şükela:  tümü | bugün
  • sevdalinka hakkinda "bu seferki hüzünlü olacak" demişti ayşe kulin, kitap fuarinda yeni kitabini sorduğumuzda...
  • boşnakçada sevda şarkıları demek.
  • bo$nakca "sevda turkusu" demek. cogul degil, tekildir.
  • ayse kulin 'in yugoslavya dagildiktan sonraki dönemde bosna'da yasanan insanlik ayiplarini, katliamlari anlattigi gözler yasarmadan, tüyler diken diken olmadan okunamayan kitabi.
  • aynı zamanda boşnakların geleneksel müzikleri için kullandıkları tabir. orta ya da yavaş tempolu, melankolik bir tarzı vardır. genelde tek bir erkek vokale, akordiyon, flüt, klarnet bazen de saz eşlik eder. önemli temsilcileri himzo polovina, safet isovic, necad salkovic, zaim imamovic, hanka paldum'dur.
  • yer yer kopukluk, yer yer konu dağınıklığı, yer yer de orada yaşananların dünyada umursanmamazlığını gözüne gözüne sokmaya çalışıp hırslanarak yazılmış bir kitap olmasına rağmen son derece etkileyici, insanı içine çekici, sonları ne olacaktan çok nasıl devam edecek bu hikaye diye insanı sürükleyen, iki arada bir derede insanları, iki arada bir derede milletleri pek bir güzel anlatan, insana saraybosna'yı, hırvatistan'ı, slovenya'yı, sırbistan'ı, topyekün balkanları gezip görmeye iti itiveren sevda türküsü.

    bir de savaşın vahşetini, acımasızlığını ve anlamsızlığını birmilyonuncu kere hatırlatıyor insana.
  • sevdalinka en dar anlamda bir aşk şarkısıdır. ismini veren sevda sözcüğü ile anlatılan sevgi, aşk, tutku, özlem içeren halk şarkılarıdır. boşnak halk sanatı ve sözel edebiyatının en önemli değerleri arasında yer alır. islam dinini kabul edip oryantal yaşam biçimini benimseyen boşnak balkının yeni bir kültür zenginliği olarak ortaya çıkmıştır.

    osmanlı'ya özgü; avlusu, çardaklı bahçesi, aşık penceresi, kapıcığı vs. olan evlerden oluşan mahallelerin ve kent birimlerinin ortaya çıkması, sevdalinka'nın konusunu ve fonunu oluşturmaya başlar. bu dönemin, osmanlı'nın bosna'ya gelişinden yaklaşık 50 yıl sonra, yani 16. yy. başlarında ortaya çıkmaya başladığı varsayılır. bosna'nın sosyal-kültürel yaşamında bosna'nın avusturya-macaristan imparatorluğu'na ilhakına kadar yani 1878 yılma kadar, önemli bir değişiklik olmadı. bu yüzden 16. yy. basından 19. yy. sonlarına kadar olan dönem sevdalinka'nın altın dönemi olarak kabul edilir. batı kültürünün bosna'nın yaşamına girmeye başlamasıyla sevdalinka'nın alt yapısını oluşturan yaşam biçimi değişmeye başlar. bunun sonucu sevdalinka yok olmasa da ona hayat veren damarlar kurumaya başlar. sanayi devrimi, iletişim devrimi, hızlı ve stresli yaşam bu güzel şarkıların gerçek tadına varılmasına pek imkan vermez.

    her sevdalinka'nın bir ilk söz yazarı vardır. fakat o genellikle zaman içinde unutulmuştur. şarkı ağızdan ağıza, toplantıdan toplantıya, handan hana, şehirden şehre taşınır. sevda şarkıları bu şekilde "halk zımparasından" geçerek, her geçen gün güzelleşerek bugün bildiğimiz şekle dönüşüp bize ulaşmıştır.

    sevdalinka, yüzlerce yıllık süreç içinde kentli halkın çeşitli gruplarında ortaya çıktı ve söylendi; genç kızlarla-erkeklerin gizli buluşmalarında, horonda, düğünlerde, geleneksel akşam toplantılarında, aile toplantılarında, avluda, bahçede, çardakta, piknikte, yolda, akşam alemlerinde, handa, mahallede, hamamda, çayırda, avlanırken, esarette, askeri seferlerde kısacası yaşamın tüm alanlarında yaratılır ve söylenirdi.

    yüzlerce yıllık süreç içinde binlerce sevda sarkısı (sevdalinka) üretildi, bir dönem söylendi ve yaşamlarım noktaladılar. ancak halk tarafından benimsenenler yani inciler (biseri) günümüze kadar geldi. sevdalinka'ları seslendiren sanatçıların da birtakım özelliklere sahip olması gerekir. güzel ve kaliteli bir sesin yanında iyi bir
    müzik eğitimi almış, bu şarkıları hissedecek bir ruh yapısına, sevdalinka'nın sahip olduğu metaforik ve sembolik anlamları anlayacak bir zekaya sahip olmaları gerekir. bir çok ses sanatçısı sevdalinka söylerdi veya söylemeye devam ediyor. ancak çok azı bu özelliklere sahiptir. bu yüzden halkın gönlünde ancak yukarıdaki özelliklere sahip sanatçılar taht kurdu.

    sanatçılar için sevda şarkılarını söylemek kolay bir iş değildir. sevdalinka yüksek sesi ile sanatçının sesini ve seslendirmedeki hataları bastıran akordeon eşliğinde söylenmeye başlanmadan önce, saz eşliğinde veya yalın sesle seslendirildi. saz eşliğinde söylendiği dönemde ses ve saz sanatçıları şarkıyı aynı ruh ile yaşadıkları, hissettikleri için dinleyiciye olağanüstü bir keyif yaşatırlardı. saz, sözü hafif geriden izler, ses sanatçısındaki en küçük eksiklik hemen fark edilirdi. bu yüzden tanınmış sanatçılardan çok azı saz eşliğinde söylemeyi göze alırdı. bugün bosna-sancak'ta gerek akordeon gerekse saz eşliğinde sevdalinka'ları şarkıların ruhuna uygun seslendiren sanatçı iki elin parmak sayısından azdır.
  • örnekleri http://www.sevdalinke.com/muzika.php adresinden dinlenebilecek şarkılardır.
  • ayşe kulin in en sıkıcı ve kopuk romanı.
  • su an entryleri okuyup sok oldum sahsen... bu kadar insanin bunaldigi, kopuk buldugu kitabi ben yerlere goklere sigdiramiyorum. okudugum kitaplardan hep ayri tutuyorum. o kadar baska bi kitap ki!! insanin elinin kolunun bagli olmasini, caresizligini bu kadar guzel anlatabilir bir kitap bence. okurken orada yasananlara yapabilecegin tek sey aglamakti ki hakkini cok iyi verdigimi dusunuyorum. bence bu kadar acimasiz olmamak lazim geliyor efenim