uzatmaz ve bu hal kişinin kendini vicdanen ahlaken koruma savaşına dönüşür. burdada tum polislerin namussuz olduğu mesajı doğar. serpico hariç tabi. ardından kaşarlanmış seyircinin yüreğini eritip servisyapmak kalır.sidney lumet in new york üçlemesinin ilk ayağıdır. muhtemelen engüçlüsü.
  • filmin başındaki michael corleone'nin filmin sonlarında uzun saçlı, sakallı ve küpeli hippiye dönüşümü.
  • hippiye dönüştükten sonraki yürüyüş stili surat ifadeleri,pacino nun gözlem yeteneğine hayran oldurtacak cinsten,ama film pacino nun oyunculuğu kadar iyi değil.
  • coppola iki godfather arasında the conversation ile iştigal ederken al pacino da frank serpico *olmuştur. şehir hayatının ahlaki bozulmalarını tasvir ve tenkidi kendine görev bilen sidney lumet, polislerin dahi yozlaşmışlığını hammett-chandler ikilisinden 30-35 sene sonra sinemada başlı başına bir tema haline getirmiştir. al pacino ise doğrucu ahmet hizasında zinhar rüşvete ve harama uçkur çözmemiş ideal polis rolünde meslektaşlarından siktiri yemiş ve "serpiko" kavramına vücut vermiştir. bu kavram gündelik hayatta "oğlm bize serpikoluk yapma" şeklindeki filmi izlemiş ama puştluktan geri kalmamış zümrelerin ağzında pelesenktir. bi flashback yaparsak the conversation da aynı minvalde bi filmdir diyebiliriz. the conversation da aynı minvalde bir filmdir.
  • al pacinonun yine yeteneklerini konusturdugu film.. ozellikle 2 sahnesindeki oyunu vardır kı fazla soz gerektirmez. 1.si homoseksuel olmakla suclandıgı sahnedeki bakıslar ve oyunu, 2.si de polisler tarafından tanınmayıp oldurulmeye calıstıgı sahnede o 3 duvar arasında kendını savurması, caresizligi ve olum korkusunu anlatısı..
  • mikis theodorakis sayesinde kel alaka yerlerde yunan ezgileri duyarsınız.
    kaldı ki ne serpico yunan asıllıdır ne de başkası.

    filmin içine edecek bu adam dersiniz baştan ama sonra bırakır bu ezgileri ve döner standart müziklere.
    iyi de yapar.