şükela:  tümü | bugün
  • kimsenin başına gelmesini istemediğim ama maalesef hayatın kaçınılmaz bir parçası. düşüncesi bile insanı derin üzüntülere sevk ederken, gerçeğine nasıl katılanılır...

    tanrıdan diledim dinlerken düşünülmemesi gerekir.
  • düşünmesi bile kötü düşünemiyorum bile, ölüm ü kimse sevdiklerine konduramaz ..
  • öyle kağıttan duvarlar.
    yırtıp atacaktık, yakacaktık, yeniden katlayacaktık dünyayı.
    oturun dedi şöyle ben en iyisi size rakı alayım gençler.
    esmer bir tortu hayat ve biz heyecan doluyuz, genciz, güçlü ve heyecanlıyız.
    o ise geri dönüyor gözümüzü diktiğimiz gelecekten.
    oturduk o güzel masasına ve içtik hayallerimizi
    sonra zaman, sonra boktan havasıyla başka şehirler.
    sonra hayat, sonra iğreti boşluğunda salınan binalar
    sonra mesafe, sonra bitmeyen hiç tükenmeyen ertelemeler.
    kendimizi boğduk, boşlukta salındık ve erteledik kağıttan duvarları yıkmayı.
    kağıttan duvarların arşa kadar uzanan bir cehennim kıyısı olduğunu öğrendik
    çıktık kendi içimizden; vazgeçtik.
    o rakı masası, hep orada durdu
    zamanın çivisine asılı bir halde bizi tuttu.
    şimdi bir sürü martı sessizce ege’ye uçuyor.
    “küçüklüğümüz” giderken geri kalan her şey yaşamaya hazırlanıyor.
    iki damla göz yaşının içerisine sığabilecek ne varsa süzüldü gözümden az önce.
  • bazen fiziken olmayabilir.
    ruhen de öldürebilirsin, fikren de.
  • (bkz: ayrılık)
  • hayat durur, geçmez zaman anlayamazsın adını duysan kalbin parçalanır ve eksik kalırsın. eksik geçmişin içinde hep yaradır küçülür küçülür ama asla iyileşmez her zaman kaşınır bir an aklından çıkmaz ama en kötüsü de sesini unutursun.
  • eğer ki dost olarak bildikleriniz elinizin parmaklarını geçmiyorsa ve bu kişi onlardan biriyse ölümün o kadar da uzak olmadığını anlarsınız.

    bir zamanlar gezdiğiniz, parklarda oturduğunuz, aşk acılarınızı paylaştığınız o arkadaşınız aranızdan gitmiştir. göz yaşlarıyla yasını tutarsınız sadece. beraber yaşadığınız güzel günleri hatırlarsınız. keşke dersiniz “onu kırmasaydım da dediğini yapsaydım” diye geçirirsiniz içinizden. ama artık gitmiştir o aranızdan. uzaklara ve onu bir daha göremeyeceğiniz yerlere.

    gittikten sonra anlarsınız ya kıymetini zaten. yoksa dersiniz kendinize her zaman “bugün olmazsa, yarın” diye. işte yarının olmadığını o zaman anlarsınız.

    onun da dediği gibi:

    “biliyorum gidenlerle ölünmüyor ama kalanlarla da yaşanmıyor”

    hoşçakal, kalbi temiz, kendi temiz insan. hoşçakal.