şükela:  tümü | bugün
  • gök kubbede çınlama vaziyetine verilen genel ad.

    evrendeki hiç bir ses dalgası yok olmuyor ve sonsuza kadar gidiyor.

    (bkz: evrenin ortak hafizasi)
  • ses maddeler uzerınde iz bırakır tezının chıkısh noktası
  • havadaki gaz moleküllerinin titreşmesi olayının belirli frekanslarda olmasıyla duyulur olmasından dolayı bu titreşimlere verilen ad.
    (bkz: sok dalgasi)
  • soğuk havalarda daha iyi yayılır daha bi uzaklardan duyulabilir bu sesler...gündüz soundcheck yaparsınız mis gibidir gece ise bade olmuştur sisteminiz...yani illa derbi maçlarındaki gol sesini evinizden duyabileceksiniz diye bi kaide yok.çok soğuk bi hava final maçı varmış tınısı yaratabilir kulaklarınızda...
  • insan gibi bir aciz varlığa defalarca tecavüz edebilme yetkisine sahip bir dalgadır, dalgametredir. tecavüz kaçınılmaz ve zevk almak olanaksızsa van gogh'a selam edilebilir. (bkz: bana defalarca sahip oldu)
  • microsoft (r) windows (r)'da wave file'ın türkçe'ye çevrilmiş hali. wav dosyaları da dal dosyası olarak çevrilebilir pek tabi.
  • havanin icinde yayilarak ilerleyen uc boyutlu dalgalar; canlilarin buyuk cogunlugu bu dalgalari belli frekanslarda algilayip gonderebilecek sekilde evrilmistir.
  • ses dalgalarının havadaki hızı saniyede yaklaşık 340 metredir,su içindeki hızı ise yaklaşık 1500 metredir a dostlar.ha birde;ses dalgaları boyuna dalgalardır,enine değil.
  • şimdi elimdeki metal parayı masaya vurduğumda masanın ahşap yüzeyindeki moleküler bağlar (ve paranın temas eden kısmında da) şekil değiştiriyor ve bir süre titriyor, titreşim hasıl oluyor. titreşim ortamda hiç hava olmasa idi, yani havası vakumlanmış bir odada da meydana gelirdi. ancak sadece elimizi masaya koyduysak o da çok hassassa hissederdik bu darbeyi. masa ve parada oluşan bu titreşimleri arada fiziki temas yoksa hissedemezdik. işte hava, bir yerde meydana gelen yüksek frekanslı titreşimleri harketlenmeleri, titreşen bölgede basıncı değiştiği için kendisi de titreyerek ve hemen yanındaki bölgeye aktararak yatay atımlı boyuna dalgalar şeklinde iletiyor, bu titremenin saniyede gerçekşeşme adedi sesin frekansı, iki titreşim arasında sesin ilerlerdiği mesafe de dalgaboyu oluyor. bunlar genelde sayıca yüksek zamansal ve mesafe olarak da mikro boyutlarda. yani saniyede 1000 defa titreyen bir ses kaynağından yayılan ses dalgasının dalga boyu 30 cm civarında.

    bir nesne bir saniyede ne kadar az titreşiyorsa, titreşimin fiziki gücü ne kadar yüksek olursa olsun, duyulmuyor, saniyede 32 defadan daha az titreme yapıyorsa nesne duyamıyoruz, kulağımıza en net ve bazen keskin gelen zil vs. sesi ise üst sınırları oluşturuyor ve saniyede 32.000 titreşim demek (32 khz)

    mesela http://en.wikipedia.org/wiki/audio_frequency linkindeki düşük frekanslı seslerden 130 hertzlik c3 ü tıklayıp çalıyorum, bilgisayar ve yani ses kartı bunu 2+1 sestiminin ilgili frekansını çalsın diye ayarlanmış yerdeki subwoofer'ına gönderiyor, bu saniyede 130 titeşimi ayaklarımda da fiziki olarak hissediyorum. diğer sesler ise 2 adet küçük hoparlöre daha tiz olarak veriliyor.
    edit: insan kulağının duyabileceği en düşük frekans saniyede 20, en yüksek ise 20.000 titreşim olarak verilmiş, düzeltme geldi. yani 20 hz ile 20 khz arası.

    şimdi baktım, subwoofer zaten 20-200 hz lik sesleri çalmak için şaapılmış bir aletmiş. bilgisayarınız çaldığınız parçanın ses kanalları içinde çok düşük frekanslılarını subwoofer'a gönderiyor yani, tahminim doğru çıktı. internet ve bilgisayar aparlösü ile amatör akustik keşfiyatımız bu günlük bu kadar.
  • alyanstan, kolyeye- kolye ucuna, bilezikten bilekliğe, broştan anahtarlığa kadar çeşitli aksesuarlara konu edilmiş.

    parmak izi gibi eşsiz olduğu düşünülürse çok hoş bir hediye alternatifi olmuş bence.