şükela:  tümü | bugün
  • insanın tüm acılarını çaresizliğinden içine basıp, duyulmayan haykırışları duyulur belki ümidiyle döktüğü dertleridir.

    anlatırsınız da bitmez, yazarsınız da yetmez. cansız kelimeler ne kadar anlatabilir ki ona olan aşk gibi, özlem gibi, kokunu yastıklarda, yüzünü anılarda aramak gibi canlı şeyleri?

    nasıl ulaşır güvenilmeyen bir aşk bir kalbe? nasıl tarif edilir inanmak istenilmeyen pişmanlıklar? nasıl hissettirilir kapalı kapılar ardından tüm bunlar?

    keşke inanmak istenildiği gibi olsa her şey. tüm bu sessizlikler, bastırılan hüzünler, kurulan hayaller, ertelenen yarınlar koca bir yalan olsa da hepimiz rahata ersek. keşke can yakmasa dönüp gitmek bu kadar da, sırf istedin diye çekip gidilebilse.

    ama öyle değil.

    şimdi sadece ağzımı açıp avazım çıktığı kadar bağırmak istiyorum. aşığım, aşığınım demek istiyorum. seninle bir hayat istiyorum diye haykırmak istiyorum. yine gözlerine bakıp seni seviyorum demek istiyorum. bağıra çağıra anlatmak istiyorum dünü, bugünü. haykırmak istiyorum tüm karşı çıkışlarına rağmen pişmanlığı, akıllanmışlığı, kalpte koca bir hevesle seni bekliyor olmayı. daha da gür bir sesle duyurmak istiyorum içimde olup biten her şeyi.

    ama elimde sadece koca bir sessizlik var.

    kapatma kapıları, camı, pencereyi. bırak duysun herkes, senle beraber tüm bunları.

    aç kulağını, bir dinle.