şükela:  tümü | bugün soru sor
  • yaklaşık 3 saat süren sanat eseri.
    başından sonuna kadar her şarkı her kurgu çok iyi. devamlı yükselen enerjik bir tempo var.
    yaşım itibariyle girişinden itibaren beni çocukluğumdan alıp büyüttü bugünlere getirdi resmen.
    sahnede şarkılarla birlikte bir kurgu bir hikaye akarken bir yandan beyninizden kendi hatıralarınızda yaşıyorsunuz. aynı şarkılar aynı sırayla bir konser ortamında aynı hissi asla yaşatamaz,bu inanılmaz.
    sertab'ı bu kadar sevdiğimi bilmiyordum. sevgimi ve saygımı katladı.
    eurovision birinciliği siyasi konuşmaları şimdi daha anlamsızlaştı çünkü böyle sesi ve performansı olan birinin kazanamaması imkanız.
    yerde yuvarlanırken şarkı söyleyip sesinde en ufak bir kayma olmamasını ağzım açık izledim.
    bu bir saygı entrysidir.

    bu sanat eserinin başlığının hala açılmamış olması da ayrı bir ilginçlik.
  • mutlaka cd ve dvd albümü çıkarılması gereken gösteridir. danslar ve atmosfer çok güzeldi, bununla birlikte beni en çok çeken sertab parçalarının biraz daha rock tarzında yorumlanmış olması oldu. tamamen rock cover gibi değil, ama daha çok rock sound’u vardı ve daha enerjik yorumlamalar vardı.

    danslara çok emek verildiği, ekibin de mükemmel bir uyum yakaladığı belliydi. 3 saate yakın bir süre boyımca büyük bir keyifle izledik.

    —- spoiler mı bilemediğim not—-

    kafamda bir de soru işareti oluştu: gösteriye müzikal adı verilmiş. ama gösterinin birbiri ile bağlantısı olmayan parodiler içeren bir kurgusu var. yani devamlılık içeren bir kurgusu, giriş gelişme sonucu olan bir hikayesi yok.

    yine müzisyenlerin hayatını anlatan müzikallerde, parçalar yeniden düzenlenir, hikayeye ve tiyatro yapısına adapte edilir. hatta bir çok müzikalde esinlenmeler, hatta varyasyonlar vardı. burada parçalar rock soundu ile yeniden çalınmış. (belki iyi olmuş, türk izleyicisi bu tür girişimleri genelde yadırgar.)

    müzikalde dansçılar da, müzikal boyunca belli bir rolü oynarlar. burada her parodide yeni bir rol oynadılar.

    bu çerçevede esere müzikal değil de gösteri, show falan dense daha iyi olurdu diye düşünüyorum. tabii bu durum eserin muhteşem olduğu gerçeğini ortadan kaldırmıyor.
  • beklentimin çok üzerinde, her şarkının film kareleri gibi akıp gittiği şahane bir performanstı. sertab erener'in azmine ve hırsına hayran kaldım.
  • hayranlıkla izlediğim, hem bugünün insanına hitap edebilip hem de belli bir çizginin üzerine çıkabilmiş olan, popülerlik adına müziğinden hiç ödün vermeyen, yaptığı zorlu danslara rağmen, aynı anda sesi titremeden, kaymadan aynı performansı konser sonuna kadar devam ettiren sertab erener’in çok çalışıldığı belli olan, bir konserin çok ötesinde, harika müzik ve dans şöleni.
  • normal bir konser her zaman tercihimdir, ama bu da tamam. aniden “ben bu sene açıkhava’ya daha adımımı atmadım, yaz bitiyor” hezeyanımla kendimi bu gösteriye attım ve niye eskisi kadar hevesli olmadığımı sağolsun insanlarımız bana yine hatırlattılar.

    bu belki dünyada genel bir durumdur şu an, ama ben bugünkü durum üzerinden bizi genelleyeceğim. biz artık konser izlemiyoruz, story çekiyoruz. kimin ne yapacağına karışacak değilim, ama bu durum konserden alınan keyfi herkes için azaltıyor. ben daha 30 yaşındayım ve nerede o eski konserler diyorum, bunu derken gazino döneminden bahsetmiyorum.

    eskiden sanatçı sahnede gözüktü mü alkıştan ortalık yıkılırdı, şimdi herkes telefonuna sarılıyor. her şarkı sonunda alkış yüksekten kopardı, şimdi o ses bir kere bile duyulmuyor. bu bence sahnedeki sanatçıyı da etkiliyordur. siz bilirsiniz ama, bence çektiğiniz storylerdeki videoların seslerini bile açmıyordur çoğu insan. böyle de genellerim.

    bu sosyal medya olayı -ben dahil- hepimiz için kötü bir yere gidiyor. paylaşmadığımız şeyi yaşamadık sayıyoruz kendimizi ve anı kaçırıyoruz. bu olay özelinde konuşursak, dünyada ufaktan örnekleri başladı; belki bunu harbiye’de yapmak çok iddialı olur, ama daha küçük salonlarda denenebilir. telefonların konsere girerken kullanmanızı engelleyecek kilitli poşetlere koyulması... gerçekten eski keyiflerimizi hatırlamamız lazım.

    70 yaşında gibi konuşsam da bu böyle.

    bir de siz bilirsiniz ama, şarkı introları sohbet etmeniz için çalmıyor. hani belki dinlemek istersiniz onları da.

    son olarak, seyirciyle ilgili tüm bu rahatsız edici durumlara bir miktar da sertab ve seyircinin kopukluğu yol açmış olabilir. tamam müzikal çok güzel de, arada bir seyirciyi muhatap almak da faydalı olurdu.

    açılış çok başarılıydı bu arada. sertab erener’i arada dinleyesim geliyor. daha uzun yıllar bu müzikale devam edecekmiş, arada normal konserler de isteriz.
  • sertab'ın türkiye'de konser vermenin tanımını yeniden yazdığı ve konser business'ında yepyeni bir boyutun kapısını açtığı muhteşem işidir. bunu izledikten sonra herhangi bir konserden zevk almak pek mümkün olmayacak. görsellik, hikaye örgüsü, her şarkıda seyirciyi başka bir duyguya sokabilmek büyük başarı. başka konserlerde en fazla şarkıya eşlik edersiniz, burada duyguyu yaşamak var.

    --- spoiler ---

    ayrıca, toplumumuzun bence en büyük problemine büyük bir özen veriyor: kız leyla şarkısı ile çocuklarımızın ve kadınlarımızın uğradığı şiddete, en temel haklarının ellerinden alınmasına isyanı başlatıyor. keşke diğer sanatçılarda da biraz toplumun bu tip yaralarına böyle elini taşın altına koyan bir hassasiyet görebilsek. keşke biz toplum olarak buna bir dur demenin yolunu bulabilsek.
    --- spoiler ---

    konserden eğlenceli birkaç saati tecrübe ederek ve bir de böyle birsürü keşkeler ve gözyaşları ile ayrıldım. çünkü 'anlatamam gördüklerimi o neşeli çocuğa'
  • ankara'ya gelmesi dört gözle beklenen müzikal. sertab abla sen kesin okuyosundur buraları, yap bi güzellik be, gözümüz yollarda kaldı.
  • 5 kere ağlattı 10 kere güldürdü 20 kere kıpır kıpır ettirdi... sonra yine ağlattı. sonra yine güldürdü...

    neyse bırakın bunları da gidin izleyin. sertab kendini bulmuş. tam olmuş.