şükela:  tümü | bugün
  • kim ne derse desin... türkiyenin en iyi kadin sesi...

    edit: evet kim ne derse desin... zamanın ötesiymiş...
    evet... zamanın ötesinde de en iyi kadın sesi...
  • ülkenin durumu yüzünden şikago'ya "taşınmış" sanatçıymış. bi süredir demir'le orada yaşıyorlarmış..
    http://www.hurriyet.com.tr/…azin/haber/25996982.asp

    sertab'cım sen ülker konserleri verirken, gezi zamanı rte'nin toplantısına sessiz sedasız tek kelime etmeden çanta gibi girip çıkarken, abin "ben akp'yi beğeniyorum, devam" türü laflar ederken hep bunu zaten düşünüyordun değil mi? itiraf et...

    sen "nasılsa kötü bişey olsa yurtdışında aynı konforlu hayatımı sürdürecek param var" diyip her yapılana kuş gibi susarken, senin gibi tuzu kuruların suskunluğunun cezasını biz çekecektik nasılsa... kalanlar yani.

    burada nasıl yaşayacağına kadar karışılanlar, kaç çocuk yapacağına ve nerede ne içeceğine karar verilenler, hakaret işitmekten, ayrıştırılmaktan yorulmuş ve buna ses çıkarabilenler, bizler haklarımızı savunmaya çalışırken sen "tuzu kuruluğunun" rahatlığındaydın. sana dokun-a-mayacaktı nasılsa bu yılan, çünkü kaçabilecektin. sen kaçtıktan sonra da "kime dokunursa dokunsun"du zaten.

    daha açık ve samimi konuşayım mı;
    bok ye sertab.
    bunca yıldır şarkılarını dinlemiş, albümlerini almış genç insanların sevgisinin tek zerresini bile hak etmiyorsun. cehennemin dibine.
  • somali'de emine erdoğan'ı eğlendirmek için göbek atarken göbek attıkları tarafından orospulukla suçlanacağını bilmeliydi.
  • uluslararası bi başarısı olup da dopingli çıkmayan tek türk.
  • christina aguilera gibi bacak açmamıştır doğru, çünkü mariah carey gibi meme açmaya odaklanmıştır. çok daha asil bir yol, hele rengarenk şarkısının ne kadar felsefi ve derin olduğu düşünülürse...
  • hayatında nesrin sipahi, yıldız ibrahimova dinlememiş insanların türkiye'nin en güçlü kadın vokali zannedebileceği kişidir. "tartışmasız"mış bir de? birader, sen kimsin de tartıştırmıyorsun insanları?

    sesi güzeldir, okuyuşu iyidir, ama abartmayalım. zaten lal sonrası, sesini dahi kullanmaya tenezzül ettiği şarkılar yapmamıştır sertab erener. "uzanmışım kumsala" tadından öteye geçememiş, vasatın altına inmiştir.

    politik duruşu ise kendisinden ittikçe itiyor beni. "müzikal kirlilikten kaçıyor"muş hanımefendi.

    tanım: önceki hali farklı bir insandı, şimdiki farklı, sadece isim benzerliği var aralarında.
  • televizyonda "öyle de olabilirr dee, böyle de olabiliirr dee" şarkısının klibi vardı, ablam aniden dedi ki "ya bir insan bu kadar güzel bir sesi dinletmemeyi nasıl başarır yaa? dinleyemiyorum resmen kadını." hakikaten sertab erener'i en iyi anlatan söz bu.

    bir iki yıl önce ünlülerin evlerine konuk olan, daha sabah temizlikçi teyzelerin temizlediği evleri gezen programlardan birinde, bu sertab erenerle demir demirkan'ın evini çekmişlerdi. villa tarzı bir ev, bir bahçe, bahçenin ortasında siyah beyaz çakıl taşlarından yapılmış bir yin yang işareti, devasa. zaten yin yangı nerde görsen güzel bir deparla kaçacaksın... o kadar belirleyici bir iticilik işareti. ama sertab demir çifti bu iticiliğin içini doldurmayı, hakkını vermeyi bilmişler. evin her yerinden 'çok para dökülmüş sadelik' ucubeliğinin dekoratif zırvalıkları yansıyor. efenim bu gördüğünüz garip nesne çinden bilmemnerden getirdiğimiz, el yapımı bir bilmemne. şöyle böyle olduğuna inanıyor çinliler, biz de farklılığını anlatmazsa ölecek hastalığının pençesinde olduğumuz için eve doldurup her misafir sorsun diye kurdeşen dolu dakikalar geçiriyoruz. bu şekilde konuşuyor sertab.

    sonra evin en sevdiği bölümüne geçiyoruz ki en sevilen bölüm boydan boya, tavandan yere inen (şimdilerde zen diye pazarlanan) pencerelerden, yerde çinlilerin çay içtiği şu tuhaf sehpaya kadar bir otantizm, bir yoga-meditasyon-tütsü esansı verilmiş, ganj suyuna batırılmış bir salon. sertab erener çin çayı demliyor, sehpaya sunucuyla karşılıklı bağdaş kuruyorlar, ve bir seremoni şeklinde kasemsi şeylerden çay içiyorlar. o an sertab erenerin bu zırvalıkları gösterebilmek için para bile vermiş olabileceğini düşünüyorum kanala.

    o andan itibaren de sertab erener dinlenemez derecede sahte bir kadın benim için. her söylediği şarkıda arkadan o sahteliği seçiyor kulaklarım. yazık o sese.
  • okulda müsamere olur kıçı kırık müdür ve yardımcıları ayrı bir yere oturur. önüne geçemezsin.
    camiye büyük biri gelir, namazını kılar. yanına gelemezsin.
    sahile ünlü biri gelir, yüzmeye başlar. yanında yüzemezsin.
    tiyatroya gidersin; en önde belediye başkanı vardır, oradan bilet alamazsın.
    konser olur, en önde kocaman boşluk olur ama protokol vardır. oradan izleyemezsin.

    sizin amacınız hizmet etmek dayılar, karıştırıyorsunuz bazen. allah veya imparator değilsiniz, firavun değilsiniz. 10 bin oy alıp, hizmet etmek üzere gelen kişilersiniz siz. sana kim sıradan vatandaştan daha önde ve onların önüne geçmesine izin vermeden konsere gitme hakkı veriyor?

    gerçi imam osurursa cemaat sıçar. en tepedekiler kendilerine saray yaparsa küçükler de ''audi mi çekeyim yanlarına, mercedes yetmiyor''dan buralara kadar uzanan küçük şovlar yapar.

    helal olsun sertab erener. müthiş bir hareket yapmış anlatıldığı gibiyse olay.
  • 13 haziran taksim dayanışması başbakan görüşmesi'ne katılacağı söylenip, yazılan reklam pazarlamacısı, hükümet taklacısı. kapıdan kovulsa, bacadan giren samimiyetsizlik abidesi. akp tarafından mahsun kırmızıgül ile birlikte görevlendirilmiş orta bulucu.
    necati şaşmaz, kendisinden bin kat daha samimidir.
  • kendisi hakkında fatih özgüven çok güzel yazmıştı "ne sarah vaughan ne de sertab erener " asla aşık olduklarına inandıramıyorlar
    bazen düşünüyorum da düdüklü tencerenin sesi sertabın sesinden daha içli gelebiliyor