şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: ütopya)
  • az insanin sahip oldugu, luksun gercek tanimidir.
  • "ütopyalar güzeldir" sözünü içeren ferhan şensoy şarkısını söyleyesim gelir bu fikri her duyduğumda.

    ömrünün erken zamanında meslek seçmek durumunda kalıp, aynı güzergahta yıllarca devam etmek zorunda kalmış yığınla insan için gıpta edilecek bir durumdur ayrıca. sevdiğin iş, yer ve zaman ayırd etmeden ömrüne yayabileceğin, üstüne para kazanabileceğin ve mutluluğa eşdeğer sayabileceğin kutsal meşgaledir çünkü.

    sevmediğin işten arta kalan zamanları bir şekilde doldurmaya çalışmak, sosyal faaliyetlere yelken açmak kısır bir döngüye yol açar zamanla; bunlar da rutin işler arasına girip, oflanıp puflanılacak durumlara dönüşürler. oysa kendini vakfettiğin iş ömrüne sığmayacak gibidir, hızla ve şevkle enerjini sarfeder, bundan anlaşılmaz bir haz duyarsın.

    ütopyalar güzeldir, keşke herkes ulaşabilse...
  • hayalini dahi kuramadığım birşey şu aralar..
    başlığı düşündüm.. ampul abi buraya yönlendirdi.. yönlendirirken "ütopya" dedim içimden..
    başlık bir açıldı.. cart: ilk entryde ütopya bakınızı.. (#6206848)

    demekki o kadar uzak geliyor herkese..
  • yakında hayalini bile kurmak suç olabilir .
  • dünyanın belki de en büyük kötülüğü. para kazanmak gibi bir girdabın içine girildiğinde, ne yazık ki sevilen iş artık bir mecburiyete dönüşüyor. o saatten sonra her şey maddi zincirin bir halkası olduğu için de, insanın kendini yenileyeceği, kendini üreteceği veya kendini bulacağı saatlerde, insan artık bomboş bir kovaya dönüşmüş olarak buluyor kendini. ben biraz önce para kazanmak için yaptığım bu "şey"den şimdi nasıl zevk alayım? ona bir zorunluluk atfettiğim bu eyleme, bu dakikadan itibaren nasıl kurtarıcı gözüyle bakayım?

    bu bir sarmal. bu, berbat bir sarmal. insan sevdiği şeyi parayla kirletmemeli. onun oyununa getirmemeli. insan nefret ettiği şeyden para kazanmalı ki, kaçtığında, yola düştüğünde, evinde sakince uzandığında, en sevdiği şeyi tertemiz olarak yanında bulabilsin. onu sadece kendine saklayabilsin. en önemli adım da bu. insan, yapmaktan zevk aldığı şeyi kendisine ve sadece kendisine saklamalı. onu bir dönüşüm aracı hâline getirmemeli. bu girdaba sokmamalı. kaçtığı kurdun ağzına koymamalı. yoksa tüm hayatı, suyun bir yanından dolduğu diğer yanından aynı hızla boşaldığı aptal bir kovaya dönüyor.

    para kazanmak için yapılan her şey insanı tüketiyor. buna layık olan neyse, bunu yapmalı. layık olmayan tüm güzellikleri, kendine ve ruhuna saklamalı. temiz kalmanın en kısa ve en acı yolu.
  • nerde okudugumu su an hatirlamiyorum ama soyle bir soz vardi konuyla direkt alakali;

    - bir gun sevdigim bir ise basladim, o gunden beri calismiyorum. *
  • bazı masözlerin sahip olduğu mutluluk.

    bundan yıllar önce, istanbul'da "sevgi masaj salonu"na giderdim. şişli'de, profilo iş merkezi'ne giderken, sol taraftaki
    ilk sokakta.

    burada "didem" isminde bir hatun vardı. orta boylu, güzel mi güzel bir karı. süperdi. işte o işini "severek" yapardı.
    müşterisi de "özel" olurdu. herkesi kabul etmezdi. didem'in seansından çıkıp da mutlu olmayanı bilmem.

    bu hatun; sevdiği işi yaparak para kazanırdı.

    şimdi, oradan ayrılmış başka bir yerde sevdiği işi yapmaya devam ediyor :)