şükela:  tümü | bugün
  • daha dream job unu belirlemesine firsat verilmeden, hatta hayati boyunca hic "buyuyunce ne olmak isterdin?" sorusuyla sorgulanmadan -ismi- meshur kendisi -mechul- bolumlerden birine atilir bu tipler..
    kimisi mezun olur ve mechul bir ise gecis yapar bir nevi mutlu olur,
    kimisi mezun olur hayati boyunca koyun gibi yasar, kimiside yari yolda birakir ozunu sorgulayaraktan...
  • sevdiği işi bile yapamayan, beceremeyen insanlara: "başarısız", "beceriksiz", "tıynetsiz" diyebiliriz kimi kimi...
  • ah turkcemizin flaw larindanmi yoksa hornimizin anlatimindaki flawlardanmidir bu...
    gosterildikten sonra gorebildim
  • sevmedigi bir hayata mahkum olurlar.sevdigi insanla beraber olamayan, sevdiginden ayri kalan, sagligi yerinde olmayanla bile kiyaslanamaz bir acidir, izdiratir sevdigi isi yapamadan yasamak, hangi isi sevdigini bilmeden sirf yasamak icin emek sarfetmek.

    insan emegiyle var, yaptiklariyla var, yaptigina emegine saygisi sevgisi olmayan insan insanligindan uzaktadir.(of ilkokul kompozisyonu yazdim bir aksam saati)
  • herkes sevdigi isi yapsaydi mba diye bisey olmazdi, bunu bilir bunu soylerim eheh
    sevdigi is -daha fazla para kazandiran is- olan insanlar var ama bu alemde
  • büyük ihtimalle her zaman belirsiz bir eksiklik duygusu ile yaşayıp gidecek olanlardır.
  • ülkemin en azından %95i
  • hayatta birine verilmis en buyuk cezadir sevdigi isi yapamamak.
    uzuldugum insanlardir.
  • sevdikleri isin tadina hic bakmamalari gereken insanlardir..

    boylelikle sevdikleri isi yapmanin nasil bir his oldugunu asla bilmeyecekler, sevmedikleri bir isi yapmak zorunda kaldiklari zaman her gun kendilerine "ben kimim?" diye sormayacaklardir..
  • üstüne bir de sevmediği işi yapıyorsa fahişeden çok da farkı yoktur.

    fuhuşla iştigal eden bayanlar belli bir ücret karşılığında bedenlerini kiraya verirler.
    sevmediği bir işle iştigal eden mesai insanları ise belli bir ücret karşılığında hayatlarının büyük bir kısmını (en standardından (8saat/gün)x5x4x12x30) satarlar.
    bu ızdıraptan kurtulmak için de ya emekli, ya da gözü kara olmaları gerekir.