şükela:  tümü | bugün
  • yeniçağ gazetesi köşe yazarı.
  • " ‘soğuk savaş’artığı bu dili, pörsümüş olsa da ’gözü çöplükte kalan’bu dili" tanıyan adam. ben de tanıyorum bu dili.
    mccarty'nin "sol" izdüşümlerinin bozulduğu adamdır.

    türkiye'de nedense süreçler hep ters işliyor. abd'de cumhuriyetçiler "komunist avı" yapar, türkiye'de komunistler "ülkücü avı" yapar, ama nedense buna itiraz edenler "tekfir" edilir, faşist sınıfına sokulur.

    servet avcı, faşist 12 eylül idaresinin ülkücüler aleyhine, solcular lehine yorumladığı bir infaz yasasının yirmi yıl sonra doğru yorumlanması ile mevcut yasalar çerçevesinde adaletin, ama daha ziyade "eşitlik ilkesi"nin yerini bulduğunu söyleme "cesaretini" bulanların dalağına girişen ertuğru günay ve uğur gürses gibilere "adaletin eşitliği" ilkesini hatırlatan adamdır.

    eğer bir adam sadece "ülkücü/faşist/komunist" olduğu gerekçesiyle kendisiyle aynı suçu işleyenlerden 60 yıl fazla ceza yatacak ve bunun adı "adalet" olacaksa ve sen ey komunist arkadaş, 12 eylül faşist cuntasının bu uygulamasını sırf ülkücülerden intikam almak adına savunacaksan ; servet avcı bunları senin gözüne sokan adamdır.

    nasıl mı yapmış:
    (bkz: http://www.yg.yenicaggazetesi.com.tr/…p?haber=23390)
  • "diyanet'in kürt başkanına açık mektup" yazan yazar.

    tarihi bir çağrı olmuş, okumakta fayda var.

    tam ayar vermiş, eline sağlık.
  • 26.08.2013 tarihli yazısıyla epey düşündürmüş yeniçağ yazarı. ellerinize sağlık diyorum.

    yazının tamamı burada var ama bazı yerlerine dikkat çekmek için ilgili kısımları kopyalayacağım.

    "19. yüzyıldan itibaren anadolu toprakları bir çok kavim ve topluluk için ‘yaraları sarma’ ve ‘hayata yeniden tutunma’ havzasına dönüştü... buna 20. yüzyıldaki dramatik küçülme eklenince, evlâd-ı fatihan ve onların kader ortağı müslümanların da istikameti bu topraklar oldu... [...] imparatorluğun ağır enkaz bedelini öderken çektiği çileye ve yeni devleti ayakta tutmak için harcadığı büyük enerjiye rağmen hiç gocunmadı... cumhuriyet dönemi de devam etti mazlumlara kol kanat germeye, kapıları kimsenin yüzüne kapamamaya... bu, iktidarlar ve partiler ötesi bir durumdu, millî karakterimizin gereğiydi... [...] dünyaya egemen bakışta ekonomik öncelikler artık kan, soy, din veya insanîlik gibi gerekçeleri sıfırlarken, türk milleti ve devleti, kuzey ırak’tan kaçan masum kürtlere başlarına kakmadan kucak açmış, dünyada pek tutulmayan bir özellik ortaya koymuştu aslında... kaderin garip cilvesine bakın ki, bu kez zorda olan kuzey suriye kürtleri... savaştan kaçan onbinlerce sivil ırak’taki bölgesel yönetimin kapısına dayanıyor... ama semelka sınır kapısı mültecilere kapalı... sınırı geçmek isteyenler peşmergeler tarafından sertlikle püskürtülüyor... muharip olmayan unsurlara da izin verilmiyor... ıraklı ‘soydaşlar’ı onların en zor gününde kapılara duvar örmüş durumda... bu bir ‘fark’tır elbette, insanlık âleminde türk’ü başka bir yere koyan büyük bir ‘fark’...

    [...]yeri gelmişken bir mahallî televizyonda izlediğim bir bölümü aktarmak istiyorum... yardım programıydı ve ekip trabzon’un maçka ilçesinde fakir bir dağ köyüne gitmişti... erken ölen babadan sonra ortada kalan bir ana ve üç küçük çocuk... tarifsiz fakirlik ve sefalet öylesine ezmiş ki aileyi, utanmaktan konuşamıyorlar bile... yardımsever aile çocukları belki de ilk defa görecekleri şehri gezmeye ve alış verişe götürdü... bir markete girdiler... her taraf ışıl ışıldı, etrafta göz alıcı ürünler, renkli renkli şekerlemeler, çikolatalar vardı... dört beş yaşlarındaki küçük çocuğa sordular “ne istersin, alalım?” diye... küçücük yaşta dünya sırtına binmiş o küçük çocuk “çikolata, bisküvi, şeker” diyemedi... başı öne eğik vaziyette, utana sıkıla, kısık bir sesle “buzağının kepeği bitti, ona kepek alalım” diyebildi... [...] kendinden saydıkların kapıları yüzüne kapatır da, düşerken bile tarih yazan ‘vefalı türk’e muhtaç kalırsın... bu coğrafyanın kaçınılmaz bir akıbetidir bu... tarih bu gerçeği bilmeyen veya umursamayan kavimlerin helâkını yazar sürekli...

    unutma!.. sonra bir türk kalır ve bir de türk’ün dostları..."
  • can alıcı konuları kendine has ironik yazı tarzıyla ele alan, kalemi sağlam bir köşe yazarı!
  • bugün yeniçağ gazetesinde yayımlanan yazısı ağır hiciv içermektedir:

    buyrun
  • yeniçağ gazetesi'nde güzel ve okunmaya değer/okunması gereken yazılar kaleme alan milliyetçi köşe yazarı.

    bir örneği için bkz: #60539782.
  • fetöden gözaltına alındığı yönünde sosyal medyada haberler dolaşan milliyetçi/ülkücü köşe yazarı.

    yani, iş servet avcı'ya kadar geldiyse, fetö temizlik sürecinin b.ku çıkmış demektir.
  • akp içindeki kriptolar ve emniyetteki uzantıları tarafından fetö soruşturmasını sulandırmak amacıyla göz altına alınmış iyi bir entelektüeldir.
    yeniçağ gazetesinde yazmaktadır. yeniçağ'ın yayın çizgisini bilenler bu göz altındaki garabeti daha iyi tahlil edecektir.
    servet avcı, cemaat-akp ortaklığına ve politikalarına en sert şekilde muhalefet eden, çözüm sürecinin türkiye'yi getirebileceği uçurumu seneler önce söyleyen bir adamdır. devlet bahçeli muhalifi olup, meral akşener'e destek vermiştir. ama meral akşener'i her zaman fetöye karşı uyarmış bir adamdır.
    hemen serbest bırakılması gerekmektedir. umarım akp kendine yapılan bu sulandırma darbesinin farkına varır.
  • fetö soruşturması kapsamında ülkücü camiadan birkaç isimle birlikte gözaltına alınmış.

    http://www.yenicaggazetesi.com.tr/…alti-145736h.htm

    ya birileri son dönemde oluşan toplumsal birliği bozmaya çalışıyor ya da meral aşener etrafındaki halka budanacak.

    ıkisi de vatana faydalı işler değil.