şükela:  tümü | bugün
  • sabahlari ise gitmek, aksamlari isten eve donmek icin binilen, genellikle beyaz peugeot bir minibus olan arac.
    oh oh ne gusel servisim oldu yolda kitap falan okurum mis gibi diyip, sabah bindigim anda malak gibi uyuduğum sey.
  • "hizmet" anlamında da kullanılan bir kelimedir. hakkı yenmes.
  • tenis ve masa tenisinde oyunu baslatan vurus.
  • linux makinelerdeki bazi durumlara diyolar
  • (bkz: iş servisi)
  • multipoint controller unit (mcu)'da tanimlanan cesitli bantgenisligi ve goruntu kalitesine gore belirlenen videokonferans modu
  • bu sabah servisle işe geliyordum.. henüz benden başka binen olmamıştı.. daha sonra özlem hanım bindi.. o yanımdan geçerken ben camdan dışarıyı seyrediyordum.. durdu.. "günaydın.. yanına oturabilir miyim?" dedi.. "günaydın.." şaşırmıştım.. "tabii.." oturdu.. "bana karşı neden soğuk davranıyorsun?" diye sordu.. "akşamları servis beklerken bir sürü şeyden bahsediyoruz, ama sabah kafanı çevirip bir 'günaydın' bile demiyorsun.. hoş akşamları da ben konuşmasam sen sanki orada yokmuşum gibi sessiz sessiz durursun eminim.." dedi.. "sana soğuk davranmamı gerektirecek özel bir neden yok.." dedim.. "ben herkese soğuk davranırım.." "ama senin yanındayken ve seninle konuşurken gerginliğimin her zamankinden fazla olması senin bu soğukluğu daha fazla hissetmene neden oluyor olabilir.." diye devam ettim.. "ne gerginliği?" diye sordu.."seninle konuştuğum zaman herkesin senin üzerinde yoğunlaşan dikkatini paylaşmak zorunda kalıyorum.. bu da benim en sevmediğim şey.. dikkat çekmek.. seninle konuşurken paltoyla hamama girmiş gibi hissediyorum.." dedim.. o da bana "bu şimdiye kadar duyduğum en edebi iltifat.." dedi.. bunun üzerine izin isteyerek kalktım ve şoförün yanına gittim.. şoför dikiz aynasından göz ucuyla tepesinde dikilmekte olan bana soru dolu bir yüz ifadesiyle baktı.. elimi ceketimin içine soktum.. "servisi kaçırdım ali abi.." dedim.. "silahlıyım.. doğru jamaika'ya gidiyoruz.." önceden planladığımdan bir kelime fazla kullanmıştım ve bu durum ali abi'ye toparlanma fırsatı vermişti.. "eğer servisi kaçırmış olsaydın şu anda burada olmazdın.. ay sonu olduğu için muhtemelen bir dolmuş ya da otobüste tıklım tıkış işe gidiyor olurdun.." dedi.. kendimi bütün olumsuzluklara hazırlamıştım ve bunu bekliyordum.. hiçbir şey söylemeden geri dönüp yerime oturdum.. özlem hanım arka koltuğa geçmişti.. uykusuzluktan kapanmak üzere olan gözlerini açık tutmaya çalışarak boş boş etrafı seyrediyordu.. onun serviste uyuduğunu hiç görmemiştim.. belki de saçlarının bozulmasından, uyurken horlamaktan, sayıklamaktan, salyalarının akmasından ya da gaz çıkarmaktan korkuyor olabilirdi.. artık ben de topluluk içinde uyumamaya karar verdim.. o sırada servis durdu ve bir sonraki yolcumuz sinan bey bindi.. yanımdan geçerken son anda paçasından sarkan kuyruğunun ucunu gördüm.. arkasından baktığımda yerine oturmuştu bile.. elimi ceketimin altına soktum.. koltuk altımdaki askısında duran barettamın soğukluğu biraz rahatlamamı sağladı.. uyumama kararımı erteleyerek başımı cama yasladım.. yan tarafta ilkokul çocuklarını taşıyan bir servis vardı.. en arka koltukta, köşede ben vardım.. uyuyordum..
  • voleybolda her sayıdan sonra topu oyuna sokmak için yapılan atış.
  • ipek kağıt tarafından üretilen bir peçete markasıdır.