şükela:  tümü | bugün
83 entry daha
  • sosyal medyada hava atmak uğruna bir çok yemek çöpe gidiyor. yazık çok yazık.

    kaynak
  • yemediğimiz her şey bizden sonrakinin önüne konduğu için olmayan israftır.
  • rakam abartılı neden yıllık turizm gelirlerimiz bile bu rakamın yarısı etmez ama bu böyle diye ısrafın boyutu ve niteliği değişmez. bu durum karşısında şunu diyebiliriz neden düşmanı dışarıda ararız ki, düşman içimizde, böyle iğrenç bir sistem böyle iğrenç bir sonuç çıkartır. birde bunun herşey dahil otelleri koyduğunuzda durum daha vahim...yoksul gecekonduda sadece zeytin ekmek ile beslenmeye çalışan insanımız diğer yanda çöpe giden milyon dolarlar. hani sosyal adalet. askere, savaşa göndermede o yoksul aklınıza gelir ama aç kaldığında aklınıza bir türlü gelmez....
  • bu rakama nasıl ulaştılar bilmiyorum ama o serpme kahvaltı denilen saçmalığı her gördüğümde şu artan peynirleri, reçelleri, balları dökmüyorlardır umarım diye umut ediyorum.
    ben çoğunun israf edilmediğini ve tekrar kullanıldığını düşünüyorum zaten.
    eğer hepsi çöpe dökülseydi şu kadar olurdu giib bir veri bu galiba.
  • ben sırf israf olmasın diye dibine kadar sıyırıyorum.
  • hiç dayak yememiş birinin yaptığı hesap.

    toplama kampları oluşturulmalı, millet buralarda hesap kitap eğitimlerinden tekrar geçirilmeli. döve döve öğretilmeli. başarısız olanlar gaz odalarında, kurşuna dizilerek, asılarak ve yahud yakılarak yok edilmeli. böylece biraz rafinasyon sağlanabilir.
  • sanırım şile’de geçerli olmayan israf.
    zira kahvaltı artıklarını arka taraftaki kümeste bulunan tavuklara döküp sonra “organik gezen tavuk yumurtası” diye satan birçok mekan görmüşlüğüm var..
  • serpmenin atası adeta babası davutoğlu kahvaltısı dır.
    israfı sizden öğrenecek değiliz dercesine hunharca bir masa hazırlanmış, 'napıyosunuz olm bu nası masa' gibi bir hassasiyet gösterilmeden masalara oturulmuştur zamanında.

    türk kahvaltısı tabi zenginliğiyle bilinir, bir kaç kez serpme kahvaltı sipariş etmedim değil, evet ettim. fakat ürünlerin %70'inin yenmediğini farkettikten sonra serpme olayını bıraktım. yıllardır tercih etmiyorum. istanbul'da sütiş ve nezih denilen mekanlar serpme şimarıklığının doruk noktalarıdır. buraların müdavimleri de okumuş, 'eğitimli', belli bir zenginliğe ulaşmış, profesyonel ve yönetici kesimidir ağırlıkla. ee onlar olayı anlayamıyor, ne bok yediklerini idrak edemiyorlarsa, fakir fukaranın hakkını düşünmüyorlarsa eğitim ve şuur'un farklı şeyler olduğu ortaya çıkar. sonuç itibariyle vahim bir durumdur.
  • serpme yerine sperm okumak ve bir anlık gafletle "hakikaten israf, öyle kahvaltı mı olur" diye düşünmek...
25 entry daha